SIYASET

‘GAZETECİLERE GÖZDAĞI VERİLİYOR’

TÜRKİYE’DE BİR GAZETECİ DAHA GÖZALTINA ALINDI

Barış Terkoğlu gözaltına alındı

Odatv internet sitesi haber müdürü ve Cumhuriyet gazetesi köşe yazarı Barış Terkoğlu, dün sorumlu müdürü olduğu sitede yayınlanan ‘Sessiz sedasız ve törensiz defnedilen Libya şehidi MİT mensubunun görüntülerine Odatv ulaştı’ haberiyle ilgili olarak sabah 4.15’te ellerinde gözaltı kararıyla gelen polisler tarafından Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü

Odatv:

”Gözaltı kararına konu olan haber, daha önce İYİ Parti İstanbul milletvekili Ümit Özdağ tarafından, TBMM’de düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyuruldu ve haber 26 Şubat tarihinde Yeniçağ gazetesinde de yayınlandı.”

Son dönemde gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalar ve haklarındaki şikayetlerin artış gösterdiği görülüyor.

Alptekin Dursunoğlu tutuklandı

Son üç günde 1 gazeteci tutuklandı, 13 gazeteci gözaltına alınıp serbest bırakıldı

Geçen Pazar günü Suriye’de yaşananları yıllardır çok yakında takip eden Yakındoğu Haber (ydh.com.tr) internet sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Alptekin Dursunoğlu, Unews adlı yabancı bir ajansın ‘Türkiye destekli terörist gruplar, İdlib’in güneyinde Suriye ordusuna karşı geniş çaplı harekat başlattı’ haberini Türkçeleştirerek paylaştıktan sonra tutuklandı.

Sputnik çalışanı gazeteciler gözaltına alındı

Rusya merkezli Sputnik’e çalışan iki gazeteci ve bir çevirmen Ankara’da evlerinin önüne gelen bir grup hakkında şikayette bulunmak için gittikleri Ankara Emniyet Müdürlüğü’nde, haklarında şikayet olduğu için gözaltına alındıktan sonra İstanbul’da da gözaltına alınmış olan sitenin yayın yönetmeni Mahir Boztepe’yle birlikte serbest bırakıldı.

Yunanistan sınıırımda gazetecilere gözaltı

Pazartesi günü ise Türkiye-Yunanistan sınırında görev yapan 9 gazeteci, askeri alanı ihlal ettikleri gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra jandarma karakolundan salıverildi.

‘Gazetecilerin resmi tezden uzaklaştıkça kamu makamlarının hedefine girdiğine tanık oluyoruz’

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu:

”Türkiye Libya’da hayatını kaybeden MİT görevlisini bir milletvekilinden öğrendi. Barış Terkoğlu’nun serbest bırakılması gerekmekte. Son dönemde sosyal medyada hedef göstermeler arttı.

Son beş yılda özellikle internet mecrasında büyük bir operasyona tanık oluyoruz. Bu operasyon sadece nefret söylemini yaygınlaştıran, şiddeti öven içeriklere yönelik değil. Aslına bakarsanız bir gazeteci olarak popüler olsun olmasın, gazetecilerin resmi tezden uzaklaştıkça kamu makamlarının hedefine girdiğine tanık oluyoruz. Bu örnekler ne yazık ki çok tekil örnekler değil..

Ve gitgide bu toplumun aydınları gazeteciler, elbette savaş durumu söz konusuysa sürekli militarist politikalar söz konusuysa barış için veyahut operasyonların durdurulması için seslerini çıkarıyorlar. Ama herkesin zihninde, sabah kapısının çalınabileceği, gözaltına alınabileceği, bunun gözaltıyla sınırlı kalamayabileceği ve aylarca hapiste kalabileceği düşüncesi var ne yazık ki.”

‘Eleştirel haber yapan gazeteciler gözaltına alınıyor, yargılanıyor, hapse atılıyor, bu gazetecilere gözdağı’

Disk Basın-İş Başkanı Faruk Eren:

”Türkiye’nin acımasız bir dili var. Kendi her politikasını milli dava haline getiriyor. O politikaya karşı çıkana vatan haini, terörist diyebiliyor..

Geçtiğimiz yıl Mart ayında bekaa sorunu dediler. Alt tarafı bir belediye başkanı seçilecekti. AKP’ye oy vermeyen herkes vatan haini gibiymiş gibi görülüyor..

Bu tabii gazeteciler için de en büyük tehlike. Zira iktidarı eleştiren bir haber yaptığınızda size ‘Vatan haini’, ‘Terörist’ diyorlar. Terörist olmamakla birlikte teröre destek vermek suçlamasıyla yargılıyor, ceza veriyor, hapse atıyorlar. Bu gözdağı.”

Gazetelerin hükümetin stratejik ideolojisine çekilmek istenmesinden endişe duyuyorum’

Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu:

”Aslına bakarsanız belirli meseleler var ki Türkiye bu konuda eleştiriyi kaldırmıyor. İdlib bunun sonuncusu, ama ilki değil. Onda önce de Türkiye’nin Ortadoğu’daki stratejik tercihleri, bir sansür ve oto-sansür konusuydu..

Ana akım medyanın veya ticari medyanın yazı işlerinde bu tür konuları kolay kolay gündeme getiremiyordunuz. Ya yayın yasağı çıkıyordu ya da eleştirel taraftan yayın yapan meslektaşlarımız soruşturma ve davalarla karşı karşıya kalıyordu..

İster idlib olsun ister Suriyeli sığınmacıların Avrupa’ya salıverilmesi olsun, bunlar global meseleler. Bu konulardaki haberlerin sıkıntı ve gerginlikle karşılanmasını çok yadırgamıyoruz. Bunlar global meseleler, Türkiye’ye maliyeti olan stratejik olarak güç durumda bırakabilecek şeyler. Benim daha çok endişe duyduğum yönü aslında sivil toplum dışında uluslararası ve ulusal düzeyde yayın yapan gazetecilerin o stratejik ideolojik çizgiye çekilmek istenmesi.”

‘Uzunca bir süredir iktidar hoşuna gitmeyen her habere dava açıyor, soruşturmalar tutuklamayla sonuçlanabiliyor

Faruk Eren:

”İdlib’te büyük bir saldırı oldu. Kaç askerin öldüğünü bilmiyoruz, gazetecilik yapamıyoruz. İktidar yetkililerine soru soramıyoruz..

Edirne’deki gözaltılar gerçi yasak bölgeye girdiniz deniyor ama oralar insan kaynıyor. Mültecilerle ilgili gerçeklerin kamuoyu tarafından duyulması istenmiyor. Nedir bu? Bu kişiler devlet tarafından taşınıyor, teşvik ediliyor. Ama burada da bir tuhaflık var. İktidar yetkilileri buna Erdoğan da dahil, ‘Sınırları açıyoruz, mültecileri yolluyoruz’ dedi. Uzunca bir süredir hükümet, iktidarın hoşuna gitmeyen her habere, her paylaşıma dava açıyor. Zaman zaman soruşturmalar tutuklanmalarla sonuçlanıyor. Hala daha 100’ün üzerinde gazeteci var cezaevinde.”

İLGİLİ HABER

amerikaninsesi

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top