SAĞLIK

KORONA VİRÜS TE BULAŞMA VE HASTALANMA TAKVİMİ

“Hastaya temas ettikten sonra öksürük, ateş, yaygın kas ağrısı, vücut ağrıları gibi ilk bulguların ortaya çıktığı en bulaştırıcı dönem, kuluçka dönemidir.”

“BULAŞICILIK EN FAZLA KULUÇKA DÖNEMİNDE”

Bilim Kurulu Üyesi Taşova koronavirüste bulaşma ve hastalanma takvimini açıkladı

Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Yeşim Taşova:

“Koronavirüste bulaşma ve hastalanma takvimi… Kuluçka dönemine dikkat edilmesi gerekiyor. Bulguların ortaya çıkmadığı 48 saat ve bulguların görüldüğü ilk gün, bulaşıcılığın en fazla seyrettiği dönem.”

Koronavirüs ile ilgili vakaların ve çalışmaların artmasıyla bulaşma ile hastalanma takvimi de ortaya çıkıyor.

Ağustos ayındaki sıcaklarla birlikte özellikle gençlerin maskeyi çenesinin altında ve dirseklerinde taşıdığı görülürken sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi ve Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yeşim Taşova, virüsün özellikle bulguların ortaya çıkmadığı 48 saatin en fazla bulaştırıcılık yaptığı kuluçka dönemi olduğunu kaydetti.

EN FAZLA BULAŞTIRICI KİŞİLER

Prof. Dr. Taşova:

“Hiçbir bulgunun olmadığı bu dönemde çevrede dolaşan insanlar, çok daha fazla viral yükü olduğundan, en fazla bulaştırıcı kişiler..

Maske takılmasının en önemli nedeni de bu kişilerden diğerlerine geçecek olan enfeksiyonu engellemeye çalışmak..

Hastaya temas ettikten sonra öksürük, ateş, yaygın kas ağrısı, vücut ağrıları gibi ilk bulguların ortaya çıktığı en bulaştırıcı dönem, kuluçka dönemidir. 4 ile 7 gün arası bir dönem. Bu, 2 gün kadar kısa, 14 gün kadar uzun oluyor. Daha bu bulguların hiç ortaya çıkmadığı 48 saat öncesi ve bulguların ortaya çıktığı ilk gün, bulaşıcılığın en fazla olduğu dönem.”

“8’İNCİ GÜN YOĞUN BAKIMA GİDEN TABLO OLUŞUYOR

Prof. Dr. Taşova:


“Hastalık geliştikten sonra ilk hafta içerisinde ateş, eklem ve kas ağrıları, koku ve tat almada değişiklik, bazılarında ishal gibi bulguların oluştuğunu söyleyebiliriz..

Birinci haftadan sonra daha çok nefes darlığı ve zatürre bulguları ön plana çıkıyor..

Erken dönem teşhis olduğunda hastalığın daha iyi kontrol edilebildiğini, hiç tedavisiz ya da bilinmeden giderse yaklaşık 8 ile 10 gün civarında ağır bir tablo haline büründüğünü belirtmeliyim..

Hastaneye yatıştan 8 gün civarında yoğun bakım gerektiren akut solunum sıkıntısı sendromuna ve yoğun bakıma kadar gidebiliyor hasta. Aslında 2 ile 3 haftalık bir süre içerisinde bu tablo tedavisiz ve ağırlaşacak olan tablo bu şekilde ilerliyor. Ne kadar hafifse geçişi de o kadar kolay oluyor. Ağır olan olgularda, ne kadar ağır olarak geçirirse de bulguların ortadan kalkması da o kadar uzun sürüyor.”

NEKAHET DÖNEMİNDE VÜCUT AĞRILARI YAŞANIYOR ANCAK BULAŞTIRMA OLMUYOR

Prof. Dr. Taşova:

“Bütün enfeksiyonlarda hastalık sonrası denilen ‘nekahet dönemi’ kişilerin özellikle vücut ağrılarının devam ettiği görüldü. Bu dönemde bulaşın olmadığını ..


Şimdiki bulgularımızla bu dönemin biraz da uzun devam ettiğini görüyoruz. Bu viral enfeksiyonlarda özellikle gripte de bazı ağır geçiren kişilerde yaşanan sorunlar olarak görülüyor. Bu nekahet dönemi, iyileşme döneminde geçiş olarak adlandırıyoruz. Bu dönemde bulaşıcılık olmuyor. Bulaşıcılık hiçbir bulgunun olmadığı, daha görülmediği ilk 48 saatte, sonra bulguların görüldüğü ilk birkaç günde oluyor. Ondan sonraki dönemde virüsün üremesi giderek azalıyor ve bu azalmayla birlikte bulaşıcılık da azalıyor. Hastalığı geçirmiş olan kişi nekahet döneminde olan kişinin şimdiki bilgilerimizin ışığında bulaşıcılığının olmadığını biliyoruz.”

“PCR TESTİ 47 GÜNE KADAR POZİTİF GÖSTEREBİLİR

Prof. Dr. Taşova:

“PCR testi bazı kişilerde 30 hatta 47 güne kadar pozitif kalabildiğini gösterdi..

PCR, bir mikroorganizmanın çekirdeğinin bir parçasını buluyor. Yani burada bir ölü mikroorganizma olup, onu da tespit edebilir. Buna yönelik çalışmalar Ankara’da da yapıldı. İstanbul’da bilim kurulu üyemiz Prof. Dr. Kenan Midilli tarafından da yapıldı. Bu noktada bulaşıcılığının olmadığı görüldü.”

“ZAMAN İÇERİSİNDE GÖREBİLECEĞİMİZ BİR TABLO”

Prof. Dr. Taşova:

“Virüsün mutasyon geçirmesi ya da bağışıklık sisteminin yeterli olmaması durumlarında tekrar aynı virüsle enfekte olunabilir mi gibi konular virüsün henüz ‘bilinmeyenleri’..

Ama buna karşı antikor oluştuğunu biliyoruz, ki aşı çalışmaları gayet güzel ilerliyor. Daha nedeni pek belli olmamakla birlikte örneğin Güney Kore’de 160 kişide ikinci kez daha pozitif oluyor, negatif oluyor, iyileşme dönemine giriyor ama sonra tekrar pozitif oluyor. Bu kişilerin bulaştırıcı olup olmadıkları, zaman içerisinde görebileceğimiz bir tablo.”

İLGİLİ HABER

Cumhuriyet

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top
%d blogcu bunu beğendi: