SIYASET

‘RÜŞVETÇİLER ÇIKSIN, ERDOĞAN’I ELEŞTİRENLER KORONADAN ÖLSÜN’

”O, KARŞI TARAFIN KÜFÜRBAZİ”

‘BUNDA VİCDAN EŞİTLİĞİ YOK’

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel:

”Hükümet karantina sürecini kötü yönetti. Ankete göre 3 kişiden 2’si ise ‘hükümet yanlış’ iş yaptı diyor. Kendi seçmeniniz bile kötü yönettiğinizi düşünüyor..

Hükümet tarafından hazırlanan infaz düzenlemesi…İnsan hakları savunucularının, yazarların, gazetecilerin, siyasetçilerin sadece konuştukları, yazdıkları, düşündükleri için cezaevinde kalmaya devam edecekleri ama gaspçının, çete reisinin ve mensuplarının, dolandırıcının dışarıya rahatlıkla elini kolunu sallayarak çıktığı bir süreci yaşayacağız.”

‘BUNDA VİCDAN EŞİTLİĞİ YOK’

Özgür Özel:

”İnfaz düzenlemesi, Anayasaya göre ‘açık bir kısmi af’ olduğunu belirtmeliyim..

Türkiye’de cezaevlerinde nöbetleşe yemek yenildiğini ve uyunabildiğini, korona virüsü sonrası ise nöbetleşe nefes alınabildiğini söylüyorum. Ülkede insanlık onuruna uygun olmayan bir infaz sisteminin bulunduğunu iddia ediyorum..

Partim cezaevlerindeki sorunları ve bunların çözümüne yönelik önerilerini yıllardır dile getirdi. Türkiye’nin adil ve kapsayıcı bir infaz düzenlemesine ihtiyacı olduğunu biliyoruz..

Söz konusu teklifin yasalaşması halinde, rüşvet aldığı için 6 yıl ceza alan biri bir gün bile hapis cezası yatmayacak; bu rüşvet alma haberini yapan gazeteci ise ‘terör örgütü üyesi’ olduğu gerekçesiyle alacağı 6 yıllık cezanın yarısını yatacak. Bunda vicdan, eşitlik yok.”

CEZA ERTELENMESİN DİYORLAR’

Özgür Özel:

”Cezaevlerinin korona virüsü nedeniyle boşaltılması gerektiğini söylüyoruz. Ancak kanun teklifi ‘örneğin cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle ceza alan kişinin bu sürenin en az yüzde 40’ını yatmasını sağlayacak’ maddesi, birçok kişinin cezaevine girmesine neden olabilecek..

Birisi cumhurbaşkanı sıfatıyla değil, AKP Genel Başkanı sıfatıyla sayıyor, sövüyor. Vatandaş buna karşı tweet atıyor, paylaşım yapıyor. Hatta ve hatta, Özgür Özel, o partinin genel başkanına hak ettiği üslupta, seviyede, onun belirlediği düzey ve sertlikte cevap veriyor. Bunu paylaşıyor vatandaş, ‘cumhurbaşkanına hakarete’ alet oldun, paylaştın diye ceza veriyorlar 1 yıl 2 ay. Bu erteleniyor. ‘Ertelenmesin’ diyorlar. ‘1 yıl ceza aldıysa 5 ay yatsın’ diyorlar..

Yani koronavirüs bahanesiyle boşalacak cezaevlerine uyuşturucudan, dolandırıcılıktan, rüşvetten, irtikaptan boşalan yere, cumhurbaşkanına hakaret eden 60-70 yaşında emekli öğretmeni, çocuğu ekmek bekleyen küçük esnafı, canına tak eden bir çiftçiyi koymaya kalkıyorlar. Türkiye’de bu konuda 100 binin üzerinde dava olduğu düşünülürse, CHP, AKP’nin bu tutumunu ancak ayıplayabilir. Hep birlikte oturup infaz düzenlemesi yapacaktık, karşımıza geçtiniz ‘cumhurbaşkanına hakaret edenleri 4, 6 ay içerde yatıralım.’ Boşalan yerlere onları dolduralım, ‘Rüşvetçiler, irtikapçılar çıksın, cumhurbaşkanını eleştirenler koronadan ölsün’ yaklaşımı kabul edilebilir değildir.”

TERÖR TANIMI

Özgür Özel:

”Türkiye’de ‘terör’ tanımı sorunlu. Bu nedenle gazeteciler, siyasetçiler hapiste. Söz konusu kişiler eline silah almadılar, bu nedenle sadece düşünce suçlusu durumundalar. Bu tür suçluların ‘af’ kapsamına alınması gerekiyor..

Suçtan hareketle infaz düzenlemesi olmamalı. Suçlunun ‘iyisi kötüsü’ olduğu için suçludan hareketle bu yasanın hazırlanması gerekiyor..

Soma ve Ermenek’teki maden kazasında işçilerin yaşamlarını kaybetmelerine neden olanlar bu teklifle serbest kalacaklar. Sayın Erdoğan, Soma, Ermenek affetti mi? Aladağ’da yüreği yanan babaların, burnundan bedenleri yanan kendi kızlarının kokusu hiç gitmeyen anaların yerine affetmek sizin hakkınız mı? Çorlu tren kazası, Ankara YHT kazası gibi toplumsal davalar bu işin içine sokulurken ‘gazeteciler bu işin dışında kalsın.’ demek, husumet beslemekten başka bir şey değildir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine ‘diktatör’ diyeni hapse atmaya çalışırken, Aladağ’da kızı yanmış babaların, annelerin yerine af getirmeye çalışmaktadır..

Kanun teklifinde vicdan ve adalet eksikliği bulunuyor..

Partim ‘af kanununa’ yapıcı olarak bakarak adil bir kanun olması için milletin kendisine verdiği görevi yerine getirecek.”

‘KARANTİNADAKİ VATANDAŞIN İHTİYAÇLARI KARŞILANMALI’

Özgür Özel:

”44 ilde karantina tedbirleri uygulanıyor. Buralardaki vatandaşların tüm masraflarının hükümet tarafından karşılanması gerekiyor..

Karantina altındaki bazı köylerde vatandaşların ihtiyaçları veresiye defteri açılarak giderildiğini söyleyebilirim. Devletin, karantina altındaki bölgelerde vatandaşların elektrik ve su da dahil bütün ihtiyaçlarını karşılayacağını açıklamasını istiyorum..

Korona virüsü nedeniyle alınan tedbirler kapsamında kapatılan iş yerlerinde çalışanlar da Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na göre koruma altında olduğunu, devletin bu insanların ihtiyaçlarını da gidermesi gerektiğini söylüyorum..

Küçük esnafın korona virüsü nedeniyle evine ekmek götüremediğini, bu nedenle desteklenmesi gerektiğini de ifade ediyorum.”

‘KURTULUŞ SAVAŞI KADAR BÜYÜK BİR MÜCADELE DEĞİL’

Tekalif-i Milliye kararlarını okuyan Erdoğan’a tepki gösteren Özgür Özel:

“Tamtakır kasayla yakalandık. Vatandaşın IBAN’ını toplayıp para yollayacağımıza, vatandaşa IBAN yollayan, devletin şefkatli sol elini dağıtmasını beklediğin yerde sağ elin ortaya çıkıp toplamaya başladığı bir süreçte, cephanelerin toplandığı ve vatandaşın iç çamaşırına varasıya orduya yardım yaptığı bu doğru, yerinde emirleri okuyup okuyup dönüp duruyor. 12 Nisan 1923’te bu borcun yüzde 75’inin, hemen gerisinin de ileriki yıllarda ödenmesine dair kanunu çıkaran Atatürk’ü de görmüyor. Günü geliyor Cumhuriyetin kurucu kadrolarına sövüyor, günü geliyor örnekler veriyor.”

‘BÜTÜN KORKU BUNLAR BİZDEN DAHA ÇOK TOPLAR MI?’

Özgür Özel:

”AKP Sözcüsü Ömer Çelik, ‘CHP bağış kampanyasını sabote etti’ diyor…Onu yapan biri varsa sizsiniz. Başka kimse yok..

Yardım toplanması için bütün siyasi partilerin ikna edebileceği kesimleri ikna etmesi gerekiyor. Bazı belediyelerin yardım kampanyalarının durdurulmasını eleştiriyorum. Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş’ın harekete geçirdiği bir kitle var, onları durdurdunuz.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu İstanbul’da sokağa çıkmama çağrılarına uyumun çok yüksek oranda gerçekleştiğini belirtti…Doğu ve Güneydoğu’da kötüyüz. İçeri girsinler’ diyor. Süleyman Soylu’nun lafıyla içeri girecek, olur mu? Yanlış bir iletişim. Doğrusu, 5 siyasi partinin liderleri bir kamu spotunda yer alır. Herkes, ikna edebileceği herkese konuşsun..

Korona virüsü nedeniyle maddi yetersizlik yaşayan vatandaşlara yönelik yardım kampanyalarına ilişkin…Bütün korku ‘Bunlar bizden daha çok toplar mı?’ Biliyor, görüyor, öyle oluyor..

İktidarın kullandığı dil, kendi kampanyasını sabote etti. Bırakmıyorsunuz ki insanlar böyle bir durumda milli takım ruhuyla dayanışma içine girsin. Ödünüz kopuyor kutuplaşma biterse diye. Çünkü bütün gücünüzü kutuplaşmadan alıyorsunuz. ‘Koronanın karşısında bile birleşemeyiz’ diyor Süleyman Soylu. Birleşirsek, biliyor ki ona yer yok birleşmiş bütünleşmiş bir toplumda. O, karşı tarafın küfürbazı. Recep Tayyip Erdoğan’a o metni yazanlar, bu kararı veren şahsı, bu toplumu hep birlikte kucaklamamak suretiyle bu krizden çıkmamayı, bunun üzerinden otoriteyi, popülizmi sürdürmeye çabalıyor. Doğru değil. Oyunun farkındayız.”

‘KENDİ SEÇMENİ BİLE ‘KÖTÜ YÖNETTİ’ DİYOR’

Özgür Özel:

“Hükümetin yurt dışından gelenleri karantinaya almasında geç kaldığını düşünüyor musunuz?’ sorusuna yüzde 34 hayır diyor. 3 kişiden 1’i hükümet ‘doğru’ iş yaptı diyor. Halkın yüzde 61.2’si, 3 kişiden 2’si ise ‘yanlış’ iş yaptı diyor. Tek adam kafasıyla yürürseniz böyle olur. Kendi seçmeniniz de bile yüzde 50’ye, yüzde 45’lik oranla kötü yönettiğinizi düşünüyor. MHP’nin Meclis’te verdiği desteğin sahada verilmediğini rakamlar gösteriyor.”

gazeteduvar

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top