GENEL

Heyet Tahrir Şam (HTŞ) savaşı Türkiye’ye taşıyabilir!

İdlib hem bir vilayetin ismidir hem de bir şehrin ismidir.

HTŞ, Rusya ve Suriye ordularına karşı diğer grupları açıkça cihada çağırmıştır.

Ankara idlib bölgesine bir ‘operasyon yapılmamasında’ ısrarcı.

Prof. Mehmet Yuva:
”İdlib’e olası operasyonda HTŞ savaşı Türkiye’ye taşıyabilir.”

Türkiye’nin de ‘terör örgütü’ olarak gördüğü Heyet Tahrir Şam (HTŞ) İdlib’in neredeyse tamamında kontrolü ele geçirmiş durumda.

Savunma Bakanı Hulusi Akar; ‘Bölgedeki statükoyu bozabilecek ateşkes ihlallerini durdurması için Rusya’ya çağrıda bulunuyoruz.” demiştir. HTŞ, Rusya ve Suriye ordularına karşı diğer grupları açıkça cihada çağırmıştır.

Türkiye kötü propagandalardan çekiniyor…

TEMİZLİK HAREKATI

Şam Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Mehmet Yuva:

”İdlib sahası çok önemli bir imtihan sahası. Burda izlenecek süreç hem ‘Türk-Amerikan’ hem de ‘Türkiye-Rusya’ ilişkilerine yön verecek..

Ankara HTŞ’yi terör örgütü olarak görüyor ama HTŞ’ye yönelik hamlelerinde güçlükler var..

Şöyleki; topyekün bir ‘temizlik harekatının’ Suriyeli Sünnilere yönelik olacağı yolundaki propagandalar..

Türkiye’nin bir türlü harekete geçememesinde bölgedeki sosyal yapının karmaşıklığı da rol oynuyor.”

HTŞ lideri Colani aslen İdlibli ‘

Prof. Dr. Mehmet Yuva:

“Önce çok sıcak gelişmelerin yaşandığı İdlib sahasına odaklanalım..

1-Türkiye, İran, Rusya ve Suriye tarafı, Heyet Tahrir el Şam’ın bir terör örgütü olduğu konusunda mutabık. 2-Bir diğer mutabakat, eylül ayında İdlib ile ilgili Soçi’de alınan kararlar…

Kaygılarımız, bu mutabakatların hayata tercüme edilmesi ne kadar mümkün olacak. Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın konuşmalarında da, güvenlik uzmanı Abdullah Ağar’ın demecinde de aynı kaygıları gördük..

Heyet Tahrir Şam (HTŞ), özellikle son 3-4 aydır ama ağırlıklı olarak ocak ayı itibariyle İdlib’de çok önemli bir bölgeyi kontrol altında tutmaya başladı. Son dönemlerde İdlib’de çok ciddi idamlar uygulandı. Bu örgütün IŞİD’den bir farkı şudur. HTŞ yönetiminde, İdlibli yani esas itibariyle o bölge unsurları çok önemli yerlerde. ZatenHTŞ lideri Colani aslen İdlibli.”

El-Nusra örgütü, yeni adıyla Heyet Tahrir el Şam…

Prof. Dr. Mehmet Yuva:

”İdlib’in toplumsal yapısına baktığınız zaman El-Nusra örgütünde yeni adıyla Heyet Tahrir el Şam’da veya emmioğlu, teyze çocuğu gibi birçok farklı örgütte akraba ilişkilerinin hakim olduğu, ticaret çıkarlarının egemen olduğunu görüyoruz.

Bu anlamda Türkiyenin; ‘oradaki yapıları nasıl parçalayabiliriz, bunu nasıl başka örgütlerle kapıştırıp zayıflatabiliriz, biz direkt müdahale etmeden sahada bize bağlı örgütler üzerinden bunun üzerinde bir askeri hegemonya kurabilir miyiz? En azından bunu zayıflatabilir miyiz’ gibi plan ve programları vardı. Bu planın, hayata geçmemesinin en önemli nedeni bu sosyal yapının çok karmaşık olmasından dolayıdır.”

HTŞ Cihad çağrısı yaptı…

Prof. Dr. Mehmet Yuva:

“HTŞ son iki gündür bütün diğer örgütleri Suriye ordusuna karşı Rusya’ya karşı cihada çağırmaktadır. HTŞ’nin, ‘bu savaşı sadece İdlib içinde tutmayalım Halep kırsalına ayrıca Lazkiye’yi de buna katarak saldırıları genişletelim’ yönünde çağrıları var. Bu çağrılara uymayanları rejimin ajanları, Rusya’nın piyonları, yabancı ülkelerin piyonları, yeteri derecede Müslüman olmamaları ile itham edebilmekte ve bu hassasiyetler diğer örgütlerin elemanları üzerinde de ciddi bir etki yaratmaktadır..

‘İdlib’in başka bir önemli özelliği var. Suriye’de diğer cephelerde savaşı kaybetmiş veya uzlaşma yoluyla orayı terk etmiş takriben 2 milyon dolayında kişi İdlib’e taşınmış..

İdlib’teki açık şeriat düzeninin bulunduğu yapılarla mevcut seküler siyasi nizamın genel karakterinin uyum içinde olması mümkün değil. Fırat’ın doğusundaki yapılar yabancı kuvvetlerle birlikte hareket etmesine karşın seküler, İdlib’de ise mevcut siyasi nizamla uyumlu olmayan yapı var ve bu yapının etkisiz hale getirilmesi gerekir.”

Suriye Hükümeti Fırat’ın doğusuna daha temkinli…

Prof. Dr. Mehmet Yuva:

”Suriye özellikle Fırat’ın doğusunda mevcut olan konuma biraz daha farklı ve temkinli yaklaşıyor. Zira Suriye nazarında Fırat’ın doğusunda ki yapı ne kadar bölücü de olsa, laik, seküler ve bu durum onların topluma daha kolay kazandırılabileceği, Amerika ile arasında yaşanacak bir çelişkinin oradaki unsurların aklını başına getireceği ve böylece belki de Suriye ordusuna ve devletine daha yakın tutacağı yönünde bir yaklaşım var..

İdlib’teki yapılarla mevcut siyasi nizamın genel karakterinin uyum içinde olması mümkün değil. Birisinden birisinin rafa kaldırılması, buharlaşması veya etkisiz hale getirilmesi gerekmektedir.”

Suriye sabırlı!

Prof. Dr. Mehmet Yuva:

”İdlib’de egemen olan HTŞ’nin Suriye ordusuna yönelik son saldırılarına rağmen Suriye tarafının hala sabırlı davranmasın da Rusya’nın telkinleri etkili oluyor..

Suriye tarafının bu kadar kayıp vermesine rağmen. Bir saldırı sonucunda Suriye ordusu ile hareket eden 40-45 milis mensubu öldürüldü, ama buna rağmen Suriye tarafı bu operasyon konusunda halen sabırlı davranmaktadır. İki tane sebebi var bunun..

1-Rusya’nın Suriye tarafına temkinli, sabırlı, metanetli davranması ve bu şekilde baki kalması yönünde ısrarı var ve bu ısrarın çok önemli sebebi var, onun altını doldurabilmektedir.

2-Suriye tarafının böyle bir operasyon yapması Türkiye’yi zora sokacak. Çünkü bunun geçmiş yıllarla bir ilgisi vardır, orada yaratılan mevcut durumdan Türkiye tarafının sorumlu olduğunu her 4 taraf bilmektedir. Nasılmı?

İdlib’te mevcut olan örgütlerin, HTŞ ile şu veya bu şekilde ticaret, siyaset veya toplumsal ilişki içinde olan birçok kesimin Türkiye ile ticaret yaptığı, sınırları kullandığı, Türkiye’nin koruması altında İdlib’in düşürüldüğünü vs. bilmektedir. Bunların da Türkiye’de çok ciddi taraftarı var. Bütün bunlar Türkiye’yi sıkıntıya düşürmektedir. Bu sebeple ‘Aman ha, Suriye tarafı bu operasyonu yapmasın, bizi zor duruma sokmasın’. Suriye tarafı bu operasyonu yaptığı takdirde bu operasyon HTŞ’ye yani El-Nusra’ya yapılırken, onunla birlikte hareket edecek veya onun yanında yer alacak. Diğer örgütler de hedef alınacak. Diğer örgütlerin Türkiye ile teması olabilir. Türkiye diğer örgütlere destek vermediği zaman, bu operasyonları şiddetle karşı çıkmadığı zaman, cevap vermediği zaman Türkiye’nin Suriye ile işbirliği halinde olduğu ve onların aslında bir Türk-Suriye kumpasına maruz kaldıkları yönünde ciddi bir psikolojik ortam zuhur edecek. Bütün bu korkular Türkiye’nin Rusya üzerindeki baskısını arttırmaktadır, yani Suriye’yi ‘Aman dizginleyeyim’ bağlamında.”

HTŞ TÜRKİYE’YE DOĞRU ÇEKİLME KARARI ALACAK’

Prof. Dr. Mehmet Yuva:

”Suriye yönetimi hiçbir zaman İdlib’in şehir merkezine yönelik bir operasyon düşünmez. Şehir merkezinde hükümeti destekleyenler de bulunuyor. Olası operasyon İdlib’in dışında kalan bölgelerde yaşanacak..

HTŞ, bir operasyon halinde militanlarıyla Halep, Lazkiye ve Hama’ya saldırı yerine Türkiye’ye doğru çekilme kararı alacak. Böyle bir gelişme Türkiye’yi daha zor bir pozisyona sokabilir. Türkiye, Suriye sahasında hala ABD ile Rusya arasında sıkışmış bir hali tercih ediyor. Ankara hala ‘bundan nasıl yararlanabilirim’ pozisyonunu koruyor..

İdlib’te Türk ve Rus askerleri ortak devriye operasyonlarına başlayacak. Hulusi Akar, İdlib İdlib derken, İdlib hem bir vilayetin ismidir hem de bir şehrin ismidir. Yani İdlib şehrine bir operasyon yapılmaması İdlib şehrinde ağırlıklı olarak sivillerin olduğu ve ticari hayatın devam etmesinden kaynaklı. Bu operasyonların başlamadan önce Türk ve Rus askerlerinin birlikte devriye gezmesi amacı; enazından ana güzergah yollarının HTŞ’ye kapatılması, ticaret yollarının kesilmesi, mevcut örgütleri HTŞ’ye karşı ne kadar harekete geçirebiliriz, bu gözlemlenecek. Bu esnada Türkiye’nin özellikle sınıra birkaç aydır süren bir takviye harekatı vardı. Bunlar özellikle sınırın sıfır noktasında mevcutlar. Bu devriye faaliyetleri başladığında sınırda mevcut olan Türk askeri ne kadar içeriye girecek ve içeride hangi bölgelerde güçlü bir savunma tampon bölgeleri oluşturacak? Çünkü HTŞ’ye yönelik bu saldırı başladığı andan itibaren HTŞ şunu yapacaktır. Bu saldırılarını Halep, Lazkiye ve Hama’ya yapmayacak. Aksine bütün militanları ile birlikte Türkiye bölgesine doğru çekilme kararı alacak ve Türkiye’yi daha zor bir pozisyona sokacak. Bu sefer Türkiye gerçekten bunları vuracak mı, vurduğunda oluşacak reaksiyonu karşılayabilecek mi, yoksa artık İdlib’e girmiş olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kontrolünde olan bölgede Türk Silahlı Kuvvetleri ile HTŞ arasında bugün yaşadığımız tablonun benzeri mi yaşanacak? Mecburiyetler tercihlere üstün gelir. Mecburiyetler devreye girdiği zaman tercihlerimize uygun olarak yapmış olduğumuz plan ve programlar maalesef allak bullak olmaktadır. Türkiye başından beri şu an oluşacak olan neticelerin, ortaya çıkacak koşulların hesabını iyi yapamadığından ortaya çıkan bu tablodaki farklı denklemlerin, belirsizliklerin ve ip yumağı gibi ortaya çıkmış çetrefilli durumun nasıl çözüleceği konusunda sıkıntıları olmaktadır. Bu sıkıntılarla Türkiye yüzleşmek zorunda kalmıştır. ”

Prof. Dr. Mehmet Yuva:

”Türkiye, bir taraftan Rusya’ya yakınlaşması, öbür taraftan Amerika ile ikili ilişkileri nasıl sürdürebilirim, sürdüremezsem başıma neler gelir korkusu, bu korkuların verdiği imtiyazlar, tavizler, öbür taraftan Rusya ile İran ile başlattığı süreçten neler alabilirim, alacaklarım beni Amerika’ya karşı daha iyi bir konuma sokar mı, Fırat’ın doğusunda ortaya çıkan tabloda halen Türkiye olarak bu konudan nasıl yararlanabilirim pozisyonu içinde. Suriye ile halen ikili ilişkilerin başlatılamamış olması bütün bunların sebebi bu 8 yıldır yaşadığımız ve Türkiye’nin yanlış politikalarından dolayı ortaya çıkan zor, çetrefilli tablonun nasıl çözüleceği hususunda Türkiye’nin inisiyatifi Rusya ve Amerika’nın lehine kaybedilmiş olmasındandır.”

Kaynak

tr.sputniknews.com
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top