EĞİTİM

ÖĞRETMENLER ANLATIYOR

DÖRT ÖĞRENCİYLE CANLI DERS

DÖRT ÖĞRENCİYLE CANLI DERS

Türkiye’deki öğrenciler 23 Mart 2020’de uzaktan eğitimle tanıştı.

Başta geçici olduğu düşünülen bu uygulama, öğretim yılının sonuna kadar devam etti ve yeni öğretim yılı da ‘‘uzaktan’’ başladı.

UZAKTAN EĞİTİMDE EN BÜYÜK SORUN ERİŞİM OLDU.

Evinde bilgisayarı, interneti olmayan öğrenciler aylarca eğitimden uzak kaldı. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk da eğitime erişemeyen 1,5 milyon öğrenci olduğunu, bu öğrenciler için EBA destek noktaları kurulduğunu söyledi.

Eğitime erişenlerin ne kadar verim sağladıkları da tartışılıyor çünkü  öğrencilerin çoğu,  sınıfta kalmayacaklarını öğrendikten sonra derslere ilgilerini tamamen kaybetti. 

Ancak yeni öğretim yılı öğrenciler için o kadar kolay olmayacak. Özellikle de ilk dönemin, pek çok sınıf seviyesinde ‘‘uzaktan’’ süreceği düşünülüyor ve öğrenciler sınavlarda tüm kazanımlardan sorumlu olacak, yoklama ihmal edilmeyecek. 

Erişim gene büyük bir sorun olarak karşımızda durmakla beraber okula yeni başlayanların nasıl okuma-yazma öğreneceği de başka bir tartışma konusu. Liselere ve üniversiteye giriş sınavlarına girecek öğrencilerin durumu da net değil. Milli Eğitim Bakanı ‘‘her konuya çalışsınlar’’ dese de öğrenciler, sınavlarda kazanımların tamamından soru gelip gelmeyeceği konusunda açıklama bekliyor. 

Bütün bu kaosun tam merkezinde yer alan öğretmenler, bir yandan sağlık kaygısı yaşarken bir yandan da öğrencileriyle iletişimlerini sıkı tutmaya, onların öğrenim kaybı yaşamamasına çalışıyor. 

Biz de eğitimde yaşananları öğretmenlerin kendilerinden dinlemek istedik çünkü ‘eğitime erişemeyen çocuklar var’ cümlesi bir tespitse, bir öğretmenin “yaptığım canlı derse 39 öğrencimden sadece 4’ü katıldı’’ demesi bu tespitin somut bir göstergesi. 

Yazı dizisinde olabildiğince her sınıf düzeyinden öğretmenlerin katkı sağlamasını amaçladık. Bir kısmı haklı nedenlerle adlarının yayımlanmasını istemedi. Dizimize katkı sağlayan tüm öğretmenlere teşekkür ederim. 

DÖRT ÖĞRENCİYLE CANLI DERS  

Meslek lisesi öğretmeni N. S., 39 öğrencisinden 35’inin derse katılmadığını, yaptırım da bulunmadığını söylüyor.

– Hangi okulda öğretmensiniz? Kaçıncı sınıfları okutuyorsunuz?

Meslek lisesi öğretmeni N. S.:

Bir meslek lisesinde Matematik öğretmeni olarak görev yapmaktayım. 9 ve 10. sınıflar ağırlıklı olmak üzere bütün sınıflara derse giriyorum.

– Mart ayında başlayan uzaktan eğitim sürecini nasıl geçirdiniz? Neler yaşadınız? Bütün öğrencileriniz eğitime erişti mi?

Öğrencilerimizin tamamı uzaktan eğitime erişemedi elbette. Okullarımız eğitimde eşitlik ilkesini gerçekleştiriyordu. Çünkü her öğrenci okula gelebiliyordu. Fakat eğitim uzaktan yapılmaya başlandığı anda bırakın internetten canlı dersleri takip etmeyi, evinde televizyonu olmayan öğrencilerimiz bile vardı. Aslında her şey anlatıldığı veya planlandığı gibi olmuyor. Evinde kendine özel, çalışabileceği odası olmayan öğrencilerimiz var. Canlı ders yapıyoruz, evde kardeşlerinin sesleri geliyor, annesinin babasının sesi geliyor. Durum böyle olunca elbette katılım sayısı çok olmadı. İnterneti, bilgisayarı, telefonu olmayan öğrenciler canlı derslere katılamadı. Katılanlar ile ne kadar sağlıklı oldu tartışılır. Aynı zamanda bir de bilerek derse katılamayan bir grup öğrenci vardı. Onları bir şekilde gerek öğretmenler, gerek idarecilerimiz sürekli iletişime geçerek derslere katılamaya teşvik etmeye çalışıyorduk. Ama belki de uzaktan eğitimde katılım sayılarında yaşanan en büyük sıkıntı, Sayın Milli Eğitim Bakanı’ın “Bu sene hiçbir öğrencimiz sınıfta kalmayacak.” demesinin ardından yaşandı. Bu açıklamadan sonra biz ne yapsak, ne desek faydasızdı.

Bizlerin yaşadığı bir diğer sıkıntı ise Milli Eğitim Bakanlığı’nın yapmış olduğu puanlama sistemiydi. Bizler EBA’ya veya EBA Akademik Destek sistemlerine girip, bir şeyler yaptığımızda bizlere puan veriliyordu. İşin içinde puan var ise yarış vardır. Okullara haftalık il, ilçe, okul bazlı sıralamalar gelmeye başladı. Eğer okulunuz geride ise idarecilere baskı yapıldı, idareciler de bizlere baskı yaptı. Başka ağları kullanarak yapılan çalışmalar sayılmadı. Eğer puan olarak geride kaldıysanız hiçbir şey yapmayan öğretmen oldunuz.

– Bütün öğrencilerinizin konuyu anladıklarından nasıl emin oluyorsunuz? Anlamayan olursa ne yapıyorsunuz?

Uzaktan eğitimde çok fazla emin olamıyoruz doğruyu söylemek gerekirse. Çünkü normalde öğrencinin derse aktif katılımını sağlayarak, onlardan anında geri dönüt alarak ve hatta bazen onların davranışlarından, bakışlarından bile anlıyoruz anlayıp anlamadıklarını. Öğrencilere EBA üzerinden veya kendimiz doğrudan iletişim ağları üzerinden ödevler verdik, ama öğrenciyi sürecin bütününe dahil etmekte zorlandığımız için bu konuda da zorlandık doğrusu. Anlamayanlar oldu elbette. Ve şimdi konuların telafisi ve tekrarı niteliğinde bir kez daha uzaktan eğitim ile öğrencilerimize konuları anlatıyoruz. Ama sonuç yine aynı. Dün yaptığım canlı derste 39 öğrenci olması gerekirken ben 4 öğrenci ile canlı ders yaptım. Canlı derslere katılım sağlamayan öğrenciler için bir yaptırımımız yok maalesef. 

– Sizce uzaktan öğrenilebilecek en kolay ve zor dersler hangileri? 

En başta da dediğim gibi öğrenmenin sınıf ortamında öğrenci ile yüz yüze, göz göze olacağını düşünen bir öğretmenim. Uzaktan eğitim ile anlatılacak kolay ders yok bana göre. Uzaktan eğitim ile hepsi zor.  Matematiğe ya da sayısal derslere göre sözel derslerinin anlatımının daha kolay olacağını düşünüyorum. Ama dediğim gibi anlatımı kolay. Öğretme ve öğrenme olarak düşündüğümüzde hepsi zor. Öğrenci ile yüz yüze, göz göze olmak gerekli.

– Uzaktan eğitim ile öğrenme olur mu?

Elbette olur. Öğrenci istekli olduktan sonra ve imkânları da yeterli ise her şekilde öğrenir. Tv’den öğrenir, canlı derslerden, elindeki kitaptan da öğrenir. Sınıftaki gibi olmaz ama olur neticede. 

MATEMATİK SUNUMLA ÖĞRETİLMEZ

– Matematik dersini uzaktan nasıl anlatıyorsunuz? Öğrenmeyi kolaylaştırıcı yöntemleriniz var mı?

Meslek lisesi öğretmeni N. S. :

Matematik dersi zaten normalde meslek liselerinde okuyan öğrencilerin çok fazla ön yargılı olduğu bir derstir. Yüz yüze eğitimde bile öğrencilere bir şeyler öğretirken zorlanıyoruz. Bizim dersimiz maalesef sunum hazırlayarak okunup anlatılacak bir ders değil. Ben kendi adıma, ki bir çok öğretmenin de yaptığı gibi bu süreçte grafik tablet aldım kendime. Böylece canlı derslerde zorlanmadan ders anlatabileyim. Matematiği anlatırken öğrencilerin aktif  katılımını sağlayarak ve günlük hayattan örnekler vererek öğrenmeyi kolaylaştırmaya çalışıyoruz. Uzaktan eğitimde de aynı şekilde anlatmaya çalıştım. 

EBA TARLADA


Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde kırsal mahallelerde yaşayan ve tarlalarda çalışan öğrenciler için EBA Mobil Destek Aracı hazırlandı. Öğrenciler tarlada hem ailelerine yardım ediyor, hem de dersleri izliyor. 

TRAKYA BÖLGESİNDE BİR İLÇEDE İLKOKUL ÖĞRETMENLİĞİ YAPAN S.A. : ODAKLANMA HEP SORUN 

– Mart ayında başlayan uzaktan eğitim sürecinde kaçıncı sınıfı okuttunuz? Süreç nasıl  geçti? 

İLKOKUL ÖĞRETMENLİĞİ YAPAN S.A.:

4. sınıfları okuttum. Süreç ilk defa uygulandığı için biraz zor başladı.Gerek öğretmenler gerek öğrenciler ilk etapta uyum sağlamakta zorlandı diye düşünüyorum.

– Bu öğretim yılında kaçıncı sınıfı okutmaya başladınız? Sınıfınızda kaç öğrenci var?

Tayinler sebebiyle tekrar 4. sınıfı okutuyorum. Şu an 32 öğrencim var. 

– Uzaktan eğitimde sizi en çok zorlayan nedir? 

Öğrencilerimin dikkatini toplamak. Çünkü öğrencilerimin etrafında çok fazla dikkat dağıtacak unsur vardı. İlk defa uzaktan eğitimin içinde oldukları için garip karşıladılar.

Bir kısmı da canlı ders programının özelliklerini keşfederken dikkatleri dağılıyordu.

– Öğrencilerinizin derse ilgisi nasıl? Dersle katılımlarını sağlamak için neler yapıyorsunuz? 

İlginin zaman ilerledikçe azaldığını gördüm.Katılımı arttırmak için EBA dışında özellikle velisinin cep telefonu ile bağlanan öğrenciler için akşam saatlerinde zoom üzerinden ders yaptım.Ayrıca her gün düzenli olarak sınıf whatsapp grubuna 2 dersten kendi çektiğim videoları paylaştım.  Çocukların teknolojiyi kullanma durumunu göz önüne alarak Web 2.0 araçlarını kullanmaya çalıştım.

– Uzaktan eğitimde özellikle küçük sınıflarda  veli desteği çok önemli. Sizin gözlemleriniz neler? Buna fırsatı olmayan ya da çok sayıda çocuğu olan veliler de var. Bu çocuklar ne yapacak?

Bana göre veli eğitim sisteminin önemli bir paydaşı.Benim gözlemim velilerin küçük  sınıflarda daha ilgili olduğu.Ancak her ikisi çalışan veliler, öğrencisini babaanne veya anneanne bakımına bıraktıklarında uzaktan eğitim o öğrenci için ciddi sekteye uğruyor.  Ayrıca kardeşlerin aynı saate çakışan tv veya canlı dersleri ,tüm kardeşlerin derse ulaşmasını engelledi.Ders saatlerinde esneklik ya da güveni bir şekilde dersi kayıt altına alıp gün içerisinde izleme imkanı sunulabilir.

– 4. sınıf kazanımlarının hepsi uzaktan eğitimle mümkün olabilecek mi sizce? 

Bence kazanımların tamamının uzaktan eğitimle verilmesi mümkün değil.

– Uzaktan eğitimde yaşanan en büyük sorun nedir size göre? Nasıl çözülebilir? 

İmkan ve fırsat eşitliğinin olmaması. Bunun da temelinde ekonomik gelir dengesizliği olduğunu düşünüyorum. Ülkemizin genelini bir kenara bırakalım, il hatta ilçelerin kendi içerisinde okullar arasında çok farklılıklar var.İnternet desteği arttırılabilir, bu yıl yapılan EBA destek noktaları özellikle canlı derse katılım oranının düşük olduğu bölgelerde yeterli seviyeye çıkarılabilir, internet desteği EBA dışında da kullanılan programlar için sağlanabilir , tüm tedbirler alınarak küçük gruplarla yüz yüze eğitim yapılabilir, ilk aklıma gelenler.

5, 7 VE 8. SINIFLARA GİREN TÜRKÇE ÖĞRETMENİ MEHMET AYDOĞAN:  8. SINIFLARA DESTEK PROGRAMI ŞART 

– Hangi okulda öğretmensiniz? Salgın başladığında kaçıncı sınıfı okutuyordunuz? Ne tür zorluklar yaşadınız? 

TÜRKÇE ÖĞRETMENİ MEHMET AYDOĞAN:

İstanbul Kartal Şehit Er Serhat Şanlı Ortaokulu Türkçe Öğretmeniyim. Covit 19 salgını başladığında  5.,7. ve 8. sınıfların Türkçe dersine giriyordum.

Uzaktan eğitim sürecinde EBA’ya bağlanamama, internet kesintisi vb sorunlar yaşadım.  Yine öğrencilerin bilgisayarının olmaması, internete erişim ve velilerin çalışmasından dolayı  öğrencileri uzaktan eğitim sürecini takip etmemesi de ayrıca sorun olarak karşımıza çıktı.  Başlangıçta belli düzeyde öğrencilerimizin ilgisi varken giderek bu ilgi azaldı ve dönem sonuna doğru EBA canlı derslere 1-2 öğrenci katılır oldu. 

– Bu öğretim yılında kaçıncı sınıfı okutuyorsunuz? 31 Ağustos’tan bu yana neler yapıyorsunuz? 

Bu öğretim yılında 5.,7. ve 8. sınıfların derslerine giriyorum. Canlı ders yaparken EBA sistemindeki yoğunluktan kaynaklı sorunlar yaşadım. EBA’ya girememe, canlı ders işlerken sistemin dışarı atması vb sorunlar yaşıyorum. Öğrencilerin katılımı oldukça düşük. 54 öğrencinin tanımlandığı (2 şube) canlı derse 6-7 öğrencinin katıldığına tanık oluyoruz. Bu durum öğretmen olarak motivasyonumu düşürüyor. Katılımı arttırmak için velileri ve öğrencileri sürekli uyarmak zorunda kalıyorum. Birçok öğrencinin bilgisayarı yok. Bu öğrenciler canlı derslere telefonla katılıyorlar. Telefon ekranlarının küçüklüğü de bu öğrencilerimizin dikkatini dağıtan, motivasyonlarını engelleyen bir unsur. Yine bazı öğrenciler anne babasının telefonunu kullanarak canlı derslere katılabiliyorlar. Anne baba işe gittiklerinde canlı derse katılamadıklarını ifade ediyorlar. 

Bir an önce okulların yüz yüze eğitime hazır hale getirilmesi gerekiyor. MEB’in öğretmen ve öğrencilerimizin gönül rahatlığı ve güvenle okullara gelmesini sağlayacak şartları oluşturması gerekiyor diye düşünüyorum. sınıf mevcutlarının, derslerin ve buna bağlı olarak müfredatın seyreltilmesiyle yüz yüze eğitimin koşullarının oluşturulması gerekiyor. 

Okulun eğitim öğretim mekânı olarak çocuğun dünyasından çıkmaması için asgari düzeyde bir program yapılmalıdır. 

– 8. sınıflar haziranda LGS’ye girecek. Onları nasıl bir öğretim yılı bekliyor? Kaygı düzeyleri nasıl? 

8. sınıf öğrencilerinde ayrıca bir kaygı olduğunu gözlüyorum. 8. sınıf öğrencilerimizin kaygılarını ortadan kaldıracak hem rehberlik hem psikolojik destek programları hazırlanmalı, yine bu programa veliler de tabi tutulmalıdır. MEB, LGS sınavının önemini azaltacak bir takım önlemler almalı ve özellikle akademik lise için yatırım yapmalıdır. 

Özellikle yoksul öğrencilerimiz için bilgisayar, internet erişimi gibi engellerin ortadan kaldırılması için MEB çalışmalar yürütmelidir. Okulların güvenliğinin ve hijyenin sağlanması için personel ataması yapılmalıdır.

Okullarda mutlaka sağlıkçının bulunması sağlanmalıdır.

DERSE KATILAN AZ

31 Ağustos’ta başlayan uzaktan eğitim sürecinde sıkıntılar katlandı, öğrenciler çeşitli nedenlerle derslere girmiyor.

Bu öğretim yılında öğrencilerin öğrenim kaybı yaşama ihtimali var. Dezavantajlı bölgelerde artan bilgi eksiklikleri olacak. Yani gelir seviyesi ile bilgiye ulaşma şansı doğru orantılı şekilde artacak. 

* Bilgisayar kullanımında yeterince yetkin olmayan öğretmenler gece yarılarına kadar bizim gibi teknik öğretmenlerden veya internetten video izleyerek destek almaya çalıştılar. 

* İnternet bağlantı altyapısı herkes evden çalışınca yeterli olmadı ve birçok zaman web sitelerine erişim yaşandı.

* Birçok öğretmen ve öğrenci siber zorbalığa, siber suçlara maruz kaldı. Maalesef hâlâ devam ediyor.

* Birçok öğretmen kişisel telefon numarasını öğrenci ve veliler ile paylaşmak zorunda kaldı. Saate ya da güne bakmadan sürekli arayan veli ya da öğrenciler ile karşılaşıldı. Hafta sonu, akşam, yemek saati, sabah erken gibi kavramlar hayatımızdan çıktı.

* Okuldaki her işlem WhatsApp grupları ile yapılmaya çalışıldı ve halen artarak devam ediyor. Burada okul ve ilçe milli eğitim müdürleri sizi her an rahatsız edebiliyor. Hiçbir resmiyeti olmasa bile tüm yazılar buradan gönderiliyor ve görmediğinizde hesap soruluyor. 

* İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından EBA dışında Zoom gibi platformlardan da ders yapılması zorunlu tutuluyor. MEB bu konuda esnek davransa da mahalli düzeydeki uygulamalarda farklılıklar oluşuyor ve bu da öğretmeni gereksiz yoruyor. 

*Örneğin bizim mahalli yerleşimimizde EBA ve diğer platformlardan yapılan her dersin kanıtı olarak öğrencilerin ve öğretmenin kameralarının açık olduğu bir fotoğraf isteniyor. MEB bu konuda kesin yargı belirtse de uygulamalar yerelde farklı.

Bir lisede teknik öğretmenlik yapan M. A., EBA uygulaması ve uzaktan eğitimde yaşadıkları zorlukları şöyle anlattı: 

“Salgında 9. ve 10. sınıf düzeyinde derslerim vardı. Martta başlayan uzaktan eğitim süreci özel şartlarda değerlendirildiğinde verimli geçti. Ancak derse katılım sağlayan öğrenciler için bu değerlendirmeyi yapabiliriz. Öğrencinin teknik donanımı ve bu donanımı kullanım becerisi varsa öğrenci için de öğretmen için de yüz yüze eğitimden çok daha verimli. Ben teknik öğretmen olduğum için EBA kullanımı ya da dijital materyal hazırlama anlamında bir zorluk yaşamadım ancak genel olarak okuldaki tüm öğretmenleri değerlendirdiğimizde kesinlikle çok sorun yaşandı. 

Bu sene de aynı düzey sınıflara eğitim veriyorum. Her öğrencimin bilgisayar ve internet imkânı yok. Olanlarında kotaları çok sınırlı. Okullarda eksik donanımı olan öğrencilerin tespiti sınıf öğretmenlerince yapılıyor ancak alınan bir tedbir henüz yok.

31 Ağustos’ta başlayan süreçte de her sıkıntıyı katlayarak yaşıyoruz. Telafi eğitimine katılan öğrenci sayısı 7’yi geçmiyor. Bu rakam ortalama 80-90 kişinin katılması gereken EBA canlı ders rakamı. 

EBA gerçekten çok iyi hazırlanmış bir platform. Kullanıcı dostu ve etkili, son zamanlarda yapılan altyapı geliştirmeleri de oldukça başarılı olmuş. Ancak her ders için yerli içerik yok. Buna karşın da her öğretmen kendi içeriğini oluşturup yükleyebiliyor. 

Uzaktan da olsa yüz yüze de olsa velinin en büyük rolü öğrencinin iç disiplinini kazanmasının sağlamasıdır. Her veli çocuğunun derslerini takip etmeli ve okuldaymış gibi gününü planlamasına katkı sağlamalı.’’

TÜRKÇE ÖĞRETMENİ MEHMET AYDOĞAN:: FIRSAT EŞİTLİĞİ YOK

Hangi okulda öğretmensiniz? 

TÜRKÇE ÖĞRETMENİ MEHMET AYDOĞAN:

Ankara Mamak Mehmet Çekiç Ortaokulu’nda Türkçe öğretmeniyim. Bu okulda 8. yılım. Meslekte 15. yılımı çalışacağım. Aynı zamanda Eğitim-İş Sendikası Ankara 2 Nolu Şube Başkanlığı görevini yürütüyorum. 

 Salgın başladığında kaçıncı sınıf öğretmeniydiniz? Sınıfınızda kaç öğrenci vardı? Uzaktan eğitim süreciniz nasıl geçti? Ne tür sorunlar yaşadınız? Öğrencilerinizin tamamı uzaktan eğitime erişebildi mi?

Salgın başladığında 5. sınıfların Türkçe öğretmeniydim. Üç sınıfın dersine giriyorum. Ortalama sınıf mevcutlarımız 32-33 civarında. Mart ayında  son dersimiz olduğunu bilmeden öğrencilerimle kısa bir süre sonra görüşmek üzere vedalaştık. Önceleri geçici bir süreç olduğunu düşündük ama çocuklarımızla iletişimimizin kopmaması için WhatsApp grupları kurduk. Uzaktan eğitim süreci EBA üzerinden yapılmadan başka uygulamalar üzerinden canlı ders işlemeye başlayan arkadaşlarımız oldu. Üzülerek söylemeliyim ki 32 kişilik sınıftan canlı derse katılabilen öğrencim 15-16 kişi kadardı. Bir kısım öğrencimin internet erişimi olan bilgisayarı yoktu. İşe giden babalar telefonlarını evde bırakarak çocukların dersleri takip etmesini sağlamaya çalıştı. Eba için verilen ücretsiz internet erişimi canlı dersleri kapsamadığı için derse katılan öğrenci sayısı günden güne azaldı. İşten çıkarılan veya gündelik işlerde çalışarak para kazanan velilerimiz bu süreçte çok daha fazla zorlandılar. 

VELİLER ENDİŞELİ

Bu öğretim yılında hangi sınıfı okutmaya başladınız? Kaç öğrenciniz var? Hepsi dersleri izleyebiliyor mu? 

TÜRKÇE ÖĞRETMENİ MEHMET AYDOĞAN:

Bu yıl geçen yılki sınıflarımı devam ettirerek 6. sınıfa başladım. Bu yıl ortalamalarımız yine aynı. Katılan öğrenci sayısında da dikkate değer bir değişiklik olmadı. 

31 Ağustos’tan bu yana dersleriniz nasıl geçiyor? Öğrencilerin ilgisi ve derse katılımı nasıl? 

Öğrenciler ve özellikle veliler çok endişeli. Bilgi eksikleri olduğu için endişeler ve eğitimin yüz yüze yapılmasının ne kadar farklı ve etkili olduğunu anladılar. 

Uzaktan eğitimde veli – okul işbirliğinin çok önemli olduğu söyleniyor. Okul başlamadan önce velilere bu konuda bir bilgilendirme yapıldı mı? Katkıları oluyor mu? 

Velilerimizle iletişimimiz yaz döneminde de kesilmedi. Kendi adıma bizleri destekleyen tutumları olduğunu gördüm. Bunun için kendimi şanslı görüyorum. Düşük ve orta gelirli ailelerin yoğunlukta olduğu bir bölgede öğretmenim. Çocuklarının eğitimi için samimiyetle elinden geleni yapan velilerimiz var.

GÖRSELLİK ÖNEMLİ

Uzaktan eğitime öğrencilerin ilgisini canlı tutabilmek için neler yapıyorsunuz? Meslektaşlarınıza neler önerirsiniz? 

Ben daha çok kısa filmler ve hikâyeler paylaşıp fikirlerini ifade etmelerini sağlamaya çalıştım. Görselliğin daha çok ön plana çıktığı bir süreç. Temel okuma ve anlama/ anlatma becerilerini geliştirmeye yönelik çalışmaları yapmak her sınıf düzeyinde işe yarayacaktır bence.

Sizce bu süreçte yaşanan en büyük sorunlar neler?

Öğrencinin gözünün içine bakamamak gerçekten bu süreçteki en büyük zorluktu çünkü eğitim ve öğretim yalnız bilgi aktarımı ile olmuyor. Birbirimizin duruşunu,  ses tonunu, olaylar karşısındaki tavrını görüp bir yargıya varıyoruz. Uzaktan eğitimle bunun çok mümkün olduğunu düşünmüyorum.

Bu süreçte öğretmenler pek çok meslek grubu gibi evden çalıştı. Ancak öğretmenler için çalışmadan para aldılar algısı yaratıldı. Sayın bakanın öğretmen maaşlarını yük olarak nitelendirilmesi de bu algıyı pekiştirdi ne yazık ki. Bu süreç pek çok eğitimcinin 24 saate yayılan mesaisi olmasına neden oldu. Eğitimde kamuculuğun ne kadar önemli olduğunu gördük. Fırsat eşitliğini sağlayamadık. 

İLKOKUL 3. SINIF ÖĞRETMENİ YURTTAŞ YILDIRIM: GERÇEK EĞİTİM YÜZ YÜZE OLMALI 

Hangi okulda, hangi branşta ve kaçıncı sınıf öğretmenisiniz? Sınıfınızda kaç öğrenci var? 

Gaziosmanpaşa Ertuğrulgazi İlkokulu 3. sınıf öğretmeniyim. Sınıfımda 31 öğrenci bulunmaktadır.

Tüm öğrencileriniz eğitime erişebiliyor mu? Değilse neden ve bu öğrenciler için özel bir çalışma var mı okulunuzda? 

Yoğunluk ve EBA uygulamasının altyapı eksiklikleri gibi nedenlerle uzunca bir süre öğrenciler girememişlerdir. Aynı etkinlikler WhatsApp gibi farklı uygulamalar üzerinden öğrencilere ulaştırılmıştır. Yine evinde gerekli altyapının olmaması nedeniyle bu çalışmalara ulaşamayan öğrenciler de olmuştur. 

Bu yıl ise evinde gerekli altyapı olamayan öğrencilerin isimleri istenmiştir. Bu öğrencilerin EBA Destek Noktası’na yönlendirilecekleri ifade edilmiştir. Sürecin nasıl ilerleyeceği netlik kazanmamıştır. Ancak ayrımsız tüm öğrenci ve öğretmenlere uzaktan öğretim için gerekli materyal ve erişim hizmetlerinin bakanlıkça ücretsiz olarak sağlanması esas alınmalıdır.

Uzaktan eğitimde öğrencilerinizin yaşadığı en büyük sıkıntı nedir? Onlardan size gelen yakınmalar, istekler neler? 

Öncelikle EBA üzerinden geçen yıl başlayıp bu yıl da sürdürülen çalışmaların kendi başına bütünsel bir eğitim süreci değil, tamamlayıcı acil öğretim faaliyeti olduğunun bilinmesi gerekir. Gerçek anlamda eğitim, okul ortamında, yüz yüze yapılan ve öğrencilerin birbiriyle ilişkide olduğu bir süreçtir. Dolayısıyla öğrencinin iç disiplin ve motivasyonunun sağlanmasında yaşanan eksiklikler öğrencinin öğretim sürecine sağlıklı bir katılım sağlamasının engellemektedir. Özellikle küçük yaş gruplarında öğrencilerin uzun süre evde kalmaları sosyal gelişimlerini de olumsuz etkilemektedir.

Sınıfınızın velilerinin uzaktan eğitimdeki rolü konusunda neler söylersiniz? 

Küçük sınıflarda uzaktan öğretim sürecine katılımda yaşanan en temel sorunlardan biri öğrencinin iç disiplin ve motivasyonunun sağlanmasıdır. Bu noktada velilere önemli bir sorumluluk düşmektedir. Öğrencinin günlük programının planlanmasında ve takibinde velilerin öğretmenle işbirliği yapması önemlidir.

Çocukların giderek okuldan soğuduğunu düşünenler var. Doğru mu sizce? Sizin öğrencileriniz memnun mu bu süreçten? 

 Öğrencilerim ve velilerim ile görüştüğümde genel olarak istekleri yüz yüze eğitim olması. Veliler yüz yüze eğitimin başlamasını istiyor ama tedirginlik duydukları nokta yeterli önlemler alınmaması. Çocuklar sık sık okulu ve arkadaşlarını çok özlediklerini ifade ediyorlar. 

Okulunuz 21 Eylül’de kimi sınıflarda başlatılacak yüz yüze eğitime hazır mı sizce? 

Okul idareci ve öğretmenleri, 21 Eylül’de hangi şekilde yüz yüze eğitime başlanacağı ile ilgili maalesef ki kesin bir bilgi sahibi değil. Eğer belirli sınıflar açılacaksa kesinlikle sınıf öğrenci sayıları seyreltilmelidir. Okullara verilen hizmetli sayıları artırılmalıdır. Okulların başta dezenfektan maske ateş ölçer gibi ihtiyaçları bakanlıkça karşılanmalıdır. Vaka görülmesi durumunda uygulanacak karantina protokolleri konusundaki belirsizlik sürmektedir. Bunlar göz önünde bulundurulduğunda bütün okullar gibi bizim okulumuzun da yüz yüze eğitime hazır olmadığı sonucu çıkmaktadır.

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top