GÜNDEM

Bahçeli’ye sordu, ‘Kasetin var mı?’

Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı CHP’li Yaşar Okuyan, MHP’li Devlet Bahçeli’ye yönelik açıklamada bulundu.

MHP’li Bahçeli, CHP’li İBB Başkanı İmamoğlu’nun görevden alınan belediye başkanlarıyla görüşmesine tepki göstermiş ve ‘Seçildiğinden beri skandalların göbeğindedir’ demişti…

Bahçeli’nin sözlerini değerlendiren CHP’li Yaşar Okuyan, Bahçeli’ye ‘Kasetin var mı?’ diye sordu…

FETÖ’nün kumpas döneminde MHP’li siyasetçilerin kasetleri gündeme gelmişti.

‘Biz idamla yargılanırken Devlet Bahçeli neredeydi!’

Ülkücü hareketin gençlik liderlerinden, eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan,şimdi CHP’li oldu.

12 Eylül döneminin askeri savcıları; ‘MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası’ iddianamesinde Alparslan Türkeş gibi Yaşar Okuyan için de idam istemişti.

12 Eylül döneminde cezaevi yıllarında geçirdiği ameliyat sonrası kaptığı Hepatit-B virüsüne bağlı karaciğer yetmezliği nedeniyle iki yıl önce karaciğer nakli geçirdi.

Okuyan halen, 2013 yılında bir grup siyasetçi, akademisyen ve sivil toplum örgütü temsilcisi ile birlikte kurdukları Temiz Seçim Platformu’nun başkanlığını yapıyor.

24 Nisan 2018’de, Genel Başkan Yardımcılığını yaptığı Vatan Partisi’nden, Genel Başkan Doğu Perinçek’in, CHP’nin İYİ Parti’ye 15 milletvekili vererek yardım etmesini eleştirmesi üzerine istifa etti.

Yaşar Okuyan: ”Konuşacaksam ben konuşurum! 564 sanıklı davada Alparslan Türkeş birinci, ben 6’ncı sıradayım. İdamla yargılandık. Üç yıla yakın cezaevinde kaldım. Peki soruyorum Devlet Bahçeli’ye, sen neredeydin?”

”Ben buralardan geliyorum! Devlet Bahçeli neredeydi o zaman? Ne yapıyordu? Sen neredeydin ha! Gece duvara yazı yazanı aldılar, seni unuttular mı?”

Beyefendinin (Devlet Bahçeli), bırakın sanık olmayı, o davada tanıklığına bile başvurulmamıştır. MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davasında adının başında ‘Ülkücü’ olan tüm kuruluşların başkan ve yöneticileri yargılandı. Ben de o dönem Ülkücü Gazeteciler Cemiyeti başkanıydım. Ülkücü Sanatçılar Birliği, Ülkücü Öğretmenler Derneği… Hepsinin yöneticileri sanıktı. Bahçeli de o dönem Ülkücü Akademisyenler Derneği başkanı idi. Ne hikmetse beyefendi unutuldu. Unuttular onu(!) Diyorum ki kendisine, karıştırma eski defterleri!..

BAHÇELİ, KALAŞNİKOF YAKALANAN BEYAZ TOROS’U İÇİN KARAKOLA BİLE ÇAĞRILMADI

Yaşar Okuyan: ”Tarih 23 Şubat 1978… Sayın Devlet Bahçeli, Gazi Üniversitesinde asistan. Ülkücü birkaç öğrenci, Adana’ya gideceğiz, bize arabanızı verir misiniz diyor. Beyaz Toros. 01 FE 994 plakalı. Bahçeli arabasını bu gençlere veriyor. Adana’dan dönüşte Ankara yakınlarında polis aramasına takılıyor bu araba içinde bu dört kişiyle. Bagajda portakal sandıklarının altında iki tane kalaşnikof, 700’e yakın mermi bulunuyor. Bu dört kişiyi Emniyet’e götürüyorlar. Sorgular, yargılamalar, tutuklamalar… Bu silahlar Devlet Bahçeli’nin arabasında yakalanıyor. Araba ve arabanın sahibi belli. Soru şu: Karakola bile çağrılmazsa arabanın sahibi, bu ne demektir? O dört gençten ikisini Sayın Bahçeli yıllar sonra milletvekili yaptı. O kadarını söyleyeyim.”

ALPARSLAN TÜRKEŞ MEKTUBUNDA ‘MİT İLE ALAKALIDIR’ DEMİŞTİ

Yaşar Okuyan: ”Rahmetli Alparslan Türkeş’in 1983’te kaleme aldığı el yazısı mektubunu gösteriyorum televizyonlarda, bunun için ‘MİT ile alakalıdır, gençler bundan uzak dursun!’ diye yazıyor o mektubunda. 564 sanıklı davada, Beyaz Toros’u yakalandığında, hepsinde gözden kaçmış bu beyefendi, nasıl olmuşsa! Sayın Devlet Bahçeli bu sorulara açıklık getirirse ben de memnun olurum. Ben sadece iddiaları tekrarlıyorum. Karakola çağrıldı mı, savcıya ifade verdi mi, mahkemeye gitti mi? Açıklasın bunları.”

Ben tahliye oldum, sonra diğer arkadaşlar tahliye oldu. Alparslan Türkeş Bey tek başına kaldı cezaevinde. Devreye girildi falan, Dışkapı Mevki Askeri Hastanesi’ne aldırdık kendisini. Orada yarbay, binbaşı falan, 5-6 doktor subay arkadaşımız var. Onlar bize doktor önlüğü giydiriyor, stetoskop veriyor. Alparslan Türkeş Bey’in odasına giriyoruz. Dinleme olur diye A4 kâğıda yazıyordu ‘Şu avukata para ödenmesi gerekiyor’ gibi talimatları. Benim söylediğim mektubun aynı mealini bir başka arkadaşa da yazmıştı. Alparslan Türkeş, el yazısı mektubunda Devlet Bahçeli için ‘nereden çıktı bu!’ diyor, ‘arkadaşları kışkırtıyor, MİT ile alakalıdır, uzak durun’ diyor.

TÜRKEŞ: ‘MİT MUTLAKA ADAM SOKAR, BARİ BİLDİĞİMİZ BİRİ OLSUN’ DEDİ

Ama 1987 yılında Alparslan Türkeş, Bahçeli’yi kendisi çağırmış ve Bahçeli, Milliyetçi Çalışma Partisi’nin (MÇP) genel sekreteri seçilmişti. 1997’de Türkeş’in ölümünün ardından yapılan olağanüstü kurultayda da MHP’nin genel başkanlık koltuğuna oturdu.

Alparslan Türkeş, Bahçeli’yi genel sekreter yapınca birkaç arkadaş yanına gittik, ‘Efendim siz buna MİT ajanı demiştiniz, aldınız genel sekreter yaptınız’ dedik. Hiç unutmam, rahmetli dedi ki, ‘Oğlum, MHP gibi partiye MİT mutlaka adam sokar. Bari bildiğimiz biri olsun.’Bir başka rivayet de İngiliz istihbaratıyla ilişkili olduğu.

Okuyan: ”Sen ana avrat sövüyorsun. ‘Her yere Ne mutlu Türküm diye yazmazsam namerdim! Senden bunu hesabını sormazsam şerefsizim!’ diyorsun. Sonra birden pat! Ne oldu da oraya stepne gibi yanaştın, yedek lastik oldun?!”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top