BİLİM & TEKNOLOJİ

‘SPUTNİK V’ AŞISI KOVİD-19 GEÇİREN KİŞİLERDEKİ ANTİKOR SEVİYESİNİN ÜZERİNDE ANTİKOR ÜRETİYOR!

“Sputnik V’nin 1-2. aşama klinik testleri, kriterlerin hiçbirinde ciddi olumsuzluk (SAE, Derece 3) göstermezken…”

RFPİ BAŞKANI DMİTRİYEV ‘SPUTNİK V’ AŞISIYLA İLGİLİ ELEŞTİRİLERE YANIT VERDİ

Moskova’daki Gamaleya Araştırma Merkezi tarafından geliştirilen Sputnik V aşısı 11 Ağustos’ta tescil edildi

RFPİ Başkanı Kirill Dmitriyev:

“Rusya Sputnik V aşısını üretirken daha önceki aşı uygulamalarını çalmadı. Bu iddialar Rusya’yı en sert şekilde eleştiren kesimler tarafından bile reddedildi..

‘Sputnik V’,Kovid-19 geçiren kişilerdeki antikor seviyesinin üzerinde antikor üretiyor.”

Moskova’daki Gamaleya Araştırma Merkezi tarafından geliştirilen Sputnik V aşısı 11 Ağustos’ta tescil edildiğinden bu yana dünyanın birçok ülkesi Rusya’ya ilgi ve heyecanla yaklaştı ve 1 milyar doz aşı talebinde bulundu.

MRNA veya maymun adenovirüsü gibi güvenliği ve yeterliliği henüz kanıtlanmamış teknolojilere dayalı olarak kendi aşılarını geliştiren Batılı ülkeler ve şirketler, Sputnik V’yle ilgili eleştiriler ve sorular yöneltti.

Dünyanın önde gelen The Lancet bilim dergisinin, Rusya’nın Kovid-19’a karşı geliştirdiği aşının klinik araştırmalarının ilk iki aşamasında edinilen sonuçları yayınlaması bağlamında bir makale kaleme alan Dmitriyev, soruları yanıtladı.


AŞINIZI ÇALDINIZ MI?

RFPİ Başkanı Kirill Dmitriyev:


“Hayır, çalmadık. Bu aşıda, Kovid-19 için şu anda dünyada başka hiçbir ülkenin sahip olmadığı, benzersiz, iki vektörlü insan adenovirüs teknolojisini kullanılıyor..

Vektörler, koronavirüsün ucundan genetik materyal taşıyan, çoğalamayan tasarlanmış virüslerdir..

Teknolojimiz, birinci ve ikinci enjeksiyon için Ad5 ve Ad26 olmak üzere iki farklı insan adenoviral vektörü kullanır. Bu teknoloji, adenovirüslere karşı önceden var olan bağışıklığın üstesinden gelinmesine yardımcı olur..

Rusya, koronavirüse karşı aşı yapmak için 2015’te Ebola’ya karşı geliştirilen, tüm klinik araştırma aşamalarından geçen ve 2017’de Afrika’daki Ebola salgınını yenmekte yardımcı olan mevcut çift vektörlü platformu başarıyla modifiye etti..

Kuşkusuz, ilk baştaki aldatmacadan sonra bu soru Rusya’yı en sert şekilde eleştiren kişiler tarafından bile reddedildi, çünkü hiçbir dayanağı yoktu. Ancak daha tescil edilmeden önce Rus aşısını karalama girişimleri olduğunu gördüğümüz için, bunu vurgulamak hala daha önem taşıyor.”

1. VE 2. AŞAMA KLİNİK TEST SONUÇLARI NE ZAMAN YAYINLANACAK?

Kirill Dmitriyev:

“Dünyanın en eski ve en saygın tıbbi yayınlarından biri olan The Lancet’te kapsamlı bir hakemlik sürecinden geçtikten sonra 4 eylülde yayınlandı. Bu, bir dizi yayının sadece başlangıcı.

Makalede yer alan temel noktalar şunlardır:

1.Sputnik V’nin 1-2. aşama klinik testleri, kriterlerin hiçbirinde ciddi olumsuzluk (SAE, Derece 3) göstermezken, diğer aday aşılarda (AstraZeneca, Pfitzer, BioNtech, Novavax ve CanSino) ciddi olumluksuzlukların insidansı yüzde 1 ile 25 arasında değişiklik gösteriyor..

2. Sputnik V, klinik testlere katılanların yüzde 100’ünde stabil bir humoral ve hücresel bağışıklık tepkisi oluşturdu. Sputnik V ile aşılanan gönüllülerin virüsü nötralize eden antikorlarının seviyesi, Kovid-19’dan iyileşen hastaların antikor seviyesinden 1.4-1.5 kat daha yüksek çıktı. Buna karşılık, İngiliz ilaç şirketi AstraZeneca, klinik teste katılan gönüllülerinin antikor seviyesini, koronavirüsten iyileşenlerin antikorlarının seviyesine neredeyse eşit seviyede gösterdi. Sputnik V aşısının klinik testlerine katılan tüm gönüllülerde, CD4+ ve CD8+ olmak üzere her iki tip özel hücrelerin bulunduğu T-hücre bağışıklığı oluşturuldu. Bu özel hücreler, SARS-CoV-2 ile enfekte olan hücreleri tespit edip yok eder..

3. Gamaleya Epidemiyoloji ve Mikrobiyoloji Ulusal Araştırma Merkezi uzmanları, aşılanmış kişilerin insan adenovirüslerine karşı önceden oluşmuş bağışıklığa sahip olabileceği yönündeki endişelere rağmen, insan adenoviral vektör platformunun verimliliğini kanıtlamayı başardı. Son zamanlarda adenovirüs enfeksiyonu geçirmiş olanlar bile dahil olmak üzere, testlerde aşılananların yüzde 100’ünde etkili bir bağışıklık tepkisine ulaşılmasına izin veren optimal güvenli doz belirlenmiştir. Adenovirüs enfeksiyonlarına karşı önceden var olan bağışıklık ile ilgili endişeler, uzun yıllar boyunca araştırılmayan ve test edilmeyen maymun adenovirüs vektörü veya mRNA tabanlı platformlar gibi alternatif yöntemlerin ortaya çıkmasının ana nedenlerinden biriydi. Sputnik V’in kanıtlanmış etkinliği, potansiyel olarak tehlikeli olan ve zarar verebilecek test edilmemiş platformlara dayalı aşı geliştirme ihtiyacını ortan kaldırıyor..

4. İnsan adenovirüs serotipleri Ad5 ve Ad26’ya dayanan iki farklı vektörün iki ayrı aşılamada kullanılmasıyla daha etkili bir bağışıklık tepkisi elde edilebilir. Aynı vektörün iki aşılamada kullanılması durumunda ise bağışıklık sistemi savunma mekanizmalarını harekete geçirir ve ikinci enjeksiyonda ilacı reddetmeye başlar. Bu nedenle, Sputnik V aşısında iki farklı vektörün kullanılması olası bir nötralize edici etkiyi önler ve Kovid-19’lu kişilere göre daha yüksek düzeyde antikor sağlar.”

KLİNİK TESTLERİN BİRİNCİ VE İKİNCİ FAZINDA GÖNÜLLÜLERİN SAYISI ÇOK AZ DEĞİL MİYDİ?

Kirill Dmitriyev:

“Yüzeysel olarak yaklaşıldığında 76 gönüllünün katıldığı Sputnik V aşı testlerinin, örneğin 1.077 kişi ile yapılan AstraZeneca aşı testlerine göre çapı itibarıyla daha mütevazı gibi gelebilir..

Bununla birlikte Sputnik V aşısının test tasarımı daha verimliydi ve sağlam bilimsel varsayımlara dayanıyordu. AstraZeneca ilk başlarda testlerinde sadece tek enjeksiyon kullanıyordu, ancak bu yanlış bir varsayım oldu, zira yalnızca iki enjeksiyonlu model uzun vadeli bağışıklık oluşmasını sağlıyor..

Testlerden sonra şirket bunu kendi itiraf etti. Bu yanlış varsayımların sonucunda AstraZeneca, iki enjeksiyonlu modeli 1.077 kişiden yalnızca 10’unda test etti. Böylece klinik araştırmaların birinci ve ikinci aşamaları çerçevesinde 2 enjeksiyonlu Sputnik V aşısının yapıldığı toplam kişi sayısı, 2 enjeksiyonlu AstraZeneca aşısının yapıldığı kişi sayısını 4 kat aştı. Basın yayın kuruluşlarının çoğu bu noktayı es geçti.”

DAHA FAZLA KİŞİ ÜZERİNDE KLİNİK TEST YAPILACAK MI?

Kirill Dmitriyev:

“AstraZeneca ABD’de 30.000 katılımcıyla 3. aşama testlere başlamadan önce, 26 Ağustos’ta Rusya’da 40.000’den fazla kişiyi içeren tescil sonrası araştırmalar başladı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Filipinler, Hindistan ve Brezilya’daki klinik testlere bu ay başlayacağız. 3. aşama testin ön sonuçları Ekim-Kasım 2020’de yayınlanacak.”

SPUTNİK V AŞISI NEDEN HIZLANDIRILMIŞ PROSEDÜRLE TESCİL EDİLDİ?

Kirill Dmitriyev:

“Tescilin hızlandırılmış prosedürle yapılması, klinik araştırmaların ilk ve ikinci fazlarında elde edilen olumlu sonuçlar ve insan adenovirüs vektör platformunun, uluslararası bilimsel dergilerde çıkan 75 yayın ve 250’den fazla klinik araştırma içeren onlarca yıllık araştırmalarla dünyanın en güvenli platform olduğunun kanıtlanması sayesinde mümkün oldu..

Rus bilim insanları, 1953’ten beri yapılan araştırmalara dayanarak dünya çapında insan adenoviral aşılarının ve ilaçlarının kullanımının güvenliği konusunda ikna edici veriler sağladı. Kayıtlara göre 1971’den beri 10 milyondan fazla ABD askerine insan adenoviral aşıları vuruldu..

Bir kanser ilacı olan, insan adenoviral vektörlerine dayalı Gendicine, 15 yıl içinde Çin’de 30.000’den fazla kişiye uyguladı. İnsan adenovirüslerine ve adenoviral vektörlere dayalı aşıların ve ilaçların güvenliği 75’ten fazla uluslararası bilimsel yayında ve 250’den fazla klinik testte doğrulandı..

Sputnik V ile aynı vektörleri kullanan insan adenoviral vektör teknolojisine dayalı aşıların klinik testlerine dünya çapında halihazırda 25.000’den fazla kişi katıldı. Gamaleya Araştırma Merkezi’nde 2015 yılından bu yana 3.000’den fazla kişiye Ebola ateşi ve Orta Doğu Solunum Sendromu’na (MERS) karşı insan adenoviral vektör bazlı aşılar uygulandı..

Bu nedenle Rusya, diğer hastalıklar için önceden onaylanmış, güvenli ve verimli bir insan adenovirüs dağıtım platformuna sahip olduğu için aşıyı tescil etti. Sputnik V’nin Rusya’da tescilinden bu yana, diğer ülkeler de acil kullanım tesciline yönelik planlarını duyurdu. Sinovac Biotech’in aşısı Çin’de benzer bir onay aldı. Birleşik Krallık hükümeti ve ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) Başkanı Stephen Hahn, daha önceki çekincelerine rağmen İngiliz ve ABD’li aşı üreticileri için hızlı tescil potansiyeline sahip olduklarına işaret etti.”

AŞI ÜRETİMİNDE BENZER TEKNOLOJİ KULLANAN BAŞKA KİMLER VAR?

Kirill Dmitriyev:

“Bazı diğer şirketler, koronavirüse karşı aşı geliştirmek için insan adenovirüs vektör platformunu kullanıyor. Misal, Johnson&Johnson şirketi sadece 26. serotipin vektörünü kullanırken Çinli CanSino şirketi 5. serotipin vektörünü kullanıyor. Sputnik V her ikisini de kullanıyor. Johnson&Johnson ve CanSino’nun çalışmaları, Rus yaklaşımının üstünlüğünü teyit etmenin yanı sıra, Sputnik V aşısının yararlarını da gösteriyor, çünkü araştırmalar, iki vektör kullanmanın bir vektör kullanmaktan daha iyi sonuçlar verdiğini kanıtladı.”

BATILI AŞI ÜRETİCİLERİ İÇİN BAZI SORULARIMIZ VAR

Kirill Dmitriyev:

“Tüm bunları dikkate aldığımızda, aşı araştırmalarında net biçimde lider olan ve en güvenli ve en etkili Kovid-19 aşısını geliştiren Rusya’nın, mRNA ve maymun adenovirüs vektör tabanlı teknolojileri kullanan Batılı aşı üreticileri için bazı soruları var. Şimdi bizi eleştirenlere şunu sormak istiyoruz: “Sen neden kardeşinin gözündeki çöpü görürsün de kendi gözündeki merteği fark etmezsin?”

Soru 1: mRNA ve maymun adenovirüs vektör tabanlı teknolojilerin karsinojenik etkileri ve doğurganlık üzerindeki etkisi ile ilgili uzun vadeli çalışmalar var mıydı? (Kopya veriyoruz: yoktu)


Soru 2: Bunların olmaması, bu teknolojilere dayalı aşıları üreten önde gelen ilaç firmalarının, bu aşıları alacak ülkeler ile bir şeylerin ters gitmesi halinde kendilerini davalardan koruyacak muafiyetleri görüşmesinin nedeni olabilir mi? 


Soru 3: Batı medyası neden mRNA ve maymun adenovirüs vektör teknolojisi tabanlı aşılarla ilgili uzun vadeli çalışmaların yapılmadığını bildirmiyor? 


İNSAN AŞISI MI, MAYMUN AŞISI MI?

Kirill Dmitriyev:

“mRNA ve maymun adenovirüs vektör teknolojisi tabanlı aşılar daha önce hiç kullanılmadı ve düzenleyicilerin onayını almadı. Etkinliğine ilişkin araştırmalar, insan adenoviral vektör tabanlı platformla yönelik yapılan benzer araştırmalara göre en az 20 yıl geriden geliyor. Buna rağmen üreticiler şimdiden Batılı hükümetlerden milyarlarca dolar değerinde sözleşmeler sağladığı gibi, kendilerini olası davalara karşı güvence altına alarak hızlandırılmış tescil için başvuruda bulunabilir. mRNA teknolojisi tabanlı aşının gelecekte önemli bir rol oynayabilecek birçok üstünlüğü var, ama bu üstünlükler arasında uzun vadeli güvenlik güvencesi yok. Bazı ilaç firmalarının yöneticileri bunu açık açık dile getiriyor..

AstraZeneca’nın üst düzey yöneticisi Ruud Dobber:

“Dört yıl içinde aşının yan etkiler gösterme ihtimaline karşı bir şirket olarak risk alamayacağımız benzersiz bir durum. Sözleşmelerde sorumluluktan muafiyet istiyoruz” ifadelerini kullandı.

İnsanların, mRNA veya maymun adenovirüs vektör tabanlı platformlar gibi yeni, denenmemiş çözümlerin onaylanmasıyla ilgili riskler hakkında bilgilendirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Batılı ilaç firmalarının en yakın zamanda “güvenlik manifestosunu” yayınlama niyetine büyük önem veriyoruz. Bu manifestonun yalnızca klinik araştırmaların kısa vadeli sonuçlarını kapsamayacağını, aynı zamanda bu aşıların karsinojenik etkileri ve doğurganlık üzerindeki etkilerinin ortaya çıkması ile ilgili uzun vadeli büyük risklerin olmadığından emin olmayı da mümkün kılmasını umuyoruz. Bu bilgiler, insan sağlığını korumaya yardımcı olacak ve dünyaya uzun vadeli plan yapma fırsatını sağlayacak.

TÜM AŞILAR EŞİT YARATILMADI

Kirill Dmitriyev:

“Son olarak, aşı platformlarının birbirinden farklı olduğunu kaydetmek gerekiyor. Sputnik V, en güvenli ve en kanıtlanmış platform üzerine inşa edildi ve tamamen Rusya’daki yasa ve prosedürlere uygun şekilde acil durumlarda kullanılmak için tescil edildi. Batı’daki bazı düzenleyiciler de acil durumlarda kullanmak için hızlandırılmış tescil imkanını değerlendiriyor, ancak kanıtlanmamış yeni teknolojiler temelinde geliştirilen aşılar için.

Uzun vadeli risklerle ilgili sorularımızın yanı sıra, gelecekte ortaya çıkabilecek kanıtlanmamış aşı platformlarla ilgili diğer tüm soruların da yanıtlanacağını umuyoruz. Son yüzyılların en şiddetli salgını, hepimizi çözümler aramaya zorladı. Ancak eleştirmenlerimizin de Rus aşısına yönelik eleştirilerinde aradıkları sıkı güvenlik ve şeffaflık standartlarına uymasını umuyoruz. Ne de olsa salgına karşı birlikte, tüm önyargılardan yoksun ve tam şeffaflık ve güven içinde mücadele etmeliyiz.” 

İLGİLİ HABER

Sputnik

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top