EKONOMİ

DÜNYADA PETROL FİYATLARI DÜŞÜYOR, TÜRKİYE’DE HALA ATEŞ PAHASI, NEDEN?

ENDİŞE HIZLA BÜYÜYOR

TÜRKİYE’DE TÜKETİCİNİN BELİNİ BÜKEN YÜKSEK VERGİLER!

Petrol, yıl başından bu yana yüzde 15 değer kaybederken, Türkiye’de bir depo benzini doldurmanın maliyeti en az 300 lira. Ancak bu ikisi arası bağlantı sanıldığı kadar kuvvetli değil. Türkiye’de tüketicinin belini büken yüzde 59’a varan vergiler…

ENDİŞE HIZLA BÜYÜYOR

Çin’de başlayıp iki ayda 30 ülkeye yayılan ve bin 500’den fazla insanın ölümüne yol açan koronavirüsün yarattığı ekonomik endişe de salgının kendisi kadar hızla büyüyor. 

Ekonomisinin büyümesi bir yılda yüzde 6,6’dan yüzde 6,1’e düştüğünde bile “Küresel kriz” paniğini başlatmaya yeten Çin için 2020 büyüme tahminleri yüzde 5 seviyelerine çekildi bile. 

ÇİN EN BÜYÜK PETROL İTHALATÇISI DURUMUNDA

Bu tedirginlikten en çok etkilenen piyasalardan biri de petrol. Zira Çin, dünyanın en büyük petrol ithalatçısı… Ülkede şehirler karantinaya alındığı ve fabrikalar durdurulduğu için yakıt tüketimi de yüzde 20’ye kadar geriledi.

Hâlihazırda fosil yakıtlara olan talebin azalmasıyla varil fiyatı;

  • 2013’te 100 dolar üzerinde alıcı bulurken,
  • 2016’da 20 dolar seviyelerine kadar gerileyen ham petrol,
  • 2020’ye 60 dolar seviyesinde başlamıştı.
  • Ancak salgının şiddetini artırmasıyla 50 dolar altını gördü. 
Avrupa’da çıkarılıp dünyaya dağıtılan Brent petrol, yıl başından bu yana yüzde 15 değer kaybetti. 

Bu durum, aralarında Suudi Arabistan ve Venezuela’nın da olduğu 14 üyeli Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nün (OPEC) de gündemindeydi. 

4-6 Şubat arası Viyana’da gerçekleşen OPEC toplantısından ham petrol üretimini günlük 500 bin varil azaltma kararı çıkınca ham petrolün varil fiyatı yeniden 55 dolar üzerine çıkmıştı. 

TÜRKİYE’DEKİ YANSIMASI NASIL OLDU?

2019’da;

  • Benzine toplamda 9 kez indirim, 15 kez zam,
  • Motorine 4 kez indirim 13 kez zam yapıldı.

Enerji ihtiyacının yüzde 70’ten fazlasını ithal ederek karşılayan bir ülke için, “düşük petrol fiyatı” elbette ki istenen senaryo. 

NEDEN HALA PAHALI ALIYORUZ?

Ancak gerçekliğe bakıldığında sabah işine giderken kontağı çevirmeden önce iki kez düşünen araç sahibinin aklında hâlâ o soru var: Petrol fiyatları düşüyor da ben niye hâlâ benzine bu kadar para ödüyorum? 

Aslında bunun nedeni, benzinin fiyat oluşumunda ham petrolün payının bir hayli düşük kalması. 

Ancak bunu açıklamadan önce enerji-petrol-benzin üçgenine ait bazı sayılar, bize nerede olduğumuzu hatırlatsın… 

PETROL VE PETROL ÜRÜNLERİ TÜKETİMİ…

Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü verilerine göre:

”Öncelikle Türkiye, hiç petrol üretmeyen bir ülke değil. Bu üretim, yılda 2,8 milyon varil civarı ve son 10 yıldır 2,4 ile 2,8 milyon varil arası değişiyor.”

Dünyanın en büyük ihracatçısı Suudi Arabistan’ın günlük 10 milyon varile ulaşan üretimi yanında ise oldukça küçük bir miktar. 

Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre:

”Ne kadar tükettiğimize ve ne kadar ithal ettiğimize gelirsek. Türkiye, 2009’da 27,8 milyon ton civarında petrol ve petrol ürünleri tüketiyordu.” 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in açıklamasına göre bu tüketim, 50 milyon tona yaklaşmış durumda.

ENERJİ İTHALAT FATURASINDA ARTIŞ

Doların ortalama 1,55 Türk Lirası olduğu 2009 yılında 14,19 milyon ton seviyesinde ham petrol ithalatı yapılırken, toplam enerji ithalat faturası 29,9 milyar dolardı. 

Toplam ithalatın 140,9 milyar dolar olduğu düşünüldüğünde Türkiye o dönem, her 100 dolar ithalatının 21,2 dolarını enerjiye harcıyordu. 

 Ham petrol  ithalatı (Yıllık)Enerji ithalat faturasıToplam ithalat
200914,19 milyon ton29,9 milyar dolar140,9 milyar dolar 
201016,84 milyon ton38,5 milyar dolar 185,5 milyar dolar
201118,1 milyon ton54 milyar dolar     240,8 milyar dolar
201219,4 milyon ton60,1 milyar dolar 236,5 milyar dolar
201318,5 milyon ton 55,9 milyar dolar 251,6 milyar dolar
201417,4 milyon ton 54,9 milyar dolar 242,1 milyar dolar
201525 milyon ton 37,8 milyar dolar 207,2 milyar dolar
201624,9 milyon ton 27,1 milyar dolar 198,6 milyar dolar
201725,7 milyon ton 37,1 milyar dolar 233,7 milyar dolar 
201820,9 milyon ton 42,9 milyar dolar223 milyar dolar 
201931 milyon ton 41,1 milyar dolar 210,4 milyar dolar 

Günümüze bakıldığında ise Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) verilerine göre 2019’da ham petrol ithalatı yaklaşık 31 milyon tondu. Enerji ithalat faturası ise 41,1 milyar dolar. 

Türk Lirası’nın dolar karşısında tarihi değer kaybını yaşadığı 2018’de bu faturanın bedeli 42,9 milyar dolara çıkmıştı. 

Toplam ithalat, 2019 için henüz açıklanmadı ancak 2018’de toplam ithalat 223 milyar dolar, her 100 dolarlık harcamada enerjinin payı ise 18,41 dolardı. 

BİR DEPO BENZİN İÇİN VERİLEN PARA ARTIK YÜZDE 112 DAHA FAZLA

Bir de benzin fiyatlarına bakalım… 

Dolar/TL kurunun 1,55 lira olduğu 2009’da benzinin litresi ortalama 3,15 liraydı. Yani 45 litrelik bir benzin deposu 141,75 liraya dolabiliyordu. 

Ham petrolün varil fiyatının 100 doların altına inmediği, doların da 2 doların üzerine çıktığı 2014’te benzinin litresi ortalama 4,91 liraydı ve bir depo benzin 220 liraya dolabiliyordu. 

 Dolar/TL (Yıllık ortalama)Benzinin litresi (Yıllık ortalama/TL)45 litrelik benzin deposunun maliyeti (TL)
20091,553,15141,75
20101,513,68165,6
20111,684,19188,55
20121,804,50202,5
20131,914,78215,1
20142,194,91220,95
20152,724,91220,95
20163,034,48201,6
20173,655,26236,7
20184,826,20279
20195,686,70301,5

Kur krizinin yaşandığı 2018’de Dolar/TL, 7 liraya dayanmış olsa da yıl ortalaması 4,80 lira seviyesindeydi. 

Benzinin litresini 6,2 liraya aldığımız o yıl, depolar da 279 liraya doluyordu. 

Geçen yıla bakıldığında ise Dolar/TL’nin yıllık ortalaması 5,68, benzinin litresi 6,7 lira ve 45 litrelik bir deponun maliyeti 300 liranın üzerinde

BENZİNİN YOLCULUĞU

Petrol Sanayi Derneği, ham petrol fiyatlarındaki değişimin Türkiye’deki benzin fiyatlarına nasıl birebir “yansımadığını”, her yıl EPDK verileri doğrultusunda hazırladığı sektör raporunda açıklıyor. 

Son olarak 2018’de yayınlanan raporda, benzinin maliyetini belirleyen unsurlar arasına, ham petrol, ham petrolün rafinerilere, rafinerilerden tesislere, tesislerden istasyonlara nakliye harcamaları, gelir payları ve vergiler de ekleniyor. 

Benzinin Oluşumu.JPG

Buna göre Aralık 2018 itibariyle varil fiyatı 57 dolar olan Brent petrole daha rafinerideyken litre başına 2,1 lira toptancı marjı ekleniyor. Bu ikisi, nihai benzin fiyatının yüzde 35’ini oluşturuyor. 

Buradan sonra yüzde 10’luk dağıtıcı ve bayi marjı (Aralık 2018 için litre başına yaklaşık 0,62 TL) ekleniyor. 

Yüzde 0,05’lik gelir payından sonra eklenen ve litre başı fiyatı 3 lirayı aşan vergiler ise cüzdandan benzine çıkan paranın yaklaşık yüzde 55’i. 

BENZİNDE DOLAR CİNSİNDEN FİYAT DÜŞTÜ, TL CİNSİNDEN ARTTI

Petrol Sanayi Derneği, aynı raporda dövizdeki değişimi de dikkate alarak benzinin pompa fiyatını hem dolar hem Türk Lirası cinsinden açıklıyor. 

Buna göre benzinin vergiler olmadan Türkiye’deki pompa fiyatı, Ocak 2018’de 0,62 dolardı. 

Bu fiyat, yıl sonuna kadar yüzde 21 düştü ve 0,48 oldu. Ancak Türk Lirası cinsinden para kazanan vatandaş, böyle bir düşüş hissetmedi. 

Zira, benzinin Türk Lirası cinsinden vergisiz pompa fiyatı 1 Ocak’ta 2,34 lira, 31 Aralık’ta 2,56 liraydı. Vergileri de ekleyince bu fiyatlar 5,57 ve 5,82 oldu. Yani, 2018’de yıl başından yıl sonuna fiyatlar yüzde 4,6 yükseldi. 

Aynı sürede dünyada Brent ham petrol fiyatları yüzde 19,5 gerilerken, uluslararası piyasalarda benzin fiyatları yüzde 27,7 düştü. 

http___comftimagepublishupp-prod-eus3amazonawsjpeg.jpg

“HAM PETROL YÜZDE 50 DÜŞSE BUNUN POMPAYA YANSIMASI YÜZDE 15” 

Petrol Sanayi Derneği’nin açıklamasına göre ham petrolün akaryakıt hâline gelirken karşılaşılan yüksek üretim, rafinasyon ve nakliye maliyetlerinin yanı sıra ham petrol ve petrolden üretilen maddelerin ayrı arz-talep dengeleri ve ayrı piyasaları bulunuyor. Ve bu nedenle, uluslararası piyasalarda ham petrol fiyatları düşse de ürünlerin fiyatlarının düşüşü aynı oranda olmuyor. 

“Ülkemizde 1 Ocak-31 Aralık 2018 tarihleri baz alındığında döviz kuru yüzde 39,5 artmıştır”

PETROL SANAYİ DERNEĞİ RAPORU:

”Ham petrol ve akaryakıt ürünlerinin büyük bir miktarı uluslararası piyasalardan ABD Doları üzerinden alınmakta, yurt içinde TL üzerinden satılmaktadır. Bu nedenle ham petrol ve ürün fiyatlarındaki düşüşe rağmen, döviz kuru artıyorsa akaryakıt fiyatları kurdaki değişim oranına bağlı olarak ya çok küçük değişmekte, değişmemekte veya artabilmektedir..

Hemen hemen tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de akaryakıt fiyatları içinde en büyük paya vergiler sahip..

Ham petrol fiyatlarındaki yüzde 50 oranında bir düşüş, pompa fiyatlarına sadece yüzde 15 olarak yansıyor.”  

BORSADA BELİRLENEN FİYATLAR

Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları (EPGİS) İşveren Sendikası Başkanı Fesih Aktaş:

”Ham petrolün ve benzinin fiyatının nasıl oluştuğunun teknik detayları..

Ham petrol ile akaryakıt sektörünün işlenmiş fiyatları arasında direkt bir etkileşim yok.. 

Benzin, motorin, fuel oil gibi yakıtların birim fiyatlarının belirlenmesi için baz alınan bir borsa var: Platts European Market Scan de CIF MED (Geneva/Lavera).. 

Öncelikle İtalya’da yer alan borsada 3 ila 5 günlük fiyat ortalamaları alınıyor. Aynı şekilde yurt içinde Dolar/TL kurunun da 3 ve 5 günlük ortalamaları alınıyor.. 

Çıkan sonuçlar üzerinden, EPDK tarafından belirlenen ve rafineri tarafından uygulanan bir formülasyonla benzinin ve motorinin ham fiyatı ayrı ayrı hesaplanıyor.. 

Bu formülasyonun alt ve üst noktaları, artı üç ve eksi üç..

Formülasyonla elde edilen sonuç, 3 ve üçün üzerine çıktığında bu, zam olarak yansıyor. Eksi üç ve eksi üçün üzerine çıktığında ise rafineri indirim yapıyor..

Yani artı üçe kadar zam, eksi üçe kadar indirim yapılamıyor.” 

BENZİNDE VERGİ ORANI YAKLAŞIK YÜZDE 59

Enerji Petrol Gaz İkmal İstasyonları (EPGİS) İşveren Sendikası Başkanı Fesih Aktaş:

”Belirlenen bu fiyatlar CIF (Cost, Insurance and Freight) fiyatlar. Yani fiyat, maliyet, sigorta ve nakliye giderlerini kapsıyor. Petrol ürününün ithalatçı (Türkiye) limanına vardığı andaki fiyatı. Limana varana kadar tüm giderler ihracatçıya ait. 

Bu fiyatların üzerine yaklaşık yüzde 41 oranında özel tüketim vergisi (ÖTV) uygulanıyor. Bunun üzerine de yüzde 18’lik katma değer vergisi. Yani toplamda yaklaşık yüzde 59’luk bir vergi payı oluyor. Motorin için bu oranlar yüzde 35 ÖTV ve yüzde 18 KDV.. 

Elde edilen, Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’nin (TÜPRAŞ) çıplak fiyatı yani rafineri çıkış fiyatı oluyor. 

Bunun üzerine de bayii, dağıtıcının kârı, nakliye maliyeti ve KDV’leri ekleniyor.” 

enerji dışa bağımlılık
Türkiye Petrolleri’nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın verilerine dayandırarak hazırladığı “Yıllara Göre Türkiye Enerji Talebinin Dışa Bağımlılık Oranı” grafiği 

HAM PETROLDEN DİREKT ETKİLENEN BENZİN DEĞİLSE KİM?

Türkiye’de ham petrol fiyatlarının düşüşünden petrokimya ile uğraşan firmalar yarar sağlayabiliyor.

Bunlar da TÜPRAŞ ve 19,5 milyar dolar ile Türkiye’nin en büyük doğrudan dış yatırımcısı, Azerbaycan Cumhuriyeti Devlet Petrol Şirketi SOCAR. 

Ayrıca, bu firmaların üretimlerinden elde edilen değerlerle faaliyet gösteren Petrokimya Holding A.Ş, yani PETKİM.

“VERGİDEN DE VERGİ ALIYORLAR” 

Petrol Mühendisi ve CHP Enerji Komisyonu Başkanı Necdet Pamir:

”Akdeniz piyasasında belirlenen akaryakıt fiyatına rafinerilerdeki işleme, benzin istasyonlarına ulaşım için gerekli nakliye gibi masrafların eklendiğini hatırlatırım. Asıl tüketicinin belini bükeni son derece yüksek ÖTV ve KDV..

Önce rafineri çıkış fiyatının üzerine ÖTV uygulanıyor. ÖTV’nin üzerine KDV bindiriliyor. Vergiden de vergi alınarak tüketiciye son derece pahalı benzin ya da mazot fiyatları yansıyor.. 

Avrupa’da ya da OECD ülkeleri arasında en pahalı benzini biz ödemiyoruz” deniyor ama eğer kıyaslama yapılacaksa tüketicinin alım gücü de önemli.”

DIŞA BAĞIMLILIK, 20 YILDA YÜZDE 13 ARTTI

Petrol Mühendisi ve CHP Enerji Komisyonu Başkanı Necdet Pamir:

”Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığı 2000’lerin başında yüzde 67 seviyelerinde. Bu oran yüzde 76’lara çıktı..

Sadece doğalgazda dışa bağımlılığımız yüzde 99,1. Türkiye, tükettiği enerjinin yüzde 31’ini petrolle yüzde 31’ini doğalgazla karşılıyor. Bu iki kaynak, son derece yüksek oranda kullanılıyor.” 

“NÜKLEER GELİRSE YÜZDE 100 DIŞA BAĞIMLI OLUNACAK”

CHP Enerji Komisyonu Başkanı:

”Bağımlılığı azaltmanın yolu, güneş, rüzgâr, jeotermal, biyoyakıt gibi kaynakları kullanabilmek. Bu kaynaklarla ilgili hâlâ yol katedilemedi..

Onlarla ilgili bazı şeyler yapılıyormuş gibi konuşuluyor ancak hâlâ yeni doğalgaz ve kömür santralleri için lisans veriliyor.

Türkiye, elektrik talebinin en yüksek olduğu günde tükettiğinin, yüzde 50-52’sini üretebilecek kurulu güce sahip. Ancak hâlâ yüzde 100 dışa bağımlı olunacak nükleer enerji konuşuluyor.” 

İLGİLİ HABER

© The Independentturkish – Gökçen Tuncer

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top