SIYASET

‘BAHÇELİ’ FETÖ ARAŞTIRMASINDAN KORKUYOR

‘Çok uygun görüyorsa Kılıçdaroğlu bir gemiye binip soluğu Hafter’in yanında alması tavsiyemizdir..’

‘CHP’nin hiçbir teklifiyle işbirliği yapma niyetimiz yok

MHP, FETÖ KONUSUNDA ARAŞTIRILMAK İSTEMİYOR

DEVLET BAHÇELİ:

”Gönül coğrafyalarımız yanarken, dirlik ve düzenimizi korumak eşyanın tabiatına aykırıdır. Eğer engel olunmazsa, durdurulmazsa komşu coğrafyalardaki çözülmenin ve çürümenin dayanacağı son sınır Türkiye’dir..

Çevreden merkeze ulaşmak hedefiyle on yıllardır ağlarını ören, taşlarını döşeyen emperyalist husumet ve velayetin asıl hedefinde Türkiye ve büyük Türk milleti vardır. Maksat, Türk milletini bağımsızlığından koparmak, yurdundan, yuvasından sürüp çıkarmaktır..

Türkiye dört bir yandan sıkıştırılan, kuşatılan, hatta stratejik alanlardan tecrit edilmeye çalışılan bir ülke görüntüsü vermektedir. Buna karşılık Türkiye haklı ve meşru direnişle zalimlere meydan okumaktadır. Çevremiz, mücavir bölgeler olağanüstü bir süreçten geçmektedir. Nitekim Misakımilli havzası tarihi bir eşiktedir..

Türkiye’yi hedef alan jeopolitik risk ve tehditlere zamanlama yanlışına düşmeden müdahale etmek kaçınılmaz bir ihtiyaçtır. Çünkü Anadolu’nun savunma hattı Misakımilli coğrafyasının son sınırından başlayacak, her yeri bir pergel misali beka çemberi içine dahil edecektir. Stratejik bir körlük, gelişmelerin seyrini okumaktan aciz bir kavrayış, komşu ülkelerdeki ağır sorunlara ilgisiz ve duyarsız bir yaklaşım kötü sonuçlara, vahim gelişmelere yol açacaktır..

Gazi Mustafa Kemal Atatürk”ü Mustafa Şerif takma ismiyle ve sahte pasaportla Libya’ya taşıyan olumsuzlukların ve tehlikelerin bir benzeri bugün tekraren yeşermiş ve yaygınlaşmıştır. Doğrudur, Libya o gün vatan toprağıydı, ama bugün de milli güvenliğin kilit taşı haline gelmiştir..

Ne işimiz var Suriye’de, ne arıyoruz Libya’da?” diyenler, görevli ve taşeron değillerse kesinlikle tarih ve coğrafya cahilleridir. Muhalefet yapmayı Türkiye’ye muhaliflik ve yabancılara muhbirlikle karşılaştıranların rotalarını kaybettiği ortadadır.

Libya’da Hafter ile saf tutanlar Suriye’de Esad’a yanaşırlar, Mısır’da Sisici olurlar. CHP’nin Lİbya tezkeresine sahip çıkmaması ayıplıdır. Bu CHP Türkiye’nin yararına ne varsa karşısında hizalanan odaktır. Kılıçdaroğlu salladıkça sallamış, Fizan çöllerinde askerimizin ne işi olduğunu sormaktadır. CHP Genel Başkanı (Kemal Kılıçdaroğlu)  kuru sıkı atmaktadır. Haritada Fizan’ı göster deseniz gösteremez. Türk askeri bir davet üzerine görev yapacaktır. Fizan ile Türk askerinin gideceği yer arasında bir bağ bulunamaz.

CHP, FETÖ’nün siyasi ayağı için TBMM’de araştırma komisyonu istedi

CHP Grup Başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç, imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulan araştırma önergesi:

”FETÖ’nün siyasi ayağının açığa çıkarılması amacıyla Araştırma Komisyonu kurulmalı..

Türkiye’nin 15 Temmuz 2016 da karşı karşıya kaldığı darbe girişimi, Cumhuriyet tarihimizin en vahim olaylarından biridir. Yüzlerce masum sivil vatandaşımızın hayatını kaybettiği, binlercesinin yaralandığı bu hain saldırının faili FETÖ’nün örgüt yapılanmasının karanlıkta bırakılmaması, siyasi, ticari, askeri, yargı, emniyet ve diğer tüm ayaklarının açığa çıkarılması tarihsel bir görevdir..

Darbe girişimi, FETÖ’nün, halkımıza, yönelmiş en büyük saldırısı olmakla birlikte ülkemize vurduğu tek darbe değildir.

Ergenekon, Balyoz ve diğer kumpas davalarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademeleri FETÖ’nün çıkarına olacak şekilde biçimlendirilmiştir..

Örgütün başının, ‘İmkân olsa mezardakileri bile kaldırarak evet oyu kullandırmak lazım’ dediği 2010 referandumu ile kabul edilen Anayasa değişiklikleriyle bağımsız yargı tasfiye edilerek, HSYK, Danıştay, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi FETÖ’nün kontrolüne verilmiştir..

Emniyetin kritik noktalarının neredeyse tamamına örgüt üyeleri yönetici olarak atanmıştır..

Ülkenin tüm iletişimini dinleyebilecek ve izleyebilecek kurumlar FETÖ emrine verilmiştir..

FETÖ, yazılı-görsel medya, eğitim, tıp, bankacılık, inşaat ve benzeri birçok sektörde bazı siyasilerin çok açık desteği ve kayırmasıyla büyütülmüş ve kamu kaynaklarıyla beslenerek devasa bir ekonomik güç haline getirilmiştir..

Şehirlerde belediyeler eliyle yaratılan kent rantları FETÖ’ye aktarılmıştır..

FETÖ, kamu üst yönetimini bir ağ gibi sarmış, üniversite sınavı, kamuya personel alım sınavı ve benzeri şaibeli sınavlarla örgüt evlerinde yetiştirdiği gençleri kamunun en kritik noktalarında istihdam etmeyi başarmıştır..

AKP’nin iktidardaki ilk 11 yılını koşulsuz bir şekilde destekleyen FETÖ’nün yazılı, görsel ve dijital medya kuruluşlarına, iktidardaki siyasilerin etkisi ve yönetimi altındaki kamu kurum ve kuruluşlarından ilan, reklam ve benzeri yöntemlerle büyük miktarlarda kamu kaynağı aktarılmıştır..

Bu medya kuruluşları da kendisine destek veren siyasileri açıkça desteklemişlerdir. Örgüt, darbeye hazırlık aşamasında bazı siyasetçilerden çok açık bir şekilde destek almıştır. FETÖ’nün siyasi ayağının bu desteği sağlayanlardan oluştuğu düşünülmektedir. FETÖ’nün halkımıza yönelik bu saldırıları bir anda gelişmemiş bunların öncesinde uygun bir siyasal, yasal ve ekonomik alt yapı oluşturulmuştur.

FETÖ’nün devlete sızıp silahlı darbe yapma gücünü elde etmesinde, siyasi ayağının bu örgüte yaptığı yardımların rolü inkâr edilemez. FETÖ’nün bu kadar büyük bir askeri, siyasi ve ekonomik güce ulaşması örgüt içerisinde aktif çalışan bir siyasi kanada sahip olmadan mümkün olamazdı. TBMM’de grubu bulunan 4 siyasi partinin ortak önergesiyle 26 Temmuz 2016 tarihinde Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) 15 Temmuz darbe girişimi ile bu terör örgütünün faaliyetlerinin araştırılması amacıyla bir Araştırması Komisyonu kurulmuştu. Ancak çoğunluğu oluşturan iktidar partisi, komisyonun amacına uygun çalışmasını engellemek için her türlü çabayı göstermişti. Komisyonun sürekli engellenen çalışmasıyla bile FETÖ yapılanmasıyla ilgili gerçeklerin ortaya çıkması siyasi bir paniğe neden olmuş komisyon çalışmaları fiilen 9 Aralık 2016 tarihinde, resmen de 4 Ocak 2017 tarihinde sonlandırılmıştır. Dolayısıyla darbe girişiminin yanı sıra FETÖ’nün siyasi ayağını da ortaya çıkarabilecek bir araştırma yapılması engellenmiştir.”

https://www.cafemedyam.com/2019/12/20/akpnin-utanc-feto-videosu/

DEVLET BAHÇELİ, CHP’NİN ‘TBMM FETÖYÜ ARAŞTIRSIN’ SÖZÜNÜ DUYUNCA ÇOK GERİLİYOR

https://www.cafemedyam.com/2019/12/24/bahcelinin-goruntuleri-ortaya-cikti/

BAHÇELİ:

”FETÖ’nün siyasi ayağı açıklamamızdan sonra komisyon kurun destek olalım derler ama FETÖ’ye kimin destek olduğunu gösteremezler. CHP’nin sicili kabarıktır. Kılıçdaroğlu’nun sözleri yalandır. Türkiye Libya’da huzurun yanındadır. Libya’da ne aradığımızı söyleyenler Akdeniz’de boğulmamızı isteyen işbirlikçilerdir. Hafter’i makul bulan CHP’nin Türk askerini mahsurlu görmesi utanmazlıktır. Çok uygun görüyorsa Kılıçdaroğlu bir gemiye binip soluğu Hafter’in yanında alması tavsiyemizdir..

Irak’ın 2003’teki işgalinden sonra 1.5 milyon Müslüman katledildi. Büyük bir kültürel mirasın meşalesi söndürüldü. ABD’nin yanısıra İran’ın da nüfuzu zaman içinde güçlenmiştir. Irak toprak altından petrolün çıkarılıp insanın konduğu yer haline gelmiştir. Terör örgütüne yardımlar Irak halkını bunaltmıştır. Kasım Süleymani’nin de içinde bulunduğu konvoya düzenlenen ABD hava saldırısı böglesel gerilimi zirveye taşımıştır. Bir üsse yapılan saldırıda ABD’li görevlinin öldürülmesi, Bağdat Büyükelçiliği’ne yönelik protesto eylemleri Kasım Süleymani’nin öldürülmesine kadar varmıştır. ABD üslerine balistik füze fırlatılmıştır. Gözler boyanmıştır. (ABD Başkanı Donald) Trump’un barış içinde yaşamaya hazırız vurgusu, İran yönetiminin temkinli açıklamaları krizi yönetebilir düzeye taşımıştır.. 

ABD-İran arasındaki itiş kakış dengelenmiş ve denetim altına alınmıştır. Kasım Süleymani’ye düzenlenen hava saldırısından sonra pek çok senaryo konuşulmuş sözde uzmanlar abuk subuk değerlendirmelerle kafaları karıştırmıştır. Türkiye’nin bu suikast karşısında aldığı pozisyon çok dengelidir..

İran’ın bu ülkedeki en kilit isminin öldürülmesi bütün olumsuzlukların hesaplandığını da göstermektedir. Herhangi bir ülke suçlu gördüğü bir devlet görevlisine saldırırsa adalet ve hukuk rafa kalkar orman kanunları geçerli olur. Trump’un suçlu bulup öldürdük demesi tam bir kırılmadır. Madem suçluydu suçlunun nasıl yargılanacağı hangi hukuki işlemlere muhatap kılınacağı herkesin bildiği bir husustur. ‘Bana göre suçluydu, ölmesi gerekti’ demek eşkiyalıktır, barbarlığın ta kendisidir. Suçu belirleyip suçluyu cezalandırmak hiçbir ülkenin haddi değildir. ABD Başkanı’nın Kasım Süleymani’yi savaşları önlemek için öldürdük ifadesi uluslararası hukuka aykırıdır..

ABD Başkanı Trump suçlu arıyorsa Pensilvanya’ya bakmalıdır. FETÖ’cülük suç örgüt elebaşı Gülen suçlu değilse bu durumda suç ve suçlunun tanımı nasıl yapılacaktır? DEAŞ liderini öldürenler PKK/YPG’nin ileri gelenlerini de öldürsünler ya da çekilip kahraman Türk evladının neler yapacağını takip etsinler.”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top