SIYASET

‘ONUN RUHUNDA ÜMMETÇİLİK VAR’

‘Gezi’de çok politize olmamış birtakım beyaz yakalılar, üniversiteliler ve liseliler vardı.’

‘Erdoğan, her an yön değiştirebilme gücü olan ve yön değiştirdiği zaman da kitlesini buna ikna edebilen biri.’

”Erdoğan’ın son 5 yıldaki koyu milliyetçiliğinin çok içten, ruhunda taşıdığı bir düşünce olduğunu sanmıyorum. Onun ruhunda ümmetçilik var.”

Can Kozanoğlu

Sosyolog Can Kozanoğlu:

”31 Mart seçimlerinde ‘gezi ruhu’ yeniden birleşti. Erdoğan, kapsamlı Kürt açılımı başlatabilir. Fakat en önemli hedef iktidarda kalmak olduğu için, onu iktidarda tutacak taban neredeyse oraya doğru gidebilir. Bu manevrayı yapacak alanı bulursa, deneyebilir. Burada ‘Benim açımdan rasyonel olur mu, hedeflerim açısından verim sağar mı’ diye bakıyor.”

‘Maalesef Erdoğan kazanacak gibi görünüyordu.’

Can Kozanoğlu:

”Mesela 31 Mart’ta bir başkanlık seçimi olsaydı, şu rakamlar üzerinden tahminen ve maalesef Erdoğan kazanacak gibi görünüyordu. Ama böyle şeylerin yarattığı genel psikoloji önemlidir. Ayrıca büyük kentlerde küçük kaymalar dedim ama bunların önemi büyük. En azından daha büyük değişimlerin olabileceğinin habercisi gibi yorumlanabilir..

‘Ki bu beni de çok şaşırtmadı. 24 Haziran’da Muharrem İnce kaybedince, büyük hayal kırıklığı yaşanıp bu umutsuzluğa ve moralsizliğe dönüştüğü zaman da, ‘Buna kapılmamak lazım. Yerel seçimlerden umutlu olmak lazım, en büyük engel umutsuzluk ve her şeye söylenme havası’ diyordum. Çünkü aslında bütün bunlar birikim, aşama aşama ve sürekli üzerine koyarak yapılan şeyler.”

’24 Haziran seçimi başlı başına bir iletişim felaketiydi’

Can Kozanoğlu:

”Mesela bunun en basit örneği, 24 Haziran’da muhalif insanların laf söylediği Adil Seçim Platformu. Eğer o deneyim olmasaydı, belki bu İstanbul seçimi kazanılamayacaktı. Sosyal medya ağırlıklı bir muhalif kesim var. Çok kolay morali bozulan, çok kolay vazgeçen… Tamam, 24 Haziran seçimi başlı başına bir iletişim felaketiydi ama o umutsuzluk havası aşılır ise bu küçük kaymaların olacağını düşünüyordum. Bahsettiğim küçük kaymalar orta boylu kaymalara dönüşürse, o zaman bu 2023’te yapılacak seçimin sonucunu da etkileyecek.”

‘Ama hâlâ kafasının içinde ‘Bir Kürt açılımı yapsam’ diye bir şey vardır.’

Can Kozanoğlu:

”Erdoğan, her an yön değiştirebilme gücü olan ve yön değiştirdiği zaman da kitlesini buna ikna edebilen biri. Şu anda tam bir manevra yapabilecek gücü var mı, bilmiyorum. Erdoğan’ın son 5 yıldaki koyu milliyetçiliğinin çok içten, ruhunda taşıdığı bir düşünce olduğunu sanmıyorum. Onun ruhunda ümmetçilik var.

Az önce konuştuğumuz ortaklaştığı tabandan daha fazla oy alacağını düşündüğü ve stratejik olarak başkanlığa giden yolda o milliyetçi tabanla bütünleşmeye daha fazla önem verdiği için oraya kaydı. Oraya hapsoldu mu, çıkması kolay mı, bilemiyorum. Ama hâlâ kafasının içinde ‘Bir Kürt açılımı yapsam’ diye bir şey vardır. Fakat en önemli hedef iktidarda kalmak olduğu için, onu iktidarda tutacak taban neredeyse oraya doğru gidebilir. Bu manevrayı yapacak alanı bulursa, deneyebilir.

Burada ‘Benim açımdan rasyonel olur mu, hedeflerim açısından verim sağar mı’ diye bakıyor. Erdoğan’ın kafası böyle çalışıyor.”

Gezi Ruhu’ olarak tanımlanan ‘ruh’ şu an ne âlemde?

‘Gezi’de çok politize olmamış birtakım beyaz yakalılar, üniversiteliler ve liseliler vardı.’

Can Kozanoğlu:

”O insanlar 31 Mart’ta sandıklarda bir kez daha buluştu. Bir daha Gezi tarzı bir hareketin çok kolay olacağını düşünmüyorum. Çünkü Türkiye’de ciddi bir polis-parti devleti baskısı var. Gezi’de çok politize olmamış birtakım beyaz yakalılar, üniversiteliler ve liseliler vardı. Onların pek fazla sokağa döküleceğini zannetmiyorum. İnsanları bu yönde teşvik etmenin doğru olduğunu da düşünmüyorum. Böyle konuşunca insanlar kızıyor, pasifizme teşvik etmek gibi anlaşılıyor. Ama olayın da böyle gerçekçi bir tarafı var. Daha sosyalist gelenekten gelenler gözlerini karartıp çıkar ama diğer insanlardan bunu çok bekleyemeyiz. Yapmadıkları için de kızamayız.”

Peki ülkenin aydınlanmacı, ilerici ve laik damarı ne durumda?

Can Kozanoğlu:

”İnsan baktığı zaman hoşuna gidiyor. İlerici, laik, aydınlanmacı olarak tanımlanan insanlarla belki kişisel olarak pek çok noktada ayrışıyorum. Ama genel tabloya baktığımız zaman, işin analizinizi bir kenara bırakıyorum, hakikaten benim de duygusal anlamda hoşuma gidiyor. İktidara ‘O kadar da kolay değil’ diyorsun. İşte şu Çubuk’taki olaya baktığın zaman bu duyguyu bir ihtiyaç olarak hissediyorsun. Siz orada onu yapıyorsunuz ama burada da başka bir güç var.”

‘Bundan 20 yıl önce statlarda 10. Yıl Marşı çalındığı zaman çok da hoşuma gitmiyordu.’

Can Kozanoğlu:

”Ben hep söylüyorum, Atatürk’ü seven ama Atatürkçü olmayan bir insanım. Bundan 20 yıl önce statlarda 10. Yıl Marşı çalındığı zaman çok da hoşuma gitmiyordu. Mesela bugün tribünlerde ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diye bağırıldığı zaman, eşlik etmiyorum, kendimi de pek asker gibi de hissetmiyorum ama ne yalan söyleyeyim, o damar da hoşuma gitmiyor değil. Çünkü o bir şeyin karşılığı. Bir hayat tarzını ezmek, biraz daha serbest ve medeni bir bakış açısını yok etmek o kadar da kolay değil ruhunu burada görüyorum. İyi ki böyle bir damar var..

İşin ekonomik güç kısmına çok da girmek istemiyorum. Ama şöyle bir şey var ki, bu kesimi tamamen sildiğin zaman ekonomi de göçecek. Çünkü tüketimin ekonomiyi döndürecek belli dinamiklerin falan yükü hala kısmen bu kesimin üzerinde. Tabii iktidarın da çok büyük ekonomik gücü var, onlar da ekonomiye dur dedikleri zaman ciddi hasar verebilirler karşın tarafın bu gücünü es geçemiyorlar.”

İLGİLİ HABER

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top