BİLİM & TEKNOLOJİ

“EVRİM TEORİSİ DİNLE ÇELİŞMİYOR, TANRI’NIN YARATMA BİÇİMİ”

‘EGZOTİK MADDE BULUNURSA, GEÇMİŞE DE YOLCULUK YAPABİLİRİZ ’

“EVRİMİN DİNLE ÇELİŞMEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM. EVRİMİN, DİNE DAHA UYGUN OLDUĞU GÖRÜŞÜNE KATILIYORUM.”

Evrim teorisi bana göre Tanrı’nın yaratma biçimi”

Allah, Felsefe ve Bilim’ kitabında:

  • ‘Allah var mıdır?
  • Allah’ın varlığı rasyonel olarak temellendirilebilir mi?
  • Evrendeki muhteşem tasarımlar Allah’ın eserleri midir?
  • Çokevrenler ile ilgili teoriler Allah’ın varlığına alternatif olabilir mi?

gibi sorulara cevap arayan Doç. Dr. Enis Doko,

‘ATEİSTLER FARKLI EVRENLER OLDUĞUNU SAVUNUYOR ’

Modern çağın filozofu Doç. Dr. Enis Doko:

“’Yıldızların oluşma ihtimali, parametreleri göze aldığımızda nedir?’ sorusunu sormamız gerekir. ‘Yerçekimini biraz daha arttırsaydık yıldızlar olabilir miydi?’ gibi sorular soruyoruz. Bu soruları sorduğumuzda fizik yasalarının yıldızların oluşmasına izin verebilmesi için çok hassas bir aralıkta olması lazım sonucuna ulaşıyoruz. Ateistler farklı evrenler olduğunu, bir evrende bunların mutlaka uyum içinde olması gerektiğini, bizim de o evrende yaşadığımızı savunuyorlar.”

‘NASIL Kİ EVREN, BİG BANG’LE BAŞLADI …’

Doç. Dr. Enis Doko:

“Evrim teorisi, zannedilenin aksine, ateizmle çatışma içinde..

Evrimin dinle çelişmediğini düşünüyorum. Evrimin, dine daha uygun olduğu görüşüne katılıyorum. Evrim teorisi bana göre Tanrı’nın yaratma biçimi. Nasıl ki evren, Big Bang’le başladı; yıldızların oluşması evrimsel bir süreçle gerçekleşti, Dünya’nın oluşması da evrimsel bir süreçle oluştu. Biyolojik organizmaların evrimi de Allah’ın türleri yaratma biçimi. Biz de evrimsel gelişiyoruz; tek bir hücreden başlayıp çok hücreli bir canlı haline geliyoruz. Evrim, türlerin yaratılış biçimi…”

‘REENKARNASYONA İNANIYORUM, GELECEĞE YOLCULUK KESİN MÜMKÜN ’

Doç. Dr. Enis Doko:

“Reenkarnasyona inanmıyorum, bilimsel olarak da dayanaklandırılabileceğini düşünmüyorum..

Geleceğe yolculuk kesin mümkün gözüküyor. Çok yavaş da olsa geleceğe yolculuk yapıyoruz uydulara göre. Yerçekiminin yoğun olduğu yerde zaman yavaşlar. Zamanın yavaşlaması demek, zaman sizde daha yavaş gerçekleştiği için geleceğe aslında yolculuk yapmanız demek… İki şey yapmamız lazım ya ışık hızına yakın hızlara ulaşmamız lazım ya da yerçekiminin daha yüksek olduğu gezegenlere gitmeniz. İkisini de yapamadığımız için geleceğe yolculuk şimdilik pratikte mümkün değil fakat teoride mümkün.”

‘EGZOTİK MADDE BULUNURSA, GEÇMİŞE DE YOLCULUK YAPABİLİRİZ ’

“Geçmişe yolculuk yapmak ise biraz daha karışık. Geçmişe yolculuk yapmak için solucan deliği diye bir şeye ihtiyacımız var. Solucan deliği yapmak için de egzotik maddeye ihtiyacımız var. Egzotik madde, negatif enerjili bir maddedir. Uzayda, negatif enerjili madde var mı bilmiyoruz, eğer böyle bir madde bulabilirsek geçmişe de yolculuk yapabiliriz.”

REENKARNASYON İNANIŞINDA KİŞİ 8 MİLYON 400 BİN CANLI TÜRÜNDEN HERHANGİ BİRİNDE YENİDEN DOĞABİLİR

Yoga Eğitmeni Krişna Mala:

“Reenkarnasyon ile ilgili..Ruhun bir bedenden diğerine tıpkı kıyafet değiştirir gibi geçtiğine inanılıyor. Yaşam boyunca hangi arzulara sahip olmuşsak sonraki yaşamınızda da buna göre bir beden alıyoruz. Bir kişi 8 milyon 400 bin canlı türünden herhangi birinde yeniden doğabilir.”

Goranga Yoga Merkezi’nin kurucuları Yoga Eğitmeni ve Ayurvedik Yaşam Uzmanı Krişna Mala Devi Dasi ve Bhakti Yoga Eğitmeni Nrsimha Krişna Das’tı.

Nrsimha Krişna:

“Goranga Yoga Merkezi’ni 2013 yılında açtık. Merkezimizde Hint kültürünün değişik bölümlerini, değişik bakış açılarından deneyimleme fırsatına sahip olabilirsiniz. Asana pratiğinin yanı sıra yoga felsefesiyle ve meditasyonla ilgili derslerimiz de oluyor. Yoga sadece jimnastik hareketlerinden oluşmuyor; spor hareketleri, çok küçük bir kısmı. Yogayı tümüyle felsefe olarak ele almak lazım.”

Ayurveda ve Yoga eğitimleri almak için Hindistan ve Macaristan arasında mekik dokuyan Krişna Mala ise şu anda aktif olarak yoga dersleri veriyor, ayurveda programlarını organize ediyor ve Govinda İstanbul‘da sağlıklı ayurvedik lezzetleri hazırlıyor.

Nrsimha Krişna:

“Düzenli olarak yapılan bir yoga pratiği sizin sadece bedeninizi değiştirmekle kalmıyor, zihninizin de esnemesine neden oluyor. Daha önceki düşünce biçiminizden ayrılıyorsunuz ve zihninizin üzerinde kontrolü elde etmeye başlıyorsunuz. Yapabileceklerinizin sınırı da genişlemeye başlıyor. Birçok konuda yapabileceklerimizi düşüncelerimizle sınırlıyoruz. Nefesi kontrol altına aldığımızda hareketlerimizi de belirlemeye başlıyoruz..

Goranga Yoga Merkezi içinde yer alan Govinda Kafe, Türkiye’deki tek saf vejetaryen Hint Mutfağı. Ayurvedik prensiplere göre vegan ve vejetaryen olarak hazırlanan yiyecekler satvik prensiplere göre hazırlanıyor. Mutfakta görev alan herkes bhakti yoga pratiği yapıyor ve yiyecekler 5000 yıllık geleneksel Vedik kültürüne göre hazırlanıyor. Bhakti Yoga ismi verilen bu pratiğe göre yemeği hazırlayanlar her gün uzun meditasyonlar yaparak, sevgi ile yemek pişiriyorlar.”

Yogada üstat olmadan önceki adı Serhat Şen olan Nrsimha Krişna Das, isim değişikliğini şöyle anlattı.

Nrsimha Krişna:

“Bhakti Yoga pratiğinde öğretmen – öğrenci disiplini vardır. Öğretmen, öğrencisini bu yola inisiye eder. İnisiyasyon sürecinde biz bu sürece başlamış oluruz. Bu inisiyasyona ikinci doğum denir. Bir bedensel doğum vardır, annemizden; bir de öğretmenimizin bizi spiritüel hayatla tanıştırdığı ikinci bir doğum vardır. Bu inisiyasyonla yani yeni doğumla yeniden isim alıyoruz. Benim spiritüel öğretmenim de bana Nrsimha Krişna Das ismini verdi..

Reenkarnasyon ve ‘karma’ya ilişkin olarak da…Ruhun bir bedenden diğerine tıpkı kıyafet değiştirir gibi geçtiğine inanılıyor. Bu geçişi etkileyen şey de bizim bu dünyada yapmış olduğumuz faaliyetler. Karma, faaliyet anlamına geliyor. Yaşam boyunca hangi arzulara sahip olmuşsak bir sonraki yaşamınızda da buna göre bir beden alıyoruz. 8 milyon 400 bin canlı türünden herhangi birinde yeniden doğabilir kişi. Bütün bu felsefenin, ruhun ölümsüzlüğüne dayandığını görüyoruz. Yoga yaptığımızda ve huzuru bulduğumuzda ruhun gerçekten mutluluk olan doğasını hissetmiş oluyoruz. Huzur olmadan, mutluluk olmuyor.”

Dalay Lama

DALAY LAMA’NIN REENKARNASYONU ÇİN YASALARINA UYGUN OLMALI

Çin’e bağlı Tibet bölgesinin sürgündeki ruhani lideri Dalay Lama, artık 84 yaşında olması bakımından reenkarnasyonuyla ilgili planlar yaparken Çin Komünist Partisi’nin kontrolündeki Çin yönetiminden uyarı geldi.

Çin Dışişleri Sözcüsü Geng Şuang:

“Çin yönetiminin Dalay Lama’nın reenkarnasyonunu ‘onaylama hakkı bulunuyor’, halef seçme sürecinde Çin yasaları ve düzenlemelerine riayet etmek zorunda.”

Devlet medyası da neye riayet edileceğini yazdı: Din İşleriyle İlgili Yeni Düzenlemeler ve Tibetli Yaşayan Budaların Reenkarnasyonunu Yönetme Kuralları…

Tibet Budizminde hiyerarşinin en üstündeki keşişlerin ölümlerinin ardından ruhlarının seçilmiş bir çocuğun vücudunda reenkarne olduğuna inanılıyor. Halihazırdaki Dalay Lama iki yaşındayken selefinin reenkarnasyonu olarak belirlenmişti.

ÇİFTE REENKARNASYON KRİZİ

Ancak Çin devletinin Dalay Lama öncülüğündeki sürgündeki Tibet hükümetinin belirlediği reenkarnasyonu tanımaması ve kendi paralel reenkarnasyon atamasını yapmasının emsali var.

1995’te Tibet Budizminde hiyerarşinin 2 numarası Pançen Lama için Dalay Lama’nın belirlediği reenkarnasyonu tanımayan Çin devleti, kendi Pançen Lama selefini açıklamış ve Dalay Lama’nın seçtiği o zaman 6 yaşında olan çocuğu ortadan kaybetmişti.

İlerleyen yaşı nedeniyle eskisi gibi dünyayı dolaşarak taraftar toplayamayan ve Çin’in dünya sahnesinde devleşmesine tanıklık eden Dalay Lama, Çin Dışişleri’nin açıklamasının ardından olası çifte reenkarnasyon vakasına hazırlıklı olunması uyarısı yaptı.

‘ÇİN’İN SEÇTİĞİNE İTİBAR EDİLMEZ’

Olası çifte reenkarnasyondan birinin ‘özgür bir ülkede’ gerçekleşeceğini, kendisinin 60 yıldır sürgünde bulunduğu Hindistan’da gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu, diğerinin Çin tarafından seçileceğini söyleyen Dalay Lama, şunları söyledi:

“Çin tarafından seçilene kimse güvenmez, kimse saygı göstermez. Bu da Çinliler için ilave bir sorun demek olur! Mümkündür, olabilir.”

‘HALK İSTERSE, REENKARNASYON SİSTEMİNİ KALDIRALIM’

Dalay Lama

DALAY LAMA: “İNSANOĞLUNUN YARATTIĞI SORUNLARI TANRI ÇÖZEMEZ

“Çin, Dalay Lama’nın reenkarnasyonunu çok önemli bir şey olarak değerlendiriyor. Benden çok sonraki Dalay Lama’yı dert ediyorlar” diye ekleyen Tibet’in ruhani lideri, halk istiyorsa Dalay Lama reenkarnasyonunun tümden kaldırılmasını 1969’dan beri gündeme getirdiğini hatırlattı.

Dalay Lama, ya selefinin belirlenmesiyle ilgili şüphe ve aldatmaya yer bırakmayacak çok net ilkeler belirlenmesi gerektiğini, zira belirlenmediği takdirde reenkarnasyon sisteminin siyasi amaçlarla kötüye kullanılması riski bulunduğunu ya da reenkarnasyon sisteminin tümden kaldırılabileceğini belirtti. 

“İNSANOĞLUNUN YARATTIĞI SORUNLARI TANRI ÇÖZEMEZ

Tibet’in dini lideri Dalay Lama, insanların tıpkı pek çok felaket karşısında olduğu gibi Paris’teki saldırılar sonrasında da ‘ilk iş’ olarak dua etmesini eleştirdi.

Fransa’nın başkenti Paris’te 129 kişinin ölümüne yol açan saldırılar sonrası Twitter’da #PrayForParis (Paris için dua et) etiketiyle paylaşımlar yapılması ve saldırıları kınayan dini liderlerin övülmesine farklı bir değerlendirme geldi. Tibet’in sürgündeki dini lideri Dalay Lama, insanoğlunun yarattığı sorunların çözümünün Tanrı katında aranmaması gerektiğini savundu.

Dünyadaki sorunların çoğunun din ve uluslara arasındaki ‘yapay farklılıklardan’ kaynaklandığını, ama aslında herkesin tek bir ‘halk’ olduğunu söyleyen Dalay Lama, sözlerine şöyle devam etti:

“İnsanlar sakin bir hayat sürmek ister. Teröristler ise dar görüşlü. İntihar saldırılarının bu kadar artmasının bir nedeni de bu. Sorunu sadece dua ederek çözemeyiz. Ben bir Budistim ve duaya inanırım. Ama bu sorunu insanlar yarattı. Şimdi de Tanrı’dan bunları çözmesini istiyoruz. Mantıksız. Tanrı, ‘Kendiniz çözün, çünkü sizden kaynaklı’ derdi.” 

‘BARIŞI ÖNCE KENDİ İÇİMİZDE SAĞLAYALIM’

İnsani değerler, birlik duygusu ve uyumluluğu daha iyi benimseyebilmek için sistematik bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunu vurgulayan Dalay Lama:

“Şimdi harekete geçersek, bu yüzyılı önceki yüzyıldan farklı kılma fırsatımız olur. Bu herkesin çıkarına. Ailemiz ve toplumumuz içinde barışı sağlamaya çalışalım. Tanrı, Buda veya hükümetlerden yardım beklemeyelim” ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABER

Sputnik – Serhat Sarısözen

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top