GÜNDEM

320 MİLYAR METREKÜP DOĞALGAZ NE ANLAMA GELİYOR?

“REZERVİN EKSEN DEĞİŞTİRME İHTİMALİ YOK”

“ÇOK DA ABARTMAMAK LAZIM”

Erdoğan, bugün Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğalgaz rezervi bulunduğu ‘müjde’sini verdi.

Gazete Duvar yazarları Ümit Akçay, Mühdan Sağlam, Önder Algedik, İlhan Uzgel ve Musa Özuğurlu rezervin iç-dış politikaya ve ekonomiye etkilerini değerlendirdi. 

Erdoğan bugün Cuma namazından sonra ‘Türkiye’nin enerji müjdesi’ni açıkladı.  Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğalgaz bulunduğunu belirten Erdoğan 2023’te Karadeniz doğalgazının kullanıma sunulmasını hedeflediklerini anlattı.

Karadeniz’de bulunan doğalgaz uzun vadede nasıl sonuçlar yaratacak? Bulunan rezerv eksen kaydırır mı?

ÜMİT AKÇAY:  EKONOMİDEKİ TIKANIKLIĞI GİDERMEYE YETMEYECEK

Erdoğan’ın açıkladığı gaz rezervi miktarının (320 milyar metreküp), daha önce uluslararası basına sızdırılan miktardan (800 milyar metreküp) daha az olduğu ortaya çıktı. Dolayısıyla gaz rezervinin ne kadar olduğu, bunun ne zamana çıkarılabileceği ve maliyetinin ne olacağı gibi konuların netleşmesi gerekiyor. Daha sağlıklı bir değerlendirme, sonrasında yapılabilir. Şimdilik söyleyebileceğim şudur: Bu tip bir gaz rezervinin bulunması, elbette ithalat faturasının azalmasına neden olabilir. Ancak bu kaynağın bulunmuş olmasının kendisi, ekonomik modeli ve tıkanıklıklarını gidermeye yetmeyecektir. Önemli olan 2013 sonrası yaşanan yapısal kriz konjonktürünün ve birikim modeli krizinin nasıl çözüleceği.

MÜHDAN SAĞLAM: TÜRKİYE’NİN 6-8 YILLIK İHTİYACINI KARŞILAR

Türkiye’nin bulduğu 320 milyar metreküp gaz önemli. Ancak öncesinde rezervlerin daha fazla olduğuna dönük spekülatif haberler, piyasada beklentiyi arttırdı. Haliyle gerçek rezerv açıklandığında beklentinin altında kaldı. Türkiye’nin yıllık tüketimi 40-50 milyar metreküp arasında değişiyor. Bu haliyle rezerv Türkiye’nin ortalama 6-8 yıllık gaz ihtiyacını karşılar. Ancak Erdoğan rezervin çıkarılması için 2023’ü adres gösterdi. Rezervin bulunduğu derinlik gibi faktörler de bu süreyi etkiler. 2023te Türkiye’nin doğal gaz tüketiminin 60 milyar metreküp olacağı bir senaryoda bu sefer 5 yıllık ihtiyacı karşılar. Bununla beraber “eksen değişecek” ifadesinin iddialı ve abartılı olduğunu söylemek gerekiyor.

ÖNDER ALGEDİK: ŞİMDİ TÜKETİCİYE SONDAJIN PARASINI ÖDETECEKLER

AKP Genel Başkanı 320 milyar metreküplük bir gaz rezervini bulduklarını açıkladı. Fatih gemisinin 3 haftada sondaj ve testi tamamlaması ve Türkiye’nin şimdiye kadar bulduğu rezervin 100 katını bulması inanılmaz.
Bu, teknik olarak mümkün değil, siyaseten mümkün. İklim, çevre, enerji politikası ve toplum için de mümkün değil. Hatta felaket. 72 milyar metreküp gaz alım anlaşması olan, bunun 20-25 milyar metreküpünü kullanamayan, bu yüzden ödeme yapan Türkiye’nin düşük çevre standartları, denetimsiz yatırımlar, yakıtlardan alınan yüksek KDV ve ÖTV ile zaten işi zor. Şimdi tüketiciye sondajın parasını ödetecekler. Karadeniz yaylaları ve vadileri gezi denizini de yıkıma uğratacaklar.
Ama bu durum işin imkansızlğını da ortaya koyuyor. 8-10 yıllık milyarlarca liralık böylesi bir yatırımı yapacak ne ekonomi, ne enerji ihtiyacı, ne çevre ne de iklim var. Bunu herkes biliyor.

İLHAN UZGEL: REZERVİN EKSEN DEĞİŞTİRME İHTİMALİ YOK

Bulunan rezerv beklentilerin altında. Örneğin Kıbrıs Rum Kesiminin bulduğunun altında. Bu rezervin hâlâ ne kadar derinlikte ve ne kalitede olduğu belli değil. Bu rezerv Türkiye’nin 6-7 yıllık ihtiyacını ancak karşılar. Bunu çıkarmak için ve nakletmek için büyük yatırım gerekecek. O yüzden küresel şirketleriyle işbirliği yapmak gerekecek. Bulunan rezervin şu anki tabloya göre iç ve dış politikada herhangi bir eksen değiştirme ihtimali yok.

MUSA ÖZUĞURLU: ÇOK DA ABARTMAMAK LAZIM

Gazın bulunması elbette olumludur ancak eğer bulunan gaz sadece 320 milyar metreküp ise, devamı yoksa sevinci çok da abartmamak lazım. Kabaca karşılaştırma yapılabilmesi için bazı örnekler verilebilir. Türkiye’nin bulduğu belirtilen gazın miktarı 320 milyar metreküp. Rusya’nın 38, İran’ın 32, Katar’ın yaklaşık 25 trilyon metreküp kanıtlanmış gazı var. Sahip oldukları rezervler trilyon ile ölçülen ülkelerin sayısı ise 25 kadar. Türkiye yılda yaklaşık 50 milyar metreküp gaz tüketiyor ve yaklaşık 15 milyar dolar ödüyor. Yani bulunan miktar 320/50 = yaklaşık 6 yıllık gaz demektir. Bu da 6 yılda yaklaşık 90 milyar dolar eder.

Keşif bu hali ile Türkiye’yi “eksen tercihi yapabilecek” lükse eriştirmekten çok uzak. Malum Türkiye enerjide dışa bağımlı bir ülke ve doğalgaz bu bağımlılığın önemli kalemlerinden birisi. Bulunan miktar bağımlılığı geçici bir süre erteleyebilir ama daha fazlası yoksa Türkiyeyi “gaz koridoru” olmaktan kurtarmaya yetmez. Diğer yandan Türkiye gaz için geçici olarak dışa bağımlılıktan kurtarabilir ancak bir diğer önemli kalem olan petrolde dışa bağımlılık devam edecek.

Bir başka soru gazın çıkarılmasının hangi teknoloji ile olacağı. Bildiğimiz kadarıyla Türkiye’nin yeterli teknolojisi yok. Bu durumda uluslararası rekabette hangi ülke ve şirket tercih edilecek?

Gaz ekonomiye mutlaka katkı sağlayacaktır ancak bu, Türkiye’de refahın artacağı anlamına gelmeyebilir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin her birisi ekonomisini bir temel kalem üzerine oturtmuş durumda. Yani Katar’ın gaz, Suudi Arabistan, İran’ın petrol kalemi gibi. Ancak bu kalem her ülkeye mutluluk getirmiyor.

Gaz ve petrol zengini İran, Rusya, Suudi Arabistan, Nijerya, Venezuela’yı ele alalım. Bu ülkelerde zenginliğin halk ile yeterli ölçüde paylaşılmadığını ya da bu ülkelerin hemen hepsinde insan hakları, sosyal haklar, demokrasi, refah gibi başlıklarda büyük sorunlar yaşanabildiğini görüyoruz. Bu da “gaz bulundu, tüm sorunlarımız kısa sürede hallolacak” düşüncesinin acelecilik olduğunu gösterir.

Diğer yandan anılan ülkelerin hemen hepsinde sektör belli bir zümrenin hatta belli ailelerin elinde ve iktidarda kalma aracı olarak da kullanılıyor. Türkiye’de gazın da (savunma sanayii ve inşaatta olduğu gibi) bir klik tarafından sahiplenilmesi, sermayenin belli bir zümrede birikmesi sürecini de keskinleştirecek ve sınıfsal çelişkiyi daha da arttıracaktır. Bu arada uluslararası sermayenin Türkiye’ye olan “ilgisi de” artacaktır. Bunun ileride ne gibi sorunlara yol açacağını şimdiden kestirmek zor.

Sonuç olarak gazın bulunmasının olumlu yanları olduğu ortada ancak beklenti yaratıldığı gibi Türkiye’yi ilanihaye bağımlılıktan kurtaracak, büyük zenginlik ve refah getirecek bir miktarda olmadığı anlaşılıyor. Üstüne ne şekilde ve kimler tarafından çıkarılacağı ve bir zenginlik olarak nasıl kullanılacağına bağlı olarak endişe yaratacak ihtimaller ile de karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz.

MUHALEFET İHTİYATLI: REZERV ÇÖKÜŞÜ DURDURMAZ

Karadeniz’de doğalgaz bulunduğu açıklamasına muhalefetin ilk tepkisi “sevindirici” oldu.

CHP’li Engin Altay da:

“Enerjide dışa bağlılığı minimize edecek bu kaynağı en verimli şekilde milletimizin refahı, ülkemizin güçlenmesi için kullanmak temel görev ve sorumluluktur” derken,

HDP’li Garo Paylan:

“Doğalgaz tek başına refah getirmez. Çöküşü durdurmaz” uyarısı yaptı.

İYİ Partili Yavuz Ağıralioğlu da emeği geçenlere teşekkür ederken,

Gelecek Partisi Sözcüsü Selim Temurci:

“Ülkeyi yönetenler keşke ikinci bir müjdeyi verip, ekonomi yönetiminde de yeni bir dönemi başlatabilselerdi” ifadelerini kullandı.

Karadeniz’de 320 milyar metreküp doğalgaz rezervi bulunduğu açıklaması muhalefetin de gündeminde.

CHP Enerji ve Altyapı Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda:

“Karadeniz’de “Sakarya Sahası” adı verilen sahada 320 milyar metreküp doğalgaz bulunması sevindiricidir. Yüzde 98,9 dışa bağımlı olduğumuz doğalgazda 320 milyar metreküp rezerv, tam anlamıyla üretime geçildiğinde önemli bir katkı sağlayacaktır” dedi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da:

“Güzel bir haber aldık. Sevindik. Enerjide dışa bağlılığımızı minimize edecek bu kaynağı en verimli bir şekilde milletimizin refahı, ülkemizin güçlenmesi için kullanmak temel görev ve sorumluluktur. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” paylaşımında bulundu.


HDP: DOĞALGAZ TEK BAŞINA REFAH GETİRMEZ

HDP Ekonomiden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Garo Paylan:

Doğalgaz bulunması sevindirici ama ekonomideki yapısal sorunlar düşürülünce kanayan yaraya ancak küçük bir merhem olacağı değerlendirmesinde bulundu.

Doğalgaz gibi kaynakların bulunmasının Venezuela, İran, Azerbaycan gibi totaliter rejimle yönetilen ülkelere tek başına refah getirmediğini söyleyen Paylan, “Güçlü bir ekonomik alt yapınız, bilgiye yatırım ve üniversiteleriniz olmalı. Bunun yanına bir de enerji olursa ne ala. Demokrasiyi, ekonomik alt yapıyı güçlendirmek gerek. Yoksa doğalgaz buldum diye müreffef olan bir ülke yok” dedi. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin 2 yılında ülkenin kaynaklarını tükettiğini söyleyen Paylan, önemli olan bu rejimden vazgeçilip Türkiye’nin demokrasiye taşınması. Doğalgaz yalnızca ara gazı verir. Çöküşü durdurmaz!” değerlendirmesinde bulundu.

İYİ PARTİ: ELDE EDİLECEK KAZANÇ ADALETLİ DAĞITILMALI

‘Karadeniz’de doğalgaz rezervi buldu’ açıklamasını İYİ Parti Sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu da parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında değerlendirdi. Yabancı basın organlarında yayınlanan 800 milyar metreküp rezervden daha az bir rezerv açıklandığına dikkat çeken Ağıralioğlu, “Piyasalar buna tepki verdi” dedi. 1 metreküp bile bulunsa emek verilmiş, alın teri dökülmüş her şeyin kıymetli olduğunu belirten Ağıralioğlu, “Dolayısıyla enerjide dışa bağımlılığımızı azaltacak, üretimimizde rekabet imkanlarımızı kuvvetlendirecek, cari açığımızın kapanmasına katkı sağlayacak bu teşebbüs içerisinde emek edinmiş her şeye teşekkür etmek bizim milletimiz adına da partimiz adına da devletimiz adına da borcumuzdur. Dolayısıyla bakanlığımızın çalışanlarına, teknik ekibe, bu süreç boyunca emekleri bulunan herkese tüm kalbimizle teşekkür ediyoruz” dedi.

“Bu sevinçli haberin üzerinde gölge yapmak istemeyiz” diyen Ağıralioğlu şöyle devam etti:
“Biz muhalefet partisiyiz bu mevzuda daha önce kulaklarımıza çalınmış nice müjdeli haberlerin arkasından hesapsızlığın hicranı düştü hissemize sadece ihtiyaten söylüyoruz. Rezervle ilgili oluşturulacak olan kazançların adaletli dağıtılmasını temin etmek lazım. Bir devlet yönetimi toplarken gayret ederken göstermiş olduğu zenginliği dağıtırken de muhafaza etmek zorundadır. Bütün mevzularda devletin yönetim merkezinde liyakatın olmasıyla alakalıdır. Devleti yönetiminde ciddiyet bulunan zenginliklerin paylaştırılmasında adalet, bütün bu süreçleri organize ederken de devlet terbiyesi gereklidir.”

GELECEK PARTİSİ: KEŞKE EKONOMİ YÖNETİMİNDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLATSALAR

Gelecek Partisi Sözcüsü Selim Temurci de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Karadeniz’de bulunduğu açıklanan doğalgaz rezervinin Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi, “Milli enerji hamlesinde emeği bulunan başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere herkese şükranlarımızı ifade ediyoruz” dedi. Temurci, “Tek üzüntümüz; böyle önemli bir günün ekonomiyi iflasa sürüklemiş bir şahsın aklanması, hatalarının üstünün örtülmesi ve meşrulaştırılması için kullanılması olmuştur. Ülkeyi yönetenler keşke ikinci bir müjdeyi verip, ekonomi yönetiminde de yeni bir dönemi başlatabilselerdi” eleştirisinde bulundu.

DEVA REZERVLE İLGİLİ DETAY İSTEDİ

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) adına yapılan açıklamada, bulunan doğal gaz rezervleriyle ilgili haberler için teşekkür edilirken, “Tahmini rezerv verisi dışında herhangi bir bilgi kamuoyuyla paylaşılmadığı için rezervin ekonomimize katkısını ölçümlemek şimdilik mümkün değil. Şeffaf yönetim ilkesi gereği, en kısa zamanda detayların açıklanmasını temenni ediyoruz” denildi.

İLGİLİ HABER

Duvar

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top