SIYASET

ASLA DEMOKRATİK SİYASETTEN AYRILMAYACAĞIZ

“O dönemde hükümet olayların yatışması için HDP’den yardım istedi. Sırrı Süreyya Önder 48 saat boyunca bakanlıkla görüşmeler yaptı. Olayların dinmesinin ardından hükümet partimize teşekkür etti..”

“İKTİDAR SİNİR UÇLARIMIZLA OYNAMAYA ÇALIŞIYOR.”

“Muhalefete sesleniyorum, gelin hakikati ortaya çıkaralım.”

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar:

” Kobani eylemleri soruşturması’ kapsamında HDP’li yöneticilerin gözaltına alınmasının, muhalefete verilmek istenen bir mesaj olduğunu söylemeliyim..

İktidarın sadece örgütsel yapılarımızı hedef almadığını, aynı zamanda milliyetçilik gibi duyguları körüklemeye çalıştığını, hassas dengelerle oynayarak ortak mücadeleyi engellemeye çalıştığını söylemeliyim..

İktidar sinir uçlarımızla oynuyor. HDP’nin asla demokratik siyasetten ayrılmayacağını ifade ediyorum..

6-8 Ekim’de yaşanan olayların aydınlatılması için çaba sarf ettik ancak bu çabalarımız hükümet tarafından engellendi.. 

6-8 Ekim 2015’te yaşanan Kobani eylemleri sırasında, dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın ‘Güvenlik güçleri içinde kontrol edemediğimiz kesimler var’ sözlerini hatırlatırım..

O dönemde hükümet olayların yatışması için HDP’den yardım istedi. Sırrı Süreyya Önder 48 saat boyunca bakanlıkla görüşmeler yaptı. Olayların dinmesinin ardından hükümet partimize teşekkür etti..

Yapılan gözaltılar… İktidar, ‘ben her şeyi yapma kudretine sahibim’ diyor. Sistem içi bütün kurumlara çok net bir ayar vermeye çalışıyor. Muhalefete ‘İstediğim her şeyi yapabilecek güçteyim. Hiçbir kural tanımam’ demek istiyor.”

“6-8 EKİM’İN HAKİKATİNİ ORTAYA ÇIKARMAK İÇİN ÇALIŞALIM.”

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar:

“Bu suçlamalar 7 Haziran seçiminden sonra 1 Kasım seçiminden gündeme getirildi. Seçim bitince gündemden düştü. Ardından gelen seçimlerde Cumhurbaşkanı yine neredeyse her mitingde partimizi suçladı. Sonra seçimler bitti yine bu mesele gündemden düştü. Ardından her sıkıştıklarından ellerinde bir araç olarak kullandılar..

Biz bugün de HDP olarak o dönem neler yaşandığının açığa çıkmasını istiyoruz ve samimi bir yüzleşmenin yapılması için çağrıda bulunuyoruz. Gelin bütün toplumsal muhalefet güçleri ve muhalefet partileri birlikte 6-8 Ekim’in hakikatini ortaya çıkarmak için çalışalım. Ortak bir komisyon kurabiliriz. İstersek güvendiğimiz kanaat önderlerinin başını çekeceği bir hakikat komisyonu kurabiliriz. Muhalefet olarak bunu ciddiye alın. Madem Türkiye’de demokrasiye ve toplumsal barışa bu kadar pervasızca saldıran iktidar 6-8 Ekim’i araçsallaştırıyor, bunu bahane ediyor. O zaman gelin muhalefet olarak bu aracı onun elinden biz alalım. Türkiye’de muhalefet toplumsal barışı ve demokrasiyi birlikte savunmalı ve bu konuda da öncülük yapmalı, biz hazırız.  ”

“DAVUTOĞLU’NA SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİM ”

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar:

“HDP’li yöneticilerin gözaltına alınmasının ardından muhalefetten gelen tepkileri olumlu karşıladık. Bu konuda bir çıta belirlemenin yanlış olduğunu söylemeliyim..

Kobani eylemleri sırasında dönemin başbakanı olan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile görüştüm..

Bir telefon görüşmesi oldu. Hem sayın Kılıçdaroğlu hem sayın Davutoğlu esasen geçmiş olsun demek ve dayanışma dileklerini iletmek için aradılar. Bu arada da bazı konular elbette konuşuldu. Sayın Davutoğlu ile görüşmede ben o döneme dair kapsamlı muhasebe önerimi paylaştım. Yani herkesin o dönemde yaşananlarla ilgili hakikatin ortaya çıkması konusunda sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini söyledim. Kendisi  de bu konuda mutabık olduğunu söyledi.. 

Meseleyi sadece şahıslar üzerinde konuşmak doğru değil. Çünkü ortada mekanizmalar, görevler ve sorumluluk alanları var. İktidar var, onun içinde çeşitli dengeler var muhalfet var, güvenlik ve güvenlik aygıtı içinde çeşitli konular var. Dolayısıyla şahsa dönük bir çağrıdan çok muhalefetin toplumsal barış hedefi ve sorumluluğuyla öncülük etmesi gerektiğini söylüyor önerimi bu şekilde somutlaştırıyorum. Sayın Davutoğlu’ndan aldığım karşılık da bu görüşte mutabık olduğu yönünde. Nitekim ertesi gün kendisi de bu görüşü dile getirdi.”

“İKTİDAR SİNİR UÇLARIMIZLA OYNAMAYA ÇALIŞIYOR”

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar:

“İktidarın gerilim yaratarak muhalefet partileri arasında ayrılık yaratmaya çalıştığını ifade etmeliyim..

Şu ana kadar muhalefet cephesinde bu oyunun farkında olmadığını gösterecek herhangi bir tutum görmedim..

Bizim Türkiye demokrasi güçlerine ve bütün muhalefete vermek istediğiniz açık mesaj şudur; HDP demokratik siyaset zemininden bir milim uzaklaşmayacak. İktidar burada sadece örgütsel yapımızı hedef almıyor. Aynı zamanda sinir uçlarımızla da oynamaya çalışıyor. Ama HDP olarak biz açıkça söylüyoruz; biz demokratik siyaset zemininden zerre ayrılmayacağız..

İktidarın seçimlere kadar sahayı kendisi için gülbahçesi haline getirmeye çalıştığını söylüyorum..

İktidar, en inatçı ve kararlı muhalefet partisini etkisiz hale getirmeye çalışıyor. Kürtleri siyaseten örgütsüz hale getirme operasyonudur. Böylece seçim geldiğinde Kürtlerin bütünsel bir şekilde davranmasının önüne geçmek ve iradelerini yönlendirme hesabıdır. Kürtler asla iradalerinden vazgeçmez..

Daha önce Kürtlere yapılan baskılar iktidarlara direnç olarak geri döndü..

Demokrasi güçleri ‘hedefte’. AKP muhalefeti birbirine düşürmek ve karşısında güçlü bir demokratik ittifakın oluşmasını engellemek istiyor..

Muhalfetin bir araya gelmesini engellemek için en elverişli alan ise HDP. HDP üzerinde gelirimi arttırmak hem içerde milliyetçi duyguları kabartmak, hem ortak mücadeleyi engellemek hem de hassas dengeleri kaşımak istiyorlar.”

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, soruşturma, gözaltı kararı ve emniyette yaşanan zehirlenmeye ilişkin Murat Sabuncu‘nun sorularını yanıtladı.

NE OLMUŞTU?

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2014’te düzenlenen Kobani eylemleriyle ilgili Ankara merkezli 7 ilde başlatılan PKK/KCK operasyonunda 82 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıkladı.

Gözaltına alınanlar arasında HDP’li eski milletvekilleri, belediye başkanları ve MYK üyelerinin yer alıyor. 

Kars Belediye Eş Başkanı Ayhan Bilgen, eski HDP milletvekilleri Altan Tan, Sırrı Süreyya Önder, Emine Ayna, Nazmi Gör,  Beyza Üstün, HDP’li Can Memiş, Gülfer Akkaya, HDP MYK üyesi Alp Altınörs, eski HDP Sözcüsü Günay Kubilay, Ayla Akat Aka, Toplumsal Özgürlük Partisi Sözcüler Kurulu üyesi ve Dönem Sözcüsü Perihan Koca, HDK-HDP Kadın Meclisi üyesi Dilek Yağlı, HDP’li Radyo ve Televizyon Üst Kurulu üyesi (RTÜK) Ali Ürküt gözaltına alındı.

Gözaltı süresinin 4 gün olacağı kaydedildi. İstanbul’da da gözaltına alınanlar sağlık kontrolünün ardından emniyet müdürlüğüne götürüldü.

Gözaltına alınan isimler için avukatlarıyla görüşmelerine 24 saat kısıtlama getirildi.

Kars Belediyesi Eş Başkanı Şevîn Alaca, Kars Belediyesi Eş Başkanı Ayhan Bilgen’in evinde polisin arama yaptığı ve hakkında 4 günlük gözaltı kararı olduğunu duyurdu. 

Eski HDP milletvekili Altan Tan:

 “Şu an Diyarbakır’daki evimden Ankara’ya götürülmek üzere göz altına alınıyorum. Evimde de arama yapılıyor.” paylaşımıyla gözaltına alındığını duyurdu. 

Eski HDP milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Aksaray’da kaldığı otelde gözaltına alındı. Önder, sağlık kontrolünün ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

HDP’den ilk açıklama

HDP’den gözaltılara ilişkin ilk yapılan açıklamada:

 “Partimize karşı bu sabah başlatılan intikam saldırısının kararı dün yapılan MGK toplantısında, savcının Saray’daki düğün töreninde alınmıştır. AKP-MHP bloğu kaybettikçe muhalefeti tasfiye etmeye çalışıyor. HDP sizin darbelerinize boyun eğmedi, eğmeyecek” denildi. 

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan açıklama

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan yazılı açıklamada:

“6- 7- 8 Ekim 2014 tarihlerinde, lkemiz genelinde ‘Kobani’ olayları olarak bilinen terör amaçlı eylemlerde; PKK/KCK terör örgütü sözde örgüt yöneticileri, örgütün gençlik yapılanması, kadın yapılanması ve şehir silahlı yapılanması ile HDP MYK üyeleri ve eş başkanlarınca sosyal medya hesapları ile PKK/KCK terör örgütünün bazı basın yayın organlarında ‘Fırat Haber Ajansı ve Gençlik Yapılanması, Kadın Yapılanması v.b’ üzerinden halkı sokağa çıkıp terör eylemleri gerçekleştirmeleri yönünde çok sayıda yaptıkları çağrılar üzerine; Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki iller başta olmak üzere 35 il, 96 ilçe ve 131 yerleşim yerinde, özellikle 6 Ekim 2014 tarihinden başlayarak 7- 8- 9 Ekim 2014 tarihlerinde yollara barikatlar kurmak sureti ile yolların kesildiği, uzun namlulu silah, molotof kokteyli havai fişek, taş ve sopa kullanmak suretiyle kamu binalarına, kamu araçlarına, vatandaşların ikametlerine, iş yerlerine ve araçlarına zarar verildiği, çok sayıda vatandaşın ve kolluk kuvvetinin olaylarda yaralandığı, bazı illerimizde vatandaşlarımızın hayatını kaybettiği olaylar meydana gelmiştir.

Terör olayları kapsamında 7 Ekim 2014 gününden başlayarak 8- 9 Ekim 2014 tarihlerinde terör eylemleri sonucu 37 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Terör eylemlerine dayalı cinayetler 7 Ekim 2014 tarihinde işlenmeye başlanmasına karşın bu yöndeki çağrıların kararlı şekilde 8 Ekim 2014 tarihinde de devam ettiği görülmüştür. Meydana gelen olaylarda; nitelikli adam öldürme 37, adam öldürmeye teşebbüs 29, mala zarar verme 3 bin 777, alıkoyma 25, hırsızlık 395, yağma 15, iş yeri ve konut dokunulmazlıklarını ihlal 308, Türk bayrağını yakma 13, Atatürk’ü Koruma Kanununa Muhalefet 7 suçları işlenmiş, ayrıca 326 güvenlik görevlisi ile 435 vatandaşımız yaralanmıştır.” ifadesi kullanıldı.

82 kişi hakkında gözaltı kararı

Açıklamada şunlar kaydedildi: 

“Ülke genelinde meydana gelen eylemlerde sokağa çıkma çağrısı yapan PKK/KCK terör örgütü ve sözde örgüt yöneticileri ile bazı siyasi parti yönetici ve partililer hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nca 2014/146757 sayı ile soruşturma başlatılmış, soruşturma kapsamında Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ Şenoğlu tutuklu olarak bulunmakta olup gelinen aşama itibariyle Ankara merkezli 7 ilde, 25 Eylül 2020 tarihinden geçerli olmak üzere 82 şüphelinin gözaltına alınmasına karar verilmiştir. Karar gereği şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalara Ankara İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğü ekiplerince devam edilmektedir” 

Geçtiğimiz günlerde düğünü yapıldıktan sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesine giderek Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret etmesiyle eleştirilen Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman tarafından yürütülen soruşturma bir yıl önce başlatılmıştı.


Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2014’te düzenlenen ‘Kobani eylemleri’ne yönelik soruşturmada gözaltına alınan ek gözaltı süresi için HDP’liler Ankara Adliyesi’ne getirildi. 

Gözaltı süreleri uzatıldı

Sırrı Süreyya Önder, Nazmi Gür, Ayla Akat Ata, Emine Ayna, Emine Beyza Üstün, Bircan Yorulmaz, Bülent Barmaksız, Can Memiş, Dilek Yağlı, Gülfer Akkaya, Günay Kubilay, Zeki Çelik, Ali Ürküt, Altan Tan, Pervin Oduncu, Alp Altınörs, Berfin Özgü Köse, Cihan Erdal, Ayhan Bilgen ve İsmail Şengün‘ün gözaltı süreleri 4 gün daha uzatıldı.

Gıda zehirlenmesi sonucu rahatsızlanan gözaltındaki siyasetçilerle görüşen HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dede, hastaneye kaldırılan Ayhan Bilgen’in serum verildikten sonra emniyete getirildiğini, 2 siyasetçinin halen hastanede oldukları bilgisini paylaştı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi’nin, “Kobani soruşturması” kapsamında 25 Eylül’de gözaltına alınan siyasetçilerin yemekten zehirlendiği, hastaneye kaldırılmadıkları ve avukatlarıyla görüştürülmediğini duyurması üzerine kimi partililer İl Emniyet Müdürlüğü’nün önüne gitti.

Dede siyasetçilerle görüştü

Aralarında HDP milletvekilleri Hişyar Özsoy, Nuran İmir, Filiz Kerestecioğlu, Hüseyin Kaçmaz ve Erdal Aydemir’in de bulunduğu partililerin bekleyişi bir süre sonra sonuç verdi. HDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı ve avukat Ümit Dede, gözaltındaki siyasetçilerle görüştü.

“Bilgen’e serum verildi”

Görüşme sonrası Mezopotamya Ajansı’na (MA) bilgi veren Dede, gözaltındaki Ayla Akat, Sırrı Süreyya ve Ayhan Bilgen ile görüştüğünü aktardı. Dede, Ayhan Bilgen’in hastaneye götürülerek, serum verildiğini ve kanında da enfeksiyona rastlandığını belirtti. Bilgen’e ilaç verildiğini kaydeden Dede, durumunun iyi olduğu bilgisini paylaştı.

“Bilgen’in durumu iyi görünüyordu”

Dede:

“Ben Ayhan beyle görüştüğümde durumu iyi görünüyordu. Biraz halsizlik vardı. Reçete yazılmış, sabah ilaçlarını alıp, götüreceğiz” dedi.

“Ayla Akat Ata’nın durumu hastaneye götürülecek kadar kötüleşmedi, diğer iki siyasetçi halen hastanede”

Dede, Ayla Akat Ata’nın da rahatsızlandığını ancak hastaneye götürülecek kadar durumunun kötüleşmediğini ifade etti. Dede, gözaltına alınan HDP eski MYK üyeleri Can Memiş ve İsmail Şengün’ün hâlâ hastanede olduğunu ve verilen serumun bitmesi ardından emniyete geri getirileceğini aktardı.

“Yemekten zehirlenme olduğu tahmin ediliyor”

Dede, siyasetçilerin gıda zehirlenmesinden dolayı hastaneye kaldırıldıklarına işaret ederek, “Yemekten zehirlenme olduğu tahmin ediliyor. Gıda zehirlenmesi ihtimali yüksek. Gün içerisinde müvekkilleriyle görüşen avukat arkadaşlar herkesin yemeklerden şikayetçi olduğunu, bayat ve kötü yemekler verildiğini söylediğini belirtti. Ayhan Bey diğer iki arkadaşı hastanede görmüş, onların da durumlarının iyi olduğunu söyledi” diye konuştu.

Dede, Bilgen ve Ata’nın kendilerini merak eden herkese selamları olduğunu söyledi.  Gözaltındaki siyasetçilerle yapılan görüşme ardından partililer İl Emniyet Müdürlüğü’nün önünden ayrıldı.

Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında tutulan Kars Belediye Eş Başkanı Ayhan Bilgen‘in yediği yemekten zehirlenmesine rağmen hastaneye götürülmediği öne sürüldü.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) sosyal medya hesabından yapılan açıklamada “Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde gözaltında tutulan Ayhan Bilgen, avukatlarına akşam yemeğinden zehirlendiklerini, hastaneye götürülmediklerini söyledi. Avukatların Bilgen ile yeniden görüşmesine izin verilmiyor, yöneticilerimizin sağlık durumu ile ilgili bilgi alamıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Ayhan Bilgen, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2014’teki Kobane eylemlerine ilişkin soruşturması kapsamında 25 Eylül’de Kars’ta gözaltına alınmıştı.

Kobane eylemleri öncesinde çağrı yapmak suçlaması ile daha önce de tutuklanan Bilgen, 8,5 ay hapis yatmıştı. Bilgen katılmadığı MYK toplantısı ile suçlandığını belirterek Anayasa Mahkemesi’nde tazminat davası açmış ve haklı bulunmuştu.

İLGİLİ HABER

T24

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top