GENEL

‘Vakıflar denizindeyiz’ AKP’nin İstanbul’da terk etmek istemediği düzenin detayları…

”Daha TÜGVA var, YETEV var, Kartal Eğitim Vakfı var, İnsan ve İrfan Vakfı var, İlim Yayma Vakfı var, var, var, var. Çoğunluğunu İBB destekliyor.” 

İşte AKP’nin İstanbul’da terk etmek istemediği düzen: Çeşitli vakıflar aracılığıyla İstanbul’da kamusal varlıklar nasıl kullanılıyor…

Ekrem İmamoğlu seçimi önde bitirdi. Ancak AKP‘nin çeşitli bahanelerle itirazları devam ediyor. 

İstanbul’da merkezinde Bilal Erdoğan‘ın bulunduğu ilişkiler ağı… İstanbul’un kamusal varlıkları: TÜGVA, TÜRGEV, Okçular Vakfı ile benzeri vakıf ve derneklerin kullanımına nasıl açıldı… AKP’nin İstanbul’da terk etmek istemediği düzenin detayları…

Terkoğlu: “İstanbul Bilal Erdoğan’ın babasının malı değildir.”

BİLAL ERDOĞAN’IN VAKIFLARI

”İşin ilginci, Bilal Erdoğan hemen her konuda konuşuyor da İstanbul bahsini hiç açmıyor. Oysa ben en çok onun ne düşündüğünü merak ediyorum.” 

İbn Haldun Üniversitesi

Barış Terkoğlu: ”Ekim ayının ilk günüydü. İbn Haldun Üniversitesi açılıyordu. Salonda profesörler oturmuş, kürsüde Bilal Erdoğan konuşuyordu. Mutlaka tesadüf değil. Zira üniversitenin başkan vekiliydi. Bilal Erdoğan’dan sonra kürsüye kim mi geldi? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal. Bilmiyordum, meğer o da aynı üniversitenin mütevelli heyeti üyesiymiş. Hem belediye başkanı hem de üniversite yöneticisi olarak yaptığı katkıları anlattı.”

Süleymaniye Külliyesi

”16. yüzyıldan kalma Süleymaniye Külliyesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından üniversiteye verilirken, İstanbul Belediyesi de üstüne düşeni yapmıştı. Sürpriz değil, üniversitenin ilk kampusu da sonraki inşaatları da Uysal’ın daha önce başkanlık yaptığı Başakşehir’de idi.” 

Terkoğlu: ”İbn Haldun Üniversitesi, aslında bir TÜRGEV projesiydi. Nitekim üniversitenin sitesinde belediye ile TÜRGEV’in muhabbetinin eskiye dayandığı şöyle anlatılıyor: ‘Vakfımız 1996 yılında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde, bugünkü T.C. Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde kurulmuştur.’ 
Nitekim Bilal Erdoğan da, İstanbul Belediye Başkanı Uysal da aynı anda TÜRGEV’in yönetiminde.”

”Vakıf, ‘kamunun eğitim yükünü hafifletmeyi’ amaçlıyor ama malvarlığının önemli bölümünü belediyeden elde ediyor. Hangi birini sayalım? İBB Meclisi’nde, “Orta ve yüksek öğrenim öğrenci yurtlarına ilişkin ortak hizmet projesi” adı altında, bir günde 6 binanın yurt olarak kullanılmak üzere TÜRGEV’e tahsis edildiğini unuttuk mu? Bugün İstanbul’un değişik yerlerinde, birçoğu belediye sayesinde, TÜRGEV’in 24 farklı yurdu var. Bir sürü bina, milyonlarca liralık destek. Çiğdem Toker’in ortaya çıkardığı 2018 yılına ait İBB Raporu sadece TÜRGEV desteğinin 52 milyona vardığını göstermişti. Bilal Erdoğan’ın resmen içinde olduğu vakıflar bu kadar değil.” 

”Daha TÜGVA var, YETEV var, Kartal Eğitim Vakfı var, İnsan ve İrfan Vakfı var, İlim Yayma Vakfı var, var, var, var. Çoğunluğunu İBB destekliyor.” 

Barış Terkoğlu: ”Geçen kasım ayında Fatih’teki Kariye Mahallesi’nde bulunan, İBB’ye ait binanın, 25 yıl bedelsiz olarak Türkiye Gençlik Vakfı’na (TÜGVA) verilmesi hatırımızda. Vakıf, İstanbul Belediyesi sayesinde birçok binanın üzerinde oturuyor.” 

”Bilal Erdoğan’ın mütevelli heyetinde olduğu, bünyesinde bir spor kulübünü ve bir araştırma enstitüsünü barındıran Okçular Vakfı, İstanbul Belediyesi’nin tahsis ettiği arazi ve binalarda faaliyet yürütüyor.”

‘2010’da açılan, Bilal Erdoğan’ın mütevelli heyeti üyesi olduğu İslam Bilim Tarihi Araştırmaları Vakfı’na Gülhane Parkı’ndaki binalar, müze yapması için verilmişti. İBB söz konusu vakfın birçok projede destekleyicisi.”

Büyükçekmece’de AKP’nin yenilgiyi kabullenememesi tesadüf mü? 

Terkoğlu: ”Bilal Erdoğan’ın vakıflarına Başakşehir’de en büyük desteği veren, ardından İstanbul Belediyesi’nde sürdüren, kendisi de bu vakıflara üye olan Mevlüt Uysal’ın aday gösterilip kaybettiği Büyükçekmece’de AKP’nin yenilgiyi bir türlü kabullenememesi tesadüf mü?” 

Vakıflar, Osmanlı düzeninin en önemli kurumlarından biriydi. Mülkiyet; bireyin olmaktan çıkıyor, kamunun faydası için kullanılıyordu. Devletin bile dokunamadığı, kendi özel amaçları olan vakıflar konu İstanbul olunca bugünlerde farklı bir hal alıyor. 

Barış Terkoğlu: ”Kamunun olan belediye binaları, malları, paraları doğrudan kamu için kullanılmak yerine Erdoğan bağlantılı vakıflara devrediliyor. Bir ideolojik örgütlenme olduğu aşikâr olan çeşitli vakıflar ise sanki kendilerinin marifetiymiş gibi, bu mallar eliyle türlü işler yapıyor. Yardım alan eller ‘Allah razı olsun’ lafını belediyeye ya da devlete değil, onun mallarını dağıtan Bilal Erdoğan’ın vakıflarına söylüyor.” 

Milyarlık Bir Ekonomi!

Terkoğlu: ”Örtülü ya da açık desteklerle, hibelerle, kiralamalarla milyarlık bir ekonomiden söz ediyoruz. Politik örgütlenmenin, yeni kuşakların ideolojik dönüşümünün vakıflar eliyle yürütüldüğü bir sistemden bahsediyoruz.”

 ”Birileri İstanbul’a ‘vakıf gibi olmayan vakıflar’ eliyle kurduğu düzenin sürekliliği için yapışıyor olabilir mi? 
“Cumhuriyet” için söylememiz yasaklandı ya, öyleyse İstanbul için söyleyelim:”

İstanbul, Bilal Erdoğan’ın babasının malı değildir.

Kaynak

Cumhuriyet
Gazeteci-yazar Barış Terkoğlu
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top