GÜNDEM

ÇOCUĞU İSTİSMARA UĞRAYAN ANNE, ÇOCUKLARINI TARİKATLARA EMANET EDENLERE ÇAĞRIDA BULUNDU!

“BUGÜN OLSA YİNE GİDERİM”

ÇOCUĞU ŞEYHİN İSTİSMARINA UĞRAYAN ANNE İLK KEZ KONUŞTU

FATİH NURULLAH TAKMA ADINI KULLANAN UŞŞAKİ TARİKAT LİDERİ EYÜP FATİH ŞAĞBAN’IN İSTİSMAR ETTİĞİ 12 YAŞINDAKİ ÇOCUĞUN ANNESİ İSTİSMARI NASIL FARK ETTİĞİNİ ANLATTI

İstismarı nasıl fark ettiğini anlatan anne, çocuklarını tarikatlara emanet edenlere çağrıda bulundu.

Olayın ortaya çıkmasından sonra tarikat müritlerinin saldırısına uğrayıp kolu iki yerden kırılan baba ise, istismarcı şeyhin iddialarına yanıt verdi.

“FOTOĞRAFI ASINCA ORTAYA ÇIKTI”

İlk kez konuşan annenin anlattığına göre şeyhin fotoğrafının eve asılmasıyla ortaya çıkıyor istismar.

“UMMADIĞIMIZ BİR İNSANDI”

Anne:

“O kişinin resmini astığımda kızım refleks gösterdi ‘Asmayalım onu’ dedi ve indirdi. Daha sonra sadece onu yanağından öptüğünü söyledi. Ben bunda kötü bir şey olmadığı düşüncesiyle bir şey yapmadım. Sonra hareketlerinin değiştiğini fark ettim. Bana ‘Anne korkuyorum, size bir şey yapmasından korkuyorum’ dedi. Sonra o kişinin ne yaptığını bütünüyle anlattı. Gerçekten güvendiğimiz bir insandı. Dede, baba gözüyle gördüğümüz bir insandı. Ummadığımız bir insandı.”

“ONU MEHDİ OLARAK GÖRÜYORDUK”

Baba:

“Fatih Nurullah bana evladı gibi yaklaştı, aramız çok iyiydi. Bütün cemaatin hepsi biliyordu, beni evladından ayırt etmedi. Babamdan daha ileri seviyordum. Biz onu gerçekten peygamber vekili olarak görüyorduk. Son zamanlarda da mehdilik ilan etmişti. Biz yalan söylemeyeceğini düşünerek, onu gerçekten mehdi olarak görüyorduk.”

“KIZIMIN TEDAVİ OLMASINI İSTİYORUM”

Anne:

“Kızım yaşadıklarından çok etkilendi. Ancak henüz rehabilitasyon başlamadı. Ben biraz bu olayların bitmesine yakın tedavi olmasını istiyorum.”

Baba:

“Yasalara göre yasak olan tarikat ve benzeri yapılarda neden yer aldık: Allah rızası için göze aldık.”

“BUGÜN OLSA YİNE GİDERİM”

Anne:

“Bugün olsa giderim… Benim öyle bir düşüncem yok. Sonuçta biz oraya Allah için gidiyoruz, o kişi için gitmiyoruz. Ben o şekilde düşünmüyorum, bir korkum yok. Biz oraya Allah rızası için gittik, bugün olsa yine giderim. O yere değil ama. Bu saatten sonra hiç kimseye güvenemem. Aynı şey başıma gelir diye de sürekli korkarım. O yüzden tarikat benim için şu anda yok. Allah rızası için ne yapıyorsam evimde yaparım.”

AİLELERE ÇAĞRI 

ÇOCUKLARINI TARİKATLARA EMANET EDENLERE BİR DE ÇAĞRISI VAR ANNE VE BABANIN:

“Çocuklarının arkasında olsunlar. Sürekli gözetsinler. Eğer Kur’an kursu gibi bir yere veriyorlarsa, sürekli yanlarında olsunlar. Tabii ki çocuklarına dikkat etsinler. Hiç kimseye güvenmeden, herkes kendi çocuğuna kendisi sahip çıksın. Yoksa kimse, kimsenin çocuğuna gördüğümüz gibi merhamet etmiyor.”

“CANAN KAFTANCIOĞLU’NA TEŞEKKÜR”

BABA CHP İSTANBUL İL BAŞKANI CANAN KAFTANCIOĞLU’NA DA ÖZEL BİR TEŞEKKÜR EDEREK ŞÖYLE DİYOR: 

“Bugüne kadar devletimiz sağolsun yanımızda oldu, koruma verdi. Davamızdan vazgeçmememiz için bizi desteklediler. Biz, Cumhurbaşkanı, Aile Bakanı, bize yardım edebilecek kim varsa hepsinden yardım istiyoruz. Önce Allah’a sığındık sonra da devletimize sığınıyoruz. Bu süreçte bizi olayın ilk gününden bu güne kadar takip eden Sayın Canan Kaftancıoğlu’na maddi ve manevi yardımlarından dolayı çok teşekkür ederiz.”

EMLAK ZENGİNİ ÇIKTI

İstismarcı şeyhin emlak zengini olduğu ortaya çıktı!

Fatih Nurullah’ın değişik kentlerde olmak üzere 16 binası 7 tane de dairesi var..

Tarikata bağlı olan Gülzari Mualla Kültür İlim ve Araştırma Vakfı’nın da bina ve daireleri var..

İstismarcı şeyh çocuklarını da mülksüz bırakmadı..

İsmail Saymaz: 

“Şağban, ailesine ‘düşkün’ bir baba olarak çocuklarını mülksüz bırakmamış. Tarikatta üst düzey görevler verdiği oğlu Hasan Hüsamettin adına Çankırı’da bir bina/arsa ve Çanakkale’de iki daire, diğer oğlu Hüsrev adına İstanbul Avcılar’da daire bulunuyor.” 

Baba F.A. ile Şağban’ın çarpıcı diyaloğu:

F.A: Sen niye bitmişsin? Cebinde parası olan, her ay tıkır tıkır para yatan, zevki sefa eden… Millet sana Allah rızası için hizmet ediyor ya!

Şağban: Para cemaatin parası, benim param yok. Benim emekli maaşım var.

F.A: Arsalar kimin arsası?

Şağban: Arsa dergahın…

F.A: Nasıl dergahın?

Şağban: Yatırım…

16 BİNASI, YEDİ DAİRESİ VAR

İsmail Saymaz: 

“Şağban, Akyazı jandarması ve başsavcılığındaki ifadesinde, emekli olduğunu, aylık 8-10 bin TL gelirinin bulunduğunu söylüyor. Şağban’ı tanıyanlar, geçmişte Şişli’de alçıpan işi yaptığını hatırlatıyor..

Şimdilerde, biri imam nikahlı olmak üzere iki eşi ve beş çocuğu olduğu düşünülürse, emekli maaşıyla ancak evinin masrafını karşılayabilir..

Gel gör ki, tapu kayıtları böyle söylemiyor..

Kayıtlara göre emlak zengini denilebilecek kadar mülk edinmiş..

Şağban adına:

  • İstanbul Şişli’de altı bina/arsa,
  • Avcılar’da dört bina/ arsa,
  • Kadıköy’de iki bina/arsa ve iki daire,
  • Sakarya Akyazı’da üç bina/arsa ve beş daire,
  • Yalova’da bir bina/arsa kayıtlı görünüyor.”

OĞLU ŞİRKETİN BAŞINDA

İsmail Saymaz: 

“Şağban, tarikat faaliyetlerinin çatısı olarak, Gülzari Mualla Kültür İlim ve Araştırma Vakfı’nı kullanıyor. Bu vakfın İstanbul Beyoğlu Hacı Ahmet Mahallesi Pir Hüsamettin Sokak No:8 adresinde iki katlı binası var..

Tahmin edileceği üzere vakfın başkanlığını Şağban yürütüyor..

Tarikat da Şağban’ın, vakıf da, vakfın milyarlık binaları da…

Binada, ‘Dersaadet Yayıncılık ve Organizasyon Anonim Şirketi’ faaliyet gösteriyor. Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre 2018 yılında kurulan bu şirketin yönetim kurulu başkanı olarak Şağban’ın oğlu Hasan Hüsamettin görünüyor..

Şirketin İstanbul Pendik’te iki bina/arsası var..

Şağban, ailesine “düşkün” bir baba olarak çocuklarını mülksüz bırakmamış. Tarikatta üst düzey görevler verdiği oğlu Hasan Hüsamettin adına Çankırı’da bir bina/arsa ve Çanakkale’de iki daire, diğer oğlu Hüsrev adına İstanbul Avcılar’da daire bulunuyor..

İddiaya göre Şağban, tutuklandığı günden beri tarikatı oğulları aracılığıyla yönetiyor. Cezaevinin kendisi için medreseye dönüştüğünü ve çok güzel rüyalar gördüğünü yayarak, tarikatı bir arada tutmaya çabalıyor. ‘Halifeler görevlerine devam etsin’ diye emir verip dışarıya çıkacağı güne hazırlanıyor.

Bu manzara, Türkiye’de tarikat ve cemaatlerin holdinge, şeyhlerin CEO’ya, müritlerin müşteriye dönüştüğünün açık kanıtıdır. Karşımızda, iddia ettikleri gibi, Allah’a neşeyle bağlanmış, dünya malından yüz çevirip ahiret için tasarruf eden, bir lokma bir hurma yaşayan dervişanlar dünyası yoktur..

Bütün yatırımları, Şağban’ınki gibi dünyalıklara dairdir..

Şağban, 20 yıl önce alçıpan dükkanını kapatıp Beyoğlu’da, Uşşakiliğin kurucusu olan Pir Hasan Hüsamettin’in mezarının bulunduğu dergahın hemen çaprazında kendi dergahını açtı. Dergah dediysem, “Uşşaki Holding” diye anlayın..

Holding bünyesinde; Gülzari Mualla Kültür, İlim ve Araştırma Vakfı’nı…

Nurani Derneği’ni, Nurani TV’yi, Hayır Eli Derneği’ni…

Dersaadet Yayıncılık ve Organizasyon Anonim Şirketi’ni kurdu..

20’yi aşkın şehirde 60’ı aşkın dergaha kavuştu.

Kuzey Afrika’ya, Almanya’ya ve Fransa’ya yayıldı..

Bağış, zekat, fitre ve yardımlarla büyüdü..

Kendi beyanına göre, emekli aylığından başka bir geliri bulunmayan Şağban, holding sayesinde 16 bina ve yedi dairenin sahibi oldu..

Şağban her CEO gibi edindiği ve hükmettiği serveti ailesi arasında pay ediyor. Şirket yönetimine Pir Hasan Hüsamettin adını verdiği büyük oğlunu getirdi..

Hiç kuşkunuz olmasın ki…

Şağban, gelecekte şeyhlik postunu oğlu Hasan Hüsamettin’e bırakacaktır..

Çünkü holdinge dönüşmüş dini gruplarda şeyhliğin fukaralara, arkasızlara, iki yakası bir araya gelmeyenlere bırakıldığı görülmemiştir..

Bu, şeyhlerin oğullarının ve damatlarının hakkıdır..

İşsizlik, yoksulluk ve yoksunluğun pençesinde ah çeken insanlarımız; dünyada hakkı olup elde edemediğini, kerameti kendinden menkul şeyhlerin iki kaşının arasında arayan müritler ordusu, işte bu sömürü dergahının müşterisidir.”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet – odatv

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top