GENEL

AKP ‘ASRIN PROJESİ’ DEMİŞTİ

KKTC Su Temin Projesi’nde 250 metre derinlikteki boruların patladığı ortaya çıktı

Anamur sahilinden 5 mil açıkta patlayan su boruları deniz yüzüne çıktı.

TARİH 17 EKİM 2015…

Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a su temin edilmesini öngören projenin açılışı

Mersin’deki törene Erdoğan ve dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu katıldı.

Ahmet Davutoğlu:

”Dünya çapında bir eser…Dünyada eşi benzeri olmayan muhteşem bir su köprüsü kuruyoruz. Her şeyiyle milli, her şeyiyle yerli.” demiş,

Erdoğan:

”Biz karadan gemileri yürüten Fatih’in torunlarıyız. Yeri geldi boğazda denizin altından Marmaray’ı inşa ettik, Avrasya Tüneli de önümüzdeki yıl açılacak..Dünyada ilk kez uygulanan bir mühendislik çalışması” sözüyle tanımlamıştı.

5 YIL DOLMADAN BORULAR PATLADI

Projenin üzerinden 5 yıl gibi bir süre geçmeden borular patladı. Anamur sahilinden 5 mil açıkta patlayan borular deniz yüzüne çıktı. Yaklaşık 250 metre derinlikteki borular deniz yüzeyinden görülebiliyor. Borulardan su aktığı görülüyor.

Boruların su yüzeyine çıkması, gemi geçişlerini de engelliyor.

KUZEY KIBRIS’TAN AÇIKLAMA

Kuzey Kıbrıs Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz:

”Türkiye’den su taşıyan borunun kopmasının hemen ardından onarım çalışmaları başladı..

Arızayla ilgili Türkiye Devlet Su İşleri keşif ve tamirata başladı. Borunun kopmasından dolayı Kuzey Kıbrıs’ta herhangi bir su sıkıntısı yaşanmayacak. Geçitköy Barajı”da 20 milyon metreküp su bulunuyor”

4 YILDA TAMAMLANMIŞTI

Türkiye’den Kıbrıs’a boru hatlarıyla su getirilmesi projesi Erdoğan’ın Başbakan olduğu 2011 yılında Mersin’in Dragos Çayı üzerine Alaköprü Barajı’nın temel atma töreniyle başladı.

1,6 milyar liraya mal olan projede, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasına 80 kilometrelik askılı boru sistemi kuruldu. Borular, denizin 250 metre altından şamandıralar ile bağlandı ve ilk su Eylül 2015’te Ada’ya ulaştı. Türkiye’den gelen su arıtma tesisinden geçtikten sonra Devlet Su İşleri’nin (DSİ) yaptığı Geçitköy barajına boşaltılmaya başladı.

Asrın Projesi mi Asrın Ucubesi mi?

Yüksek Makine Mühendisi Ali Münir Cerit’in su taşıma projesi ile ilgili değerlendirmeleri:

17 Ekim 2015 günü Mersin’de büyük bir tören vardı: Kıbrıs’a Su Götürme Projesi’nin Anamur ayağının açılışı yapılıyordu. Ayıp olacak ama, “Asrın Projesi” diye yutturulan bu projenin yaldızını kaldıracağım. Bu proje üç affedilmez hatayla malüldür. Şimdi bunları teker teker görelim:
 
1-Kaynak seçiminde hata: Kıbrıs’ın yıllık su gereksinimi 75 milyon metreküp olarak hesaplanmış. Bunu karşılamak için Anamur çayının ve yan derelerin sularını toplamak üzere Anamur kıyısına yakın Alaköprü Barajı yapılmış. Su bu barajda toplanacak ve 23 kilometrelik bir ulaştırma (isale) hattıyla deniz kıyısında yapılan bir “yükleme istasyonuna” basılacak. Oysa ötede, daha doğudaki Silifke kıyısında Göksu gürül gürül denize akıyor ve en düşük verdisi (debisi) aralık ayında saniyede 13 metreküp, yani yılda 400 milyon metreküp, Kıbrıs’ın gereksiniminin 4 katından fazla. Ayrıca bu, rejimi belirsiz toplama suların oluşturduğu baraja göre yapısı daha sağlam bir kaynak olacaktı.
 
2-Yer seçiminde hata: Kaynak seçimindeki hata, hattın Türkiye ayağındaki yer seçimi hatasını da oluşturuyor. Gelelim Kıbrıs tarafına. Lefke yakınına Geçitköy Barajı yapılmış. Oysa Silifke’nin karşısında Kıbrıs’ın Güzelyurt (Omorfo) bölgesi ve burada eskiden kalma, kullanılmayan bir kuru baraj var. Küçük bir onarım bedeliyle çalışır duruma getirilebilirdi. Silifke kıyısına kurulacak yükleme İstasyonundan basılacak su, Kıbrıs kıyısında bunun karşılığı olacak olan “boşaltma İstasyonundan” bu baraja gönderilebilir ve buradan Kıbrıs içine dağıtılabilirdi.
 
3-Deniz geçişindeki hata: Ankara’da İTÜ evinde 29 Mart 2014 günü, zamanın DSİ Genel Müdürü tarafından yapılan sunumda deniz geçişinin deniz yüzeyine 50 m aralıklarla dizilmiş şamandralara asılı ve deniz yüzeyinden 250 m derinden giden bir boru hattıyla yapılacağı anlatılmıştı. Ben de 26 Eylül 2014 günü Cumhuriyet gazetesinde çıkan yazımda bunun güvensiz ve komik bir çözüm olduğunu belirtmiştim. Sonradan bu fikirden vazgeçilmiş ve boru hattı yine deniz seviyesinden 250 m aşağıdan giden ve bu defa deniz dibine sıralanmış beton bloklara, boruları dıştan kucaklayan boyunduruklar aracıyla bağlanmış bir asılı hat durumuna getirilmiş. Bu, birinciye göre biraz daha iyi bir çözüm olmakla birlikte, boru hattının yanal hareketlerini önleyemez.
 
Bir benzetme yapalım: Deniz dibindeki beton blok bir çocuk olsun, boru askısı da uçurtma ipi. Bu ipin uzunluğu yaklaşık 950 metredir, ucunda da  uçurtma, yani boru hattı. Çocuk nasıl uçurtmanın yanal hareketlerine hükmedemezse, boruyu beton bloğa bağlayan halat da boru hattının yanal hareketlerine hükmedemez. Doğru çözüm, hattın deniz dibinde kazılan bir açık kanal içine yatırılmasıdır.

Bugüne kadar Akdeniz’i geçen üç boru hattı gerçekleştirilmiştir. Bunlar, Cezayir doğalgazını Avrupaya ileten hatlardır. Biri Cezayir-İspanya, ikinicisi Cezayir-Fransa (Sicilya üzerinden) ve üçüncüsü Cezayir-Fransa (Sardinya üzerinden) arasındadır. Her üçü de deniz dibine serilmiş ve kazılan açık kanallar içinde sabitlenmişlerdir. Deniz derinliği bir tanesinde 2500 metreyi bulmaktadır. Bizim Türkiye-Kıbrıs arasındaki denizin derinliği ise ortalama 1200 metredir. Sonuç olarak, “Asrın Projesi” olarak tanıtılan bu proje yer seçimindeki hata nedeniyle; 1) Gereksiz iki baraj ve 23 Km’lik isale hattı maliyetinin yüklenmesiyle 2) Asılı hatla deniz geçişi nedeniyle güvensiz bir projedir ve Asrın Projesi adını hiç hak etmemektedir.

İLGİLİ HABER

haber.sol.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top