GENEL

Kuralsızlık kural olmuş

Erdoğan’ın da katıldığı Demirören-Kalyoncu düğünü sırasında: ‘Çırağan Sarayı yolu neden kapatıldı’ diye soran avukat Sertuğ Sürenoğlu, Erdoğan’ın korumaları tarafından dövülmüştü…

Avukat Sertuğ Sürenoğlu, Erdoğan’ın korumaları tarafından araca alınarak Çırağan Sarayı’na götürülmüş ve burada bir buçuk saat darp edilmiş ve zorla tutanak imzalatılıp, bir gün gözaltında kaldıktan sonra İstanbul 12. Sulh Ceza Hakimliği tarafından ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlamasıyla ev hapsi yöntemiyle adli kontrol altına alınmıştı…

Darptan dolayı gözünde problem olan Sürenoğlu,
adli kontrol altında bulunduğu için, hastaneye gidemiyor.

AVUKAT SERTUĞ SÜRENOĞLU’NUN ANLATTIKLARI… 

”Yaklaşık bir saat yolun ilerlememesinden ötürü otobüsten inip polislere neden yolun kapatıldığını sordum, ardından yaşadıklarımı ‘şok’ olarak niteleyebilirim. Polisle konuştuğum sırada, Erdoğan’ın korumalarının beni alıp götürmesinin nasıl olduğunu hiç anlayamadım, aslında başka polisle muhataptım.”

”Şimdiden bakınca bazı çok komik diyaloglar da yaşandı. Futbol Federasyonu aracı gördüm ben, ‘federasyon için bu kadar olağanüstü hal olur mu’ diye sordum, ‘Erdoğan burada, nasıl haberin olmaz’ diye kızdılar, sonra diyalog kurmaya çalışınca dinlemediler zaten.” 

‘SARILDIĞIM BÜTÜN DEĞERLER SARSILDI’

”Çok ağır hakaretler ve ağza alınmayacak küfürler işittim. Beni en çok üzen suçlama ‘vatan hainliği’ oldu. Babam emekli kurmay albay, annem emekli öğretmen. Benim çocukluğum lojmanlarda geçti. Ailem bütün hayatını vatana millete hizmet etmeye adamış, bizleri de öyle yetiştirdiler. Mardin Kızıltepe’de askerliğimi yaptım. Çok büyük yanlış anlaşılma olduğunu söyledim ancak dinlemediler. 35 sene boyunca sarıldığım bütün değerlerin, böyle bir muameleye maruz kalması insana acı veriyor.” 

‘SAĞLIK KONTROLÜNE GİDEMİYORUM, MÜVEKKİLLERİM MAĞDUR OLDULAR’

”Evden çıkamama kararı beni çok etkiledi. İşlerimden geri kalıyorum. Sağ olsun yardımcı olmaya çalışan avukatlar var ama işlerden geri kaldım. Müvekkillerimizn adil yargılanma hakkı elinden alınmış oldu. Eğitim hakkım alındı. Ben Galatasaray Üniversitesi’nde özel hukukta doktora yapıyorum, okula gitmem gerekiyor.”

‘İşkence altında imzaladığım evrak…’

”İnanılır gibi değil. Suçlu olduğum için ev hapsinde değilim. Konutu terk etmeme, adli kontrol. Halimi gören savcı, hayır sen işkence görmedin deyip orada işkence altında imzaladığım evrağa güvenerek mahkemeye sevk etti. Mahkemeye sevk etmesi bu nedenleydi. 12. Sulh Ceza Hakimine de durumu aktarmaya çalıştım ama zaten çok hızlı bir süreç geçti. Orada da benim delilleri karartacağımdan ve sabit ikametgahım olmamasından dolayı konutumu terk etmeme kararı verildi.”

”Tabii ben gerekçe olsa bir şey demeyeceğim, hangi delilin karartılacağı belirtilse mahkeme tarafından, biz de o delilin karartılıp  karartılamayacağına dair itirazda bulunuruz. Ama yok bir gerekçe. O delilin bu suçla ilgili nasıl bir alakasının olduğu da belirtilmemiş.”

HUKUKA ÜSTÜNLÜĞÜ

“Siyasetin hukuka karışmaması lazım. Bunu bu iktidardan bağımsız olarak söylüyorum. Her dönem için böyle. Hukuk bir bilim bir kere. Hukuk bizde araç gibi kullanılıyor. Hukukun üstünlüğü dediğimiz bu. Siyasetinde üstünde. Bizim mesleğimiz mevcut kararlar çerçevesinde müvekkillerin beyanlarını savunmak. Çok fazla parametre var. Adaletin gerçekleşmesi hukukla olur.” 

Türkiye’de durum çok vahim, adalet anlayışı yıprandı.’

“Gerekçe olsa, onu bile kabul edeceğim. Ancak bir gerekçe yok. Bizde durum çok vahim. Madde 100 var, tutuklamayı gelişigüzel vermeyin, hangi durumlarda tutuklama verilmesi genişçe tanımlanmış, adli kontrol verilmesi için tutuklamanın şartları şart. Benimkinde yok ama.” 

”Türkiye’de meclise girerken bile kişisel özgürlüklerin kısıtlanıp arandığını, garip muamelelere maruz kaldıklarını bu süreçte bana geçmiş olsun dileklerini ileten milletvekillerinden duyunca şok geçirdim. Düşünün TBMM’de karar alacakların bile durumu buysa… Ben o gün özgürce bir yerden bir yere gitme hakkım engellendiği için soru sordum, başıma bunlar geldi. Ki ben kurallara çok uyarım. Trafik kurallarına bile uyulmuyor Türkiye’de. Kuralsızlık kural olmuş artık. Yasalar, hukuk zor ilerliyor.”

Elleri Kırılsın…

”Türkiye’deki bütün barolar bana destek verip sahip çıktı. Bundan ötürü meslektaşlarıma  teşekkür ederim. Dayanışmadan dolayı mutluyım…”

”Bu olay sonucunda kim ne hak ediyorsa ona göre ceza almalı. Bana işkence yapan polisler hakkında ‘elleri kırılsın’ diye yapılan tepkilere itiraz ediyorum ve her sorunun hukukla çözülmesi gerektiğine inanıyorum, bu tavra hayır diyorum, yoksa onlardan farkım kalmaz. İnsan hakları herkes için. Kimsenin işkence görmemesi gerekiyor.” 

HAKİM DEĞİŞTİ…

Avukat Sertuğ Sürenoğlu: ”Bu karara karşı yaptığım itiraz sürecinde dikkat çekici bir şekilde hakim değişikliği yaşandı.”

1. Sulh Ceza Hâkimliği adli kontrol kararının kaldırılması talebini reddetti. Kararın gerekçesinde, ilk kararın usul ve yasaya uygun olduğu, kararda değişiklik yapılmasını gerektirir bir neden görülmediği belirtildi. Kararı vermesi gereken İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimi izne çıktı, yerine bakan 7. Sulh Ceza Hakimi adli kontrol kararının kaldırılması talebini reddetti. Korumalar hakkında yürütülen soruşturmada ise savcılık, İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni istedi.

Sürenoğlu’nu darp eden korumalarla ilgili Memur Suçları Soruşturma Bürosu’ndaki soruşturma ise sürüyor.

Başta Türkiye Barolar Birliği olmak üzere baroların yaptığı şikayetler de bu soruşturmada birleşti. Soruşturma savcılığı, olayın görev sırasında meydana geldiğini gerekçe göstererek korumalar hakkında İçişleri Bakanlığı’ndan soruşturma izni istedi.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top