GÜNDEM

Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi Başkanı ‘nafaka’ hakkında konuştu!

‘YA SİZ ERKEKLERİN 80 SENELİK KAZANILMIŞ HAKKINI ALDINIZ’

Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan, süresiz yoksulluk nafakası ile ilgili olarak konuştu…

“Sen elin adamıyla evlen bende sana ödemeye devam edeyim. Sen elin adamıyla gayrımeşru yaşa ben de sana her akşam içki paranı gönderim. Var mı böyle bir şey?” diye konuştu.

Yargıtay 2’nci Hukuk Dairesi Başkanı Ömer Uğur Gençcan, Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) bağlamında en iyi maddi vaka örneğinin boşanma davası olduğunu söyleyerek:

“Çünkü boşanma davasından daha muhteşem bir örnek usul hukuku anlamında bulmanız mümkün değil. Boşanma davaları birbirine girer. Asıl dava, karşı dava, birleşen dava, eşya davası gibi böyle girer birbirine.”

”Halbuki diğer davalar bir tanedir. Ön inceleme yapıldı mı? Delil sunuldu mu, bundan feragat eder, barışırlar, bir daha kavga ederler, bu arada bir tane daha açarlar. Uzaklaştırma alırlar, tedbirler alırlar. Yani karman çorman olur. Davanın içinde karşı dava açarlar. Öbürünün karşı davası vardır. Davanın devamı sırasınca evlilik birliğinin sarsılmasına sebebiyet veren vakalara dayalı olarak da açılan çok sayıda boşanma davası olur.”

Bunlar usul hukuku hükümleri gereğince kendiliğinden birleştirilmek zorunda olduğu için davalar doğurdukça doğurur’’ dedi.

‘GOOGLE AVUKATLIĞI BİTMİŞTİR, HMK ÇOK ÖNEMLİ’

Gençcan konuşmasına şöyle devam etti:

‘’Bugün artık yeni bir HMK yürürlükte ve bu HMK ile birlikte artık Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’ndan (HUMK) farklı olarak çok yoğun bir teksif ilkesinin uygulandığı döneme girdik. Şimdi budönem itibarıyla artık bir arzuhalciye dilekçe yazdırmak kasaba bypass ameliyatı olmak kadar tehlikeli birşey. Öyle Google avukatlığı dönemi bitmiştir.”

Ben kitap okumuyorum, zaten her şey var’

”Yok canım öyle yapamazsın. İzleyeceksin. Öyle şey yok. Hukuk öyle hızlı akıyor ki. Mesela sevgiliye tazminat verilmez. İçtihadı birleştirme kararı çıktı. E kardeş daha onun kararı imzalanmadı, yazılmadı, edilmedi diyene kadar bu arada hayat aktı. Bir sürü adam yine davaaçtı, yine hakimler karar verdi. Onu izleyeceksin. Allah bu yazılacak da , çıkacak da sen onu tesadüfen okuyacaksın da, karar vereceksin de. Bu arada aradan 2 sene geçiyor.”

”Demek istediğim; bugün artık HMK çokönemli. Hayat öyle bir hızlı akıyor ki mesela bizim boşanma kararı davalarında yüzde 80 usul bozması yapıyoruz. Esasa giremiyoruz. Yüzde 80’i usul bozması. İşinizi gücünüzü bırakınız HMK çalışınız. HMK’yı bilmiyorsanız yapamazsınız. 40 yıllık avukat olun, usulü bilmiyorsan kaybedersin.”

”Adam ameliyat yapacak böbrek nerede, dalak nerede bilmiyor. Kesiyor, pardon 3 metre yukarıdaymış bir de yukarı kesiyor. Yola çıkmış şoför debriyajı, freni bilmiyor araç sürüyor.”

”Lütfen işinizi gücünüzü bırakın HMK çalışın. Ben 17 sene boyunca Türkiye’nin her bölgesinin avukatlarının dilekçelerini okudum. Hergün 100 tane boşanma dosyası dinliyorum. 31 senedir artık gel git İzmir, Ankara, Pamukkale otobüs şoförü gibiyim. Bütün rampaları ezberledim. Çay nerde, kış nerede, nerede araba kayar, nerede tarlaya girer, kim ençok nerede kaza yapıyor? Sürekli tekrardan artık ezberliyorsun. Her gün 100 tane dosya dinliyorsun. Onları bildiğim için dilekçeleri de ezbere biliyorum. Ne dendiğini, hataların nerede yoğunlaştığını biliyorum.”

‘YA SİZ ERKEKLERİN 80 SENELİK KAZANILMIŞ HAKKINI ALDINIZ

Türkiye’de yoksulluk nafakasının 1988 yılına kadar 1 yıl verildiğini söyleyen Gençcan:

’’2’nci Özal hükümetinde bayram değil seyran değil 3444 sayılı yasa ile bunu süresiz hale getirdiler. ‘Kadınlara yazık değil mi’ 80 senedir böyleydi. Şimdi yeniden süreye dönülme çalışmaları var. ‘Kadınların kazanılmış haklarını alıyorsunuz’ deniliyor. Ya siz erkeklerin 80 senelik kazanılmış hakkını aldınız elinden. Ozaman hiç cümle yoktu.”

Ben hakimim ben doğruyu söyleyeceğim. Ben vicdanıma göre karar vereceğim.

”Bayram değil seyran değil süresize çevirdiler. Şimdi şefkatle bazı bildirileri yayınlayanlar var. ‘Süresiz olduğu doğru değil’ Sanki biz kandırıyoruz. Süresiz olmadığı hal tabii ki var. ’Adam ölünce alamıyor. Tabii ki alamayacaksın. Rahmetlinin mirasçıları sana mı verecek? Bak gördün mü süreli işte. Ölünce bitiyor. E tabii ki bitecek canım. Yeniden evlenince bitiyor. E tabii ki bitecek. Sen elin adamıyla evlen ben de sana ödemeye devam edeyim.”

‘SEN ELİN ADAMIYLA GAYRIMEŞRU YAŞA, BEN DE SANA İÇKİ PARANI GÖNDERİM...’

”Sen elin adamıyla gayrı meşru yaşa ben de sana her akşam içki paranı gönderim. Var mı böyle bir şey? Bunları örnekleyerek bu sürelidir denilir miya. Tabii ki bitecek bu haller. Bu hale düşmezse, kocan ölmezse, kötü yola düşmezse, evlenmezsen ölene kadar alıyorsun.”

‘BEN YATMIŞIM BİRİYLE, SEN YATMIŞSSIN BİRİYLE…

”Ben 1988’den bu yana bu nafakanın süresiz olmasını içime sindiremedim. Ben yatmışım biriyle sen de yatmışsın biriyle. Ben sana birömür boyu nafaka. Ben tükürdüm sen tükürdün. Bir ömür boyu nafaka. Böyle bir şey mi olur? ’’

‘PROFESÖR DE DÖVÜYOR, MİLLETVEKİLİ DE DÖVÜYOR’

Herkesin hertürlü hata yapabileceğini savunan Geçcan:

”Hepimiz evliyiz. Bu salonda hepimizin başına her an her şey gelebilir. 31 senedir bu işe bakıyorum. Herkes her türlü hatayı yapabilir, ben dahil. Herkes heran her şeyi yapabilir. Bir Baro’da anlatıyorum işte; Baro Başkanı da dövüyor, hakimde dövüyor, İl Emniyet Müdürü de dövüyor’ dedim. Ertesi gün TBMM’den beni arıyorlar. ‘Hangi başkanımız dövüyor’ diye. Ben dövenlerin hepsini gördüm. Bir İl Emniyet Müdürüydü. İlin adını vermeyeceğim. İl lekelenmesin. Karısı da polis. Gece düğünden geliyorlar. Yolda kavga ediyorlar. Karısını yolda indirip devam ediyor. Yoldan TIR’cılar, kamyoncular geçiyor. Orada bir kadın. Bunu da yapan bir İl Emniyet Müdürü. Bizde klasik sohbetler vardırya; bu kültür, eğitim meselesi. Bu saçma sapan bir laf. Bunun kültürle filan alakası yok. Profesör de dövüyor. Milletvekili de dövüyor”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top