SIYASET

Demirtaş Hastaneye Götürüldü

HDP’nin Türkiye siyasetinde kalıcı olduğu ancak Demirtaş’ın liderliğine de ihtiyaç duyduğu görülüyor.

Demirtaş bir haftadır hastaneye sevk edilmemişti

Selahattin Demirtaş’ın kız kardeşi ve avukatı Aygül Demirtaş:

Cezaevinde bulunan ve sağlık sorunları nedeniyle hastaneye sevk edilen HDP’nin önceki dönem eş genel başkanı Selahattin Demirtaş, tetkiklerinin yapılmasının ardından yeniden cezaevine gönderildi.

Selahattin Demirtaş’ın kız kardeşi ve avukatı Aygül Demirtaş, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Müvekkilimiz ve ağabeyim Selahattin Demirtaş bu akşam hastaneye sevk edilmiştir. Kendisine gerekli tüm tetkikler yapılmış ve cezaevine geri getirilmiştir. Şu an itibarıyla hayati tehlike doğuracak bir durum tespit edilmemiştir” ifadelerine yer verdi.

HDP’NİN BİZDEN KAYNAKLI OLARAK GEÇ HABERİ OLDU’

Başka tahliller yapıldıktan sonra teşhis konulacağını aktaran Demirtaş, şöyle devam etti:

“Farklı birkaç tahlil ve işlem de yapıldıktan sonra teşhis konulmasını bekliyoruz. Şu anda sağlık durumu ve morali gayet iyidir. HDP genel merkezinin, bizden kaynaklı olarak durumdan geç haberi olmuştur. Partimizin böylesi konularda duyarsızlığı söz konusu bile olamaz. Demirtaş, duyarlılık gösteren başta HDP genel merkezi olmak üzere halkımıza ve avukatlarına özel selam ve teşekkürlerini iletmektedir.”

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ: POLİKLİNİK KONTROL ÖNERİSİYLE TABURCU EDİLDİ

Trakya Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden yapılan açıklamada da “02.12.2019 günü saat 17:20 civarında hastanemize getirilen “Selahattin Demirtaş” isimli hastanın şikayetleri doğrultusunda Kardiyoloji, Nöroloji, Gastroenteroloji ve Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalları ile konsülte edilmiş, yapılan laboratuvar ve görüntüleme tetkikleri sonrasında akut hayatı tehdit edici patoloji saptanmamıştır. Belirtilen anabilim dallarının görüşleri doğrultusunda hasta poliklinik kontrol önerisiyle taburcu edilmiştir” denildi.

NE OLMUŞTU

Edirne Başsavcılığı bugün hastaneye sevk edildiğini açıkladı.

Edirne Cezaevinde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yedi gün önce kaldığı koğuşta fenalaştığı ancak o günden beri hastaneye götürülmediği iddialarının ardından Edirne Başsavcılığı bugün hastaneye sevk edildiğini açıkladı.

Basında Demirtaş’ın hastalandığı halde hastaneye götürülmediğine ilişkin yer alan haberler üzerine Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Edirne F Tipi Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ın 26/11/2019 günü cezaevi yönetimine rahatsızlandığını bildirmesi üzerine acilen 112 aranılarak gelen doktor tarafından ilk muayenesi ve gerekli tetkikler yapılmıştır. Yapılan tetkikler neticesinde Demirtaş’ın herhangi bir sağlık sorunu tespit edilmemiş olmasına rağmen daha detaylı tetkiklerin yapılması için Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde muayene edilmesinin sağlanması amacıyla gerekli randevular alınarak bugün için hastaneye sevk edilmiştir.”

Cezaevinde nefes darlığı nedeniyle bilinç kaybı yaşadığı belirtilen Selahattin Demirtaş’ın yapılan başvurulara rağmen bir haftadır hastaneye sevk edilmediği kaydedildi.

Selahattin Demirtaş’ın sağlık durumu ile ilgili gelişme, kardeşi ve avukatı Aygül Demirtaş Gökalp tarafından duyuruldu.

Avukat Aygül Demirtaş Gökalp:

”26 Kasım Salı günü 05.30 sıralarında müvekkilimiz ve ağabeyim Selahattin Demirtaş’ın, göğüs sıkışması ve nefes alamaması nedeniyle bilinci kapanmıştır. Uzun süre bilinci kapalı şekilde hücresindeyken kendisine ilk müdahaleyi, hücre arkadaşı Sayın Abdullah Zeydan yapmıştır.”

‘7 gündür hastaneye götürülmedi’

Avukat Aygül Demirtaş Gökalp:

”Sonrasında ambulans çağrılmış, kendisine sadece EKG yapılmıştır. Müvekkilimiz acil servis yerine, kapsamlı bir müdahale ve tedavi için kliniğe sevkini talep etmiştir. Ancak Demirtaş, aradan 7 gün geçmesine rağmen hastaneye sevk edilmemiştir. Böylesi hayati önemdeki bir sağlık sorununa rağmen hastaneye sevk edilmemesi, açıkça hayati risk altında tutulduğu anlamına gelmektedir. Selahattin Demirtaş’ın siyasi rehineliği, neredeyse yaşam hakkına yönelik bir müdahaleye dönüştürülmek istenmektedir. Demirtaş’ın sağlığıyla ilgili en küçük bir olumsuzluğu düşünmek dahi istemiyoruz. Bunun sorumluları, bu vebalin altından kalkamazlar. Durumu yakından izliyoruz. Avukat arkadaşlarımız Edirne’de, 24 saat süreyle gelişmeleri takip ediyorlar.”

‘Neden hastaneye götürülmedi?

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli adına yapılan yazılı açıklama:

”Önceki dönem Eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş’ın sağlık durumuna ilişkin avukatları tarafından verilen bilgilere ilişkin hükümeti ve Adalet Bakanlığı’nı acilen açıklama yapmaya çağırıyoruz. Sayın Demirtaş’ın sağlığına ilişkin son durumu nedir? Neden hastaneye sevki yapılmamıştır? Demirtaş’ın tam teşekküllü bir hastaneye sevki için gerekli işlemler derhal yapılmalıdır. Şu ana kadar bunun gerçekleştirilmemiş olması kesinlikle kabul edilemez ve tüm sorumluluk yetkililerdedir. Meclis Başkan Vekilimiz ve Grup Başkanvekillerimiz Edirne Cezaevine hareket edeceklerdir.’

Demirtaş’ın avukatlarından Ramazan Demir:

”Demirtaş’ın sağlık durumu şu anda iyi ancak üst tetkikler için mutlaka tam teşekküllü bir hastaneye naklinin yapılması gerekiyor.”

Adalet Bakanlığı’ndan talepte bulunmak gerekli mi?

Avukat Ramazan Demir:

”Bunun için Adalet Bakanlığı’ndan talepte bulunmak gerekip gerekmediği… Teknik olarak buna gerek yok. Cezaevi yönetiminin bu durumdaki bir hastanın tam teşekküllü bir hastaneye sevkini hemen yapması gerekir. Ancak bu hâlâ gerçekleşmedi.”

Demirtaş hapiste üçüncü yılını doldurdu

HDP’nin eski eş başkanları Selahattin Demirtaş, cezaevindeki üçüncü yılını geride bıraktı. Hukukçulara göre Demirtaş’ın ‘siyasi rehine’ statüsü devam ediyor.

Son bir yılda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Demirtaş’ın tahliyesi yönündeki kararı uygulanmazken, yerel mahkemelerin tahliye kararları da büyük hızla açılan yeni soruşturmalar ve tutuklama kararları ile engelleniyor. Hukukçulara göre bu durum, Erdoğan iktidarının Demirtaş’ı hâlâ potansiyel bir lider ve ‘siyasi rehine’ olarak görmesinin sonucu.

Aralarında Demirtaş ve Yüksekdağ’ın bulunduğu 12 HDP milletvekili, 4 Kasım 2016 tarihinde “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “terör örgütü üyesi olmak”, “silahlı terör örgütüne üye olmak” ve “örgüt adına suç işlemek” gibi suçlardan gözaltına alınmıştı. Dokuz milletvekili için tutuklama kararı verilirken, Demirtaş Edirne F Tipi Cezaevi’ne, Yüksekdağ ise Kocaeli F Tipi Cezaevi’ne nakledilmişlerdi.

Aradan geçen üç yılda Türkiye siyasetinde pek çok önemli gelişme yaşanırken, Demirtaş ve arkadaşlarının cezaevi süreci ise devam etti. 7 Haziran 2015 seçimlerinde aldığı yüzde 13,1 oy ile AKP’nin tek başına iktidar olmasının önüne geçen ve Türkiye sol siyasetinde büyük heyecan yaratan Demirtaş’ın yargılanması ise, her geçen gün daha karmaşık bir hâl alıyor.

Tahliye kararları uygulanmıyor

Hakkında bugüne kadar 32 ayrı dava açılan Selahattin Demirtaş hakkındaki soruşturma dosyaları, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan tek davada birleştirildi. Davaya ilişkin dosya 26 Haziran 2018’de AİHM’e taşındı. AİHM ise geçen yıl bugünlerde, 20 Kasım 2018’de Demirtaş’ın ‘hukuki’ değil, ‘siyasi’ nedenlerle hapsedildiğine hükmederek tahliye edilmesi gerektiği kararına vardı.

Erdoğan, AİHM’in tahliye kararına “AİHM kararları bizi bağlamaz. Biz karşı hamlemizi yapar, işi bitiririz” sözleri ile tepki gösterirken, Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi de tahliye başvurusunu reddetti.

Aralık 2018’de de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 4 yıl 8 aylık mahkumiyet kararını onadı. Ancak yeni çıkan birinci yargı paketi kapsamında İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, Demirtaş’ın söz konusu davadan tahliyesine ve infazın durdurulmasına hükmetti. Ama Demirtaş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan ayrı bir soruşturma kapsamında 20 Eylül’de Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından yine tutuklandı.

Demirtaş, son üç yıldır Edirne F Tipi Cezaevi’nde eski HDP Hakkari milletvekili Abdullah Zeydan ile aynı hücrede kalıyor. Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi Birinci yargı paketi kapsamında, Zeydan hakkında “örgüt propagandası”ndan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile “örgüte yardım yataklık etme” iddiasıyla verilen 5 yıl hapis cezasında infazın durdurulmasına karar vermişti.

Ancak Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’nın birkaç saat içinde tahliye kararına itiraz etmesi sonrasında, Zeydan’ın tutukluluk halinin de devamına karar verildi.

“HDP’lilere özel rejim uygulanıyor”

Avukat Hadi Cin
Avukat Hadi Cin

Selahattin Demirtaş’ın avukatlarından Hadi Cin:

”Son üç yıldır Demirtaş başta olmak üzere HDP milletvekillerine yönelik özel bir rejim uygulanıyor..

Yapılan yargılamaları ve verilen cezaları ‘tamamen hukuk dışı bir rejim’ olarak nitelendirebiliriz..

Demirtaş hakkında 2007-2008’den bu yana yaptığı her konuşma, her miting, her röportaj davaya dönüşüyor. Türkiye’nin birçok yerinde dava ve soruşturmalar sürüyor. Bir dosyadan tahliye olacağını öngördüklerinde bir başka hamle yapıyorlar. Süreç hukuk dışı işletiliyor..

Bu yargılama ve infaz sürecinin kendisi, Anayasa’nın ve tüm hukuk düzeninin askıya alınmış haliyle yürütülüyor. Dolayısıyla başta ve özel olarak Demirtaş hedef alınarak, HDP’nin seçilmiş temsilcilerine karşı davaların neredeyse tamamı, ‘siyasi bedel ödetme davası’ olarak ele alınıyor.”

Bir sonraki duruşma Ocak 2020’de

Demirtaş’ın yargılandığı ana davanın bir sonraki duruşması Ocak 2020’de gerçekleştirilecek.

Selahattin Demirtaş’ın avukatlarından Hadi Cin:

”Eğer ortada Demirtaş veya HDP’lilerin yararlanacağı bir hukuki süreç varsa, o zaman tüm mekanizmalar yavaş işletiliyor. Ama eğer bir tutuklama kararı alınmak isteniyorsa, bütün mekanizmalar birden hızlı çalışmaya başlıyor.”

Geçen yıl eş başkanlığı bıraktı

11 Şubat 2018’de gerçekleştirilen HDP 3’üncü Büyük Kongresi’nde görevlerini bırakan Demirtaş ve Yüksekdağ yerine, eş başkanlığa Pervin Buldan ve Sezai Temelli seçilmişti. Demirtaş son üç yılda hapishanedeyken verdiği röportajlarda aktif siyasete geri dönmeyi düşünmediğini açıklamıştı.

Dicle Üniversitesi Genel Kamu Hukuku Bölümü Öğretim Üyesi Vahap Coşkun
Dicle Üniversitesi Genel Kamu Hukuku Bölümü Öğretim Üyesi Vahap Coşkun

Dicle Üniversitesi Genel Kamu Hukuku Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun:

”Geçen üç yılda Demirtaş, Türkiye siyasetindeki önemi ve ağırlığından bir şey kaybetmedi. Demirtaş liderliğindeki HDP’nin Kürt siyasi partilerinin tarihindeki en yüksek oyu almayı başardı. HDP’nin bu gücü kazanmasında Demirtaş’ın oldukça etkili bir rolü oldu. Gerek HDP tabanının tahkim edilmesinde, gerek partinin diğer toplumsal kesimlere ulaşmasında göz kamaştırıcı bir performans sergiledi..

Demirtaş Erdoğan iktidarı açısından da çok önemli bir aktör olmaya devam ediyor. İktidar Demirtaş’ı içeride tutmak için güçlü bir irade sergiliyor. Demirtaş’ın tahliye kararlarına rağmen hukukun ‘arka yolları’na sapılarak özgürlüğü engelleniyor. İktidar Demirtaş’ı içeride tutmak için her türlü yolu denedi. Bütün bu yargılama süreci, iktidar nezdinde Demirtaş’ın potansiyel bir lider olarak görüldüğünü ortaya çıkarıyor.”

‘Genç liderler dönemi geliyor

Doç. Dr. Vahap Coşkun:

”Demirtaş HDP’nin başında olduğu dönemde kamuoyunda adeta ‘ana muhalefet lideri’ olarak algılandı. Aradan geçen üç yılda HDP, Demirtaş’ın boşluğunu dolduramadı. Bugün Türkiye siyasetini domine eden başlıca aktörler olan Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli de yaşlarından dolayı yavaş yavaş siyasi hayatlarının sonuna yaklaştı..

Bundan sonraki süreçte Türkiye siyasetine yeni ve genç aktörlerin girmesi beklenebilir. Öne çıkan üç isim ise Ekrem İmamoğlu, Ali Babacan ve Selahattin Demirtaş…

Türkiye’nin son üç seçimine bakıldığında, HDP’nin Türkiye siyasetinde kalıcı olduğu ancak Demirtaş’ın liderliğine de ihtiyaç duyduğu görülüyor. Dolayısıyla önümüzde Demirtaş’ın Türkiye siyasetinde sahne alacağı uzun bir süre olduğunu söyleyebiliriz.”

İLGİLİ HABER

© Deutsche Welle TürkçeAram Ekin Duran

amerikaninsesi – Mahmut Bozarslan

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top