GÜNDEM

Televizyonlarda 7/24 o vardı

”Bugün tüm gücün tek bir kişinin elinde toplandığı rejime uzanan yolun taşları, 27 Mart 1994’te, Refah Partisi altı büyük şehrin belediye başkanlığını aldığında döşenmeye başlanmıştı. Kim bilir, güçlü yerel yönetimlerle hayata geçecek katılımcı bir demokrasiye giden yolun taşları da 31 Mart 2019’da döşenmeye başlanır.”

”Bir zamanlar kötülüklerin anası ilan ettiği sosyal medyada da epey geniş bir alan işgal ediyordu artık.” 

Banu Güven

”Genel seçimlerde hangi partiye oy vereceğimizi dikte eden partili bir cumhurbaşkanı adayıyla ilk kez karşılaşmıştık. Televizyonlarda 7/24 o vardı. TV’yle ilişkinizi mi kestiniz, o zaman sokakta karşınıza çıkıyordu. Sokağa çıkmıyor musunuz? Salonda otururken karşı apartmanın duvarında belirebilirdi. Kafayı sağa sola çevirmeden sosyal medyaya bakmak da kurtarmıyordu.”

”Çünkü cumhurbaşkanı bir zamanlar kötülüklerin anası ilan ettiği sosyal medyada da epey geniş bir alan işgal ediyordu artık. Aynı bugün, yerel seçimin hemen öncesinde olduğu gibi.”

Banu Güven

”Hadi genel seçimlerde cumhurbaşkanlığına adaydı ve zaten “Hükümet cumhurbaşkanıyla uyum içinde çalışmalı” diyerek sistemi değiştirmişti. Pekiyi cumhurbaşkanının yerel yönetimlerle ne ilgisi vardı? Neden adaylardan çok onu gördük? Tamam, başbakanken de İstanbul’un belediye başkanı gibi davranıyordu, ama kendisini sahada bu kadar çok görmemiştik.”

”Cuma günü Tuzla’daki mitingde söylediğine göre, kampanya süresince 57 il ve yaklaşık 30 ilçeye gitmişti. Bu durum da yerel seçimlerde bir ilk olarak tarihe geçti.”

Erdoğan yerel yönetimlerde nasıl bir rolü oynayacağını da, iktidarının kalesi olarak gördüğü İstanbul örneğiyle izah etti:

“Cumhur ne kadar güçlü olursa cumhurbaşkanı da o kadar güçlü olur. Şimdi dört buçuk sene bu kardeşiniz Türkiye’nin cumhurbaşkanı mı? Binali Bey kardeşimiz İstanbul’a büyükşehir belediye başkanı olduğu takdirde, bir üçlü olarak el ele vereceğiz, Tuzla’yı da İstanbulumuz’u da çok daha ileriye taşıyacağız.”

”Bu izahat kamuyu, yani halkı özel şirketlere, müteahhitlere daha da borçlandıracak projeleri müjdelemenin yanısıra, içinde “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı başka partiden olursa karışmam” mesajını da barındırıyordu.”

Banu Güven

Merkeziyetçi ve tek adamcı

”Yerel seçimle beraber cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ne kadar merkeziyetçi ve tek adamcı olduğunu daha da iyi anlatmış oldu böylece. Kuvvetli ve merkezden bağımsız, yerinden yönetilen yerel yönetimlerle kuvvetlenecek bir demokrasi kurmak varken, totaliter bir yönetim modelinin içinde boğazımıza kadar batmış vaziyetteyiz işte.”

Küsmek yerine…

”Çoğu muhalif seçmen de genel seçimin ardından totaliter rejimlerin verdiği ‘Buradan çıkış yok’ duygusuna kaptırmıştı kendini. Büyük bir hayal kırıklığıyla ‘Ne yaparsak yapalım, sonucu onlar belirleyecek’ diye düşünen, ‘Artık oy vermeyeceğim’ diyen bile vardı. ”

Sandık güvenliği benim işim

Millet İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu: “31 Mart günü sandığa atılacak her oyun güvencesi benim. Sandık güvenliği benim işim” diyecek kadar iddialı.
Ekrem imamoğlu, genel seçimlerde Adil Seçim Platformu’nun akıllı telefon uygulamasının çalışmaması, oyların güvenliğiyle ilgili zamanında ve tatmin edici açıklamalar yapılmaması nedeniyle sandığa küsen seçmeni ikna etmeye çalışıyor

Katılımcı bir demokrasiye giden yol…

”Bugün tüm gücün tek bir kişinin elinde toplandığı rejime uzanan yolun taşları, 27 Mart 1994’te, Refah Partisi altı büyük şehrin belediye başkanlığını aldığında döşenmeye başlanmıştı. Kim bilir, güçlü yerel yönetimlerle hayata geçecek katılımcı bir demokrasiye giden yolun taşları da 31 Mart 2019’da döşenmeye başlanır.”

© Deutsche Welle Türkçe Banu Güven

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top