SIYASET

‘Ne yazık ki AKP’nin parti sistemi doğruları konuşmaya el vermez, özgür düşünmeye kapalıdır’

Selçuk Özdağ Gülen’e övgü yağdırıyor! VİDEO

Selçuk Özdağ, açıklamalarda bulundu.

‘Biraz şahsiyet belirtisi gösteren kendini kapı önünde bulur’

Selçuk Özdağ

Üç dönem AKP’den milletvekili olan ve daha önce AKP Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan eski Manisa milletvekili Selçuk Özdağ, parti politikalarına yönelik eleştirilerde bulundu.

Selçuk Özdağ:

“Susarak, alkışlayarak yanlışlar önlenmez. Milletvekili olduğum dönemde AKP içinde ‘çoğunluktan farklı görüşler’ açıkladım..

Mesele nefsim olsaydı, hem aday yapılmadığım dönemde milletvekilliği için hem de 31 Mart seçimlerinde belediye başkanlığı için farklı partilerden teklif aldım”

‘Toplumu ayrıştıran dil kullanılmamalı’

Selçuk Özdağ:

”Çözüm süreci yanlış başladı ve bunu daha önce de vurguladım..

Beni dikkatle takip edenler milletvekili olduğum dönemlerde çözüm sürecinin yanlış başladığı ve sürdüğü, tarihin bir kavga ve çekişme aracı yapılmaması, yargının bağımsız olması, toplumu ayrıştıran bir dilin kullanılmaması, FETÖ ile mücadelede örgütle cemaatin ayrılması, dini nedenlerle bu yapıya kapılanlarla nihai hedefini bilerek gidenlerin tefrik edilmesi, cezaevlerinde tek tip kıyafet uygulamasından vazgeçilmesi, tek adam düzeninin demokrasiyi ve kurumlarını tahrip edip aşındıracağı, gibi konularda çoğunluktan farklı görüşler dile getirdiğim görülecektir.”

‘Trolleri konuşturanlar aslında onları susturması gerekenlerdir’

Selçuk Özdağ:

”Mevcut sorunların bazıları ‘ısrarla sürdürülen yanlışlardan’ kaynaklanıyor..

Siyasetin bu kadar seviye kaybetmesinin nedeni herkesin nefsi için susmayı tercih etmesidir..

Eğer herkes düşündüğünü söyleyebilse çıkar için susmayı tercih etmese bugün siyasetin kalitesi, seviyesi farklı bir noktada olabilirdi..

Kırk yıl siyaset yapan eser veren, sayısız başarıya imza atan kişiler birilerinin hatırı için rahatlıkla trollerin önüne atılabiliyor. Bakanlık, başbakanlık yapmış olan insanlar yalan yanlış şeylerle suçlanabiliyor..

Onları susturma mevkiinde olanlar susturmadıklarına göre, demek ki onları konuşturanlar aslında onları susturması gerekenlerdir..

Ben diyorum ki bu ülkenin büyük sorunları var, bazıları bizim ısrarla sürdürdüğümüz yanlışlardan kaynaklanıyor. Gelin bunları düzeltelim diyorum. Bundan alınmaya, gocunmaya gerek var mı? Hadi sustuk diyelim hangi sorunumuz çözülecek?”

‘Bizde siyasetçi kendini la yüsel görür’

Selçuk Özdağ:

“Ne yazık ki AKP’nin sistemi doğruları konuşmaya el vermez, özgür düşünmeye kapalıdır. Biraz şahsiyet belirtisi gösteren kendini kapı önünde bulur..

İktidarların vazifesi mazeret üretmek değildir. Sorumlu siyaset bir problem ortaya çıktığında nerede hata yaptık diye düşünür. Batı’da böyledir. Bizde siyasetçi kendini la yüsel görür, kendine hata,kusur yakıştırmaz”

‘Partiler kışla gibi, mensupları asker gibi görülür

Selçuk Özdağ:

”Bizde Siyasetçi nerede hata yaptım yerine bize komplo kurdular diyerek sorumluluğu görünmez odaklara yükler. Bu zihniyet biçimi aslında sorun çözmekten kaçma biçimidir. Problem çözücü değil, problem biriktiricidir. Geldiğimiz noktanın birinci, belki de biricik sebebi budur..

Ne yazık ki parti sistemimiz doğruları konuşmaya el vermez, özgür düşünmeye kapalıdır. Biraz şahsiyet belirtisi gösteren kendini kapı önünde bulur. Partiler kışla gibi, mensupları asker gibi görülür. En azından liderlerin beklediği parti ve partili tipi budur.
Bu da siyasetçinin her geçen gün profilinin düşmesine neden olur. Ortada kalite olmayınca da siyasetçi çözüme değil dalkavukluğa yönelir.”

Hepimiz aynı cendereden geçtik

Selçuk Özdağ:

”Türkiye son otuz yılda büyük tecrübeler yaşadı. 28 Şubat’ta toplumun bir kesimi ezildi. Vatandaşın kararlılığı 28 Şubat’ı püskürttü. Ardından o günün mağdurları iktidar oldu. Bu defa toplumun başka kesimleri mağdur edilmeye başlandı. Halbuki ders alınmalı değil miydi?..

28 Şubat bize baskı siyasetinin ne kadar kötü olduğunu göstermişti, o tecrübe bize en demokrat, en özgür, en insan haklarına saygılı düzeni kurdurmayı sağlamalıydı. Ama 28 Şubat tersinden tekrar edildi.”

Partiler, liderler gelip geçicidir. Kalıcı olan millettir

Selçuk Özdağ:

”Şimdi toplumun sağındakiler de solundakiler de aynı tecrübeye sahipler, hep beraber demokrasiden uzaklaşmanın, farklılıklara hoş görü göstermemenin, siyaseti hukukun üstüne çıkarmanın bize hangi acılar yaşattığını biliyoruz..

Hepimiz aynı cendereden geçtik. Bunun bize hoşgörüyü, barış siyasetini, bir arada yaşama şuurunu öğretmesi gerekir. Farklılıklarımızla, renklerimizle, bir arada yaşamanın güzelliğini görmemiz gerekir..

Avrupa demokrasiye mezhep savaşlarının bıraktığı büyük acı tortuları ile geldi. Ötekini yok etmeye çalışanlar kendilerinin de yok olmaya başladığını gördüler..

Toplum renkleri ile bir bütündür, bir rengin eksilmesi, vücudun bir parçasının eksilmesi gibidir.
Bir rengini kaybeden bir toplum sakat ve alil bir toplumdur..

Laiki, anti laiki, dindarı, dindar olmayanı, milliyetçisi, liberali ile biz bir bütünüz..

Ulus olmanın yolu da farklılaştırmadan değil, farklılıklarımızı bütünün parçası gibi görmemizden geçer. Partiler, liderler gelip geçicidir. Kalıcı olan millettir. Vazgeçilmez olan da budur.

Bizi kabileleştiren, bizi bizle dövüştüren hiç bir siyaset meşru değildir. Kavga eden bir toplum problemlerini çözemez. Hele orada hakemlik yapabilecek bir hukuk ve yargı düzeni yoksa o ülkenin sonu felakettir.”

Selçuk Özdağ Gülen’e övgü yağdırıyor!

Selçuk Özdağ:

”Şu yaşadıklarımızdan siyasetten bağımsız bir yargı, din haline getirilmemiş bir parti anlayışı ve liderlere insanüstü vasıflar isnat etmeyen bir siyaset biçiminin gerekliliğini çıkaramamışsak yaşadıklarımızdan hiç ders almamışız demektir. İşte asıl felaket budur!”

Kaynak Yeniçağ

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top