GÜNDEM

‘Türkiye’nin yeniden bir çözüm sürecine gireceğine inanıyorum’

”Tabii şunu bilmemiz gerekiyor. Türkiye’nin birinci partisi AKP’dir. Bir şey yapılacaksa onu yanımıza almadan yapamayız.”

Çözüm süreci döneminde akil insanlar heyetinde yer alan oyuncu Kadir İnanır…

Çözüm süreci döneminde akil insanlar heyetinde yer alan oyuncu Kadir İnanır: “Türkiye’nin yeniden bir çözüm sürecine gireceğin inanıyorum. Bugüne kadar yanılmadım, inşallah yine yanılmam.”

Sizin gözünüzden Türk toplumunun en büyük sıkıntısı ne?

Kadir İnanır: “Eğitimsizlik demeyeceğim, eğitimsiz bırakılmışlık diyeceğim. Fakirlik demeyeceğim, fakir bırakılmışlık diyeceğim. Bakın, aydınlık dünyayı görmesin diye karanlıkta bırakılmış bir toplum çok kolay kullanılır. Sistem dediğimiz mekanizma da kendi varlığını sürdürürken bundan beslenir. Ben o yüzden bu halka ‘Neden böyle düşünüyor’ diye laf etmem, elimden geldiği kadar da laf ettirmem. İleri bir ülkede toplumun beğenmediği bir şeyi uygulamaya kalkarsanız tepki görürsünüz.”

”Tevekkül, yani her şeyi Tanrı’ya havale etmiş toplumlara ‘Düşün’ ve ‘Gör’ diyemezsiniz ki. Onun karnını doyurmak gibi temel başka sorunları vardır zaten. Ben asla halka kızmam… Biz ülkemizi sevmeyi öğrenmeliyiz, bu topraklarda yaşayan bütün kimliklerin, kültürlerin kıymetini bilmeliyiz, herkes için eşit fırsat yaratabilmeliyiz. Bu ülkenin nehirlerini, ovalarını hiçbir yerde bulamazsınız. Bir Konya ovasına iki tane İsrail sığar. Daha eğitimli, daha refah bir toplum için sürekli mücadele içinde olmamız ve durmadan, yorulmadan daha iyiyi aramamız gerekiyor.”

Sizin meseleniz ‘daha iyiyi aramak’mı?

Kadir İnanır: ‘Benim meselem şu: Bu ülkeden göçüp giderken ‘Vay be, gitmese iyi olurdu’ dedirtmek, yolculuğa o sevgiyle çıkmak, saygıyla anılmak… Şu an hayatımın en güzel yıllarını yaşıyorum. Bir amaç uğruna bütün dünyayı dolaşıyorum. Tek derdim ülkemin insanları barışsın, mutlu olsun. Bu mücadelede öncü olmak istiyorum. İnsan hakları savunucu olarak hatırlanmak istiyorum. Ben bunu seçtim. Asla pes etmem, kimse beklemesin.”

Pes etmenizi bekleyenler mi var?

Kadir İnanır: ”Yolumdan çevirmek için beni yormaya, kızdırmaya çalışanlar oluyor. Bilsinler ki kızmıyorum, yorulmuyorum. İnsanların en doğal hakkıdır, savunduğum düşünceleri kabul etmeyebilirler. Bizim ekipte her düşünceden insan vardı.”

”Bu ülkenin birliği, huzuru ve mutluluğunu kafatasçı bir anlayışla elinin tersiyle itenler topluma konuyu yanlış anlattılar. Kimse değişik yapılardan oluşan koca bir ülkenin tamamına bir gözle, bir açıdan bakmanın, bir kısmını sistem dışı bırakmanın savunucusu olamaz.”

”Vatan dediğiniz şey, üzerinde herkesin yaşadığı bir toprak bütünüdür. Kimsenin tekelinde değildir. Bu ülkeyi kuşkusuz seviyoruz. Tam da bu noktada, sevgimize yüklediğimiz anlamlar farklı olabiliyor. Belki daha çok anlamak, daha çok düşünmek, daha çok empati kurmak sevgimizi derinleştirir ve ‘barış’a giden yolu çabuklaştırır. O zaman, ellerimizi, kalplerimizi barış için birleştirme zamanıdır.”

Hiç ‘keşke’ dediniz mi?

Kadir İnanır: ”Çakırcalı Mehmet Efe’yi oynamak isterdim. Şimdi 25 yaşındaki adamı nasıl oynayayım? Ama altı çizilecek hasletlerim kaldığını söyleyemem.”

Son çıkan ‘sinema yasası’nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kadir İnanır: ”Sinema yasası değil o, mısır yasası. Dilimizde tüy bitti. Afrika’nın Cibuti Cumhuriyeti’nde bile telif hakları var, ayıptır. Bu filmleri var eden bir dolu etmeni yok sayıp, sadece yapımcıyı muhatap alamazsınız.”

‘O çok sevdiğim oyuncu arkadaşlarıma soruyorum şimdi: O filmlerin sadece oyuncusu olsalar bu kadar feryat edecekler miydi? Kültür Bakanı neden dört yapımcıyla toplanıyor? Bizim mesleğimizin dinamikleri var. Hepsi bir araya gelmeliydi.”

”Ayrıca bir önerim var, bunu lütfen ciddiye alsınlar. Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı ayrılmalıdır. Mısır yasası çıkarmasınlar demiyorum ama sinema yasası da çıkarsınlar.”

‘Bana ülkemizi anlatın’ deseydim, nasıl anlatırdınız?

Kadir İnanır: ”Seni davet ederdim, ‘Anlatılmaz, yaşanır’ derdim. Antalya’da kayak merkezine çıkarır, oradan teleferikle indirir denize sokardım. Sana bir boğaz gösterirdim, büyülenir kalırdın. Türkiye’nin iyi tanıtılması lazım. En büyük yardımcı da sanat olacaktır.”

Niçin aktif siyasete girmediniz?

Kadir İnanır: ”Çok teklif aldım. Çiftçisinden işçisine, ekonomistinden sanayicisine, sporcusundan sanatçısına toplumun gerçek dinamikleri vardır ve ülkeyi yönlendirecek olan bu dinamiklerdir. Bu yüzden yaptığım işlerin daha anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bana göre yalan insanlık suçudur.”

Türkiye’nin sorunu ne?

Kadir İnanır: ”Beklemedim, çok film teklifi geldi. Ama artık yapacağım film, en azından bundan evvel yaptığım filmlerin kalitesini taşımak zorundaydı. Bana göre Türkiye’nin 105 temel sorunu var. Benim yaptığım filmler bu sorunların en azından birini işlemeliydi.”

”Evet, bunun içinde kaçak elektrik sorunu da var, hastanelerin acili meselesi de… Temel sorunlar açığa çıkarılacak, bunu izleyiciye sunacaksın. O sorunun çözülmesi için de yol göstereceksin. Yani kameranı hayatın içine sokacaksın. Demiyorum ki bireysel sancılar çekip, bulutlar üzerinde gezen iki âşık filmi çekilmesin. Ama benim tercihim bu değil. Şimdi bakıyorsun, ’50-60 yıl sinemacılık yaptım’ diyorlar, sinema tarihine geçmiş tek bir filmi yok. Tamam abimizsin, güzelsin de birader ne yaptın? Bir tane filminde de kamera bir sorunun içine girmemiş.”

Sizin kameranız hep sorunların içinde miydi?

Kadir İnanır: ”Hep değildi elbette. O filmleri çekmek için sisteme uyduğum, ticari filmler yapmak zorunda olduğum zamanlar da oldu. Ama aynı adama ‘Karılar Koğuşu’nu da çektirebildim ben. Bu arada dünyanın en fazla hapishane filmi çekmiş aktörüyüm. Kazara hapishaneye düşsem kendimi yatmış sayarım.”

‘Kapı’nın senaryosu önünüze geldiğinde ne düşündünüz?

Kadir İnanır: ”İçeriğine baktım ve gördüm ki bu filmin bir meselesi var. İnsanlar çok etkilenecek, çünkü farklı bir film izleyecekler. En önemli yanı tarihe tanıklık etmesi. Değerli bir biçimde, slogan atmadan, insan vicdanının sızısına sığınarak anlatmaya çalıştık. Gerçekten evrensel sinema değerlerini taşıyan bir film ve ülkemizde bu tür filmlerin izleyicisi hiç de az değil. Artık ticari filmler, dizilerdeki yazar eksikliği milleti yordu.”

”Mezopotamya’nın kalbinden 2019 Türkiye’sine uzanan bir film ‘Kapı’. Birlikte izledik ve canlandırdığınız Yakup karakterinden çok etkilendim. Ve sinemadan kuvvetli bir ‘empati’ duygusuyla çıktım.”

Etik nedir?

Kadir İnanır: ”Bana göre yalan insanlık suçudur. Yalanı insan hafızasını zedeleyecek biçimde kullanırsanız ne etik bırakır, ne yıpranmamış bir yapı… Biz çok yalan söylemeye başladık, yalana sığındık, kendimize yalan söylemeye başladık. Nasıl insanlar vicdanlarını, merhametlerini bir yalan uğruna yok edebilirler, bunu anlamak mümkün değil.”

Türkiye geçen hafta yerel yöneticilerini seçmek için sandık başına gitti. Sonuçlar beklediğiniz gibi mi?

İnanır: ”Kesinlikle. Doğru tahmin ettim.”

”En önemlisi, halk herkesi barışa, barışmaya davet etti. Gerilim istemiyor. Ekonomik huzur istiyor. Böyle olursa bütün sıkıntıları aşacağız demek istedi. Tabii şunu bilmemiz gerekiyor. Türkiye’nin birinci partisi AKP’dir. Bir şey yapılacaksa onu yanımıza almadan yapamayız.”

– Kilit kelimeniz ‘barış’ mı?

Kadir İnanır: ”Barış olmazsa hiçbir şey olmaz ki… Barışın olmadığı yere yatırımcı ve turist gelmez. Barışın olmadığı yerde üretim olmaz. Bütün evler, yuvalar darmadağın olur. İşin, aşın olmadığı yerde cinayetler, boşanmalar başlar. İş bulamayan belki suça karışır, hırsızlık, arsızlık başlar. Yazılı hukuk kuralları bozulur, herkes kendi hukukunu uygulamaya başlar. En fenalarından biri, ülkeden kaçışlar başlar.”

‘Şunu söylemek istiyorum: Göreceksiniz bu ülke çok zengin olacak. Ortadoğu’daki bütün enerji kaynakları Türkiye üzerinden geçecek. Geçtiği yerde bölge insanları iş bulacak. Huzur olduğu için yatırım gelecek. Bütün önemli fabrikalar coğrafyanın merkezi diye burayı seçecekler. Kaçanlar geri gelecek.”

‘Yurt dışına para kaçıranlar da paralarını geri getirecekler. Git Avrupa’nın şehirlerine, Türkiye’den kaçanlar birbirinin omzuna çarpıyor. Bu ülkeden utanmadan çok para kaçırdılar. Çoğunlukla bu ülkede vergiler dürüstçe ödenmedi. Vergisi ödenmeyen yerde devlet ne yapabilir? Önce vatandaş, vatandaşlık görevini yapacak. Paralarını kaçıranlar geri getirsin. Ayıp, bir tane iş yapıyorum, faturayı kesiyorum, o gün KDV’si kesiliyor. Biz enayi miyiz yani? Paraları yurt dışına kaçırmak ahlaksızlıktır. Vatanını seven adam mücadelesini burada verecek. Kimse ülkesini terk etmesin.

Türkiye’nin yeniden bir çözüm sürecine gireceğini düşünüyor musunuz?

”İnanıyorum. Bugüne kadar yanılmadım, inşallah yine yanılmam.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top