GÜNDEM

Erdoğan toplumu bölerek tehlikeli bir atmosfer yaratıyor

Kati Piri: “Avrupa Parlamentosu raporuna yönelik en kayda değer yorum Erdoğan’dan geldi. Kendisi beni, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn’ı İslam düşmanlığı ile suçluyor.”

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Kati Piri: İnsanları birbirine düşürmeye çalışıyor. İnsanlar bu tür konuşmalara ya inanırsa, o zaman ne olacak?”

Erdoğan’ın “İslam düşmanlığı” ile suçladığı Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Kati Piri yanıt verdi.
Kati Piri: ”Erdoğan insanları bölmeye çalışıyor. İnsanlar bu tür konuşmalara ya inanırsa, o zaman ne olacak?”

Hollandalı parlamenter Kati Piri: ”Erdoğan popülist siyasetçiler gibi hareket ediyor. Batı’nın, Avrupa Birliği’nin İslam düşmanı olduğunu iddia ederek insanları birbirine düşürmeye çalışıyor. İnsanlar bu tür konuşmalara ya inanırsa, o zaman ne olacak?”

Kati Piri: ”Erdoğan tarafından kullanılan yöntem Batılı ülkelerde de bazı siyasetçiler tarafından uygulanıyor…”

Piri: “Birçok popülist siyasetçi toplumu bölerek tehlikeli bir atmosfer yaratıyor. Bir yanda aşırı sağ kesimden siyasetçiler ‘Müslümanların veya İslam’ın’ Batı’da yeri olmadığını ifade ediyor. Bu durum Yeni Zelanda’da olduğu gibi terör olaylarına zemin hazırlıyor.”

Kati Piri’nin hazırlayıp sunduğu rapor, Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda 13 Mart tarihinde oylanmış, yıllık Türkiye raporu 109 ‘hayır’ oyuna karşı 370 ‘evet’le kabul edilmişti. Raporda insan hakları ihlalleri nedeni ile, üye ülkelere Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki üyelik müzakerelerinin askıya alınması çağrısında bulunulmuştu.

Kati Piri’nin sunduğu bu rapora Erdoğan’ın tepkisi sert olmuştu…

”Bunlar samimi değil. Şunu unutmayacağız. Biz Müslümanız. Bunlar ise İslam düşmanı.”

Erdoğan: “Avrupa Parlamentosu’ndaki kadını zaten hiç dile dolamaya gerek yok, propagandasını yapmayalım. Bunlar Avrupa Birliği’nin bizimle müzakereleri durdurması nasihatinde bulunuyorlar ya, ah keşke öyle bir şey yapsalar. Dışişleri Bakanımız oradaki toplantıda zaten gerekli açıklamaları yaptığı gibi o kadına orada en güzel şekilde cevabını verdi. Ama bunlar dürüst değil. Bunlar samimi değil. Şunu unutmayacağız. Biz Müslümanız. Bunlar ise İslam düşmanı.”

”Bu tamamen popülist bir yöntem.”

Kari Piri:“Erdoğan’ın Avrupa Parlamentosu raporunda yer alan ağır eleştirilere cevap vermek istemediği görülüyor. Bu yüzden bu durumu kişiselleştiriyor. Bu tamamen popülist bir yöntem.”

Kati Piri: “Avrupa Parlamentosu raporuna yönelik en kayda değer yorum Erdoğan’dan geldi. Kendisi beni, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ve Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Johannes Hahn’ı İslam düşmanlığı ile suçluyor.”

Türkiye’deki yargı süreci

Hollandalı Parlamenter Kati Piri Türkiye’deki yargılamalarla ilgili açıklamalarda bulundu.

Kati Piri Avrupa Parlamentosunda konuştu. ”Tutuklu iş insanı Osman Kavala, Gazeteci Ahmet Şık ve HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bu kişiler, insan hakları ihlallerine yönelik seslerini yükselttikleri için bedel ödüyorlar. Çok sayıda kişi darbe girişimi sonrası yaşanan baskının kurbanı. Rakamlar akıl almaz derecede; 150 bin kişi işinden atıldı, 50 bini aşkın kişi ceza evine konuldu. Unutmayın ki bu insanların hepsinin birer ailesi, arkadaşları var.”

Kati Piri: ”Hükümeti eleştiren her kesim ‘terör’ destekçisi damgası yiyor.Biz AB’nin Türkiye’deki insan hakları için sesini daha da gür çıkarmasını istiyoruz.”

Her geldiğimizde durum daha da vahim

Ankara’da temaslarını sürdüren AP Türkiye raportörü Kati Piri, belirtti.

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye raportörü Kati Piri: ”AP ile Türkiye’ye ilişkileri! Türkiye’yle işbirliğimizi sürdürmeliyiz, fakat şu anda AB’ye entegrasyonundan bahsetmek gerçekçi değil. Her geldiğimde çok daha vahim bir tabloyla karşılaşıyorum.”

“Üyelikten bahsediyormuş gibi yapmamızın ne kendi vatandaşlarımıza, ne de Türkiye vatandaşlarına faydası yok. Hükümetin icraatlarının AB kriterlerine uymaktan bir hayli uzak olduğunu görmekle beraber, OHAL kaldırıldığında pozisyonumuzu yeniden değerlendirme niyetindeyiz. Maalesef her geldiğimizde durum daha da kötüye gitmiş oluyor.”

”Türkiye’ye yönelik bir terör tehdidi olduğu açık, ancak insanların bu kadar kolay biçimde ‘terörist’ olarak etiketlenmeleri ve savunma hakkı verilmemesi bizi endişelendiriyor.”

Piri: ”Türkiye’nin üyeliği konusunda! AP son yıllara dek Türkiye’nin üyeliğinin en büyük destekçisiydi. Sürece inandığı için, AB Konseyi’nin engellediği temel haklarla ilgili 23. ve 24. fasılların açılmasını istiyordu. Gezi protestolarından sonra durum değişmeye başladı. Cumhuriyet’e yönelik operasyonun, milletvekillerinin dokunulmazlığının anayasaya aykırı biçimde kaldırılıp 10 HDP’li vekilin hapse atılmasının ardından, kasımda vardığımız noktada ‘Türkiye’yle işbirliğimizi sürdürmeliyiz, fakat şu anda AB’ye entegrasyonundan bahsetmek gerçekçi değil’ demek durumunda kaldık. Üyelikten bahsediyormuş gibi yapmamızın ne kendi vatandaşlarımıza, ne de Türkiye vatandaşlarına faydası yoktu. Hükümetin icraatlarının AB kriterlerine uymaktan bir hayli uzak olduğunu görmekle beraber, OHAL kaldırıldığında pozisyonumuzu yeniden değerlendirme niyetindeyiz. Ancak bu da aylardır gerçekleşmedi. Türkiye hükümeti de reformları gerçekleştirmeye istekli olduğunda, vatandaşların da bu müzakerelerin faydalarını göreceği farklı bir süreç inşa edeceğimizi umuyorum. Vize serbestisi de önemli bir gösterge olacaktır.”

Komşumuzun istikrarlı olması ve bizimle aynı değerlere inanması, bizim ulusal çıkarımızadır…

Piri: ”Kimi siyasetçiler gibi Avrupa’ya ekonomik bir görüş açısından bakarsanız, Türkiye’de gazetecilere, muhaliflere ve insan hakları savunucularına uygulanan baskıları görmezden gelmeniz kolaydır. Umarım ki sonunda entegrasyonu düşünmeden işbirliğine odaklanmayız. Zira uzun vadede AB için yeni bir mülteci krizinden de büyük olan tehdit, istikrarsız ve demokratik olmayan bir Türkiye olacaktır. 79 milyon nüfuslu ve önemli bir NATO müttefiki olan komşumuzun istikrarlı olması ve bizimle aynı değerlere inanması, bizim ulusal çıkarımızadır.”

“Türkiye’de Cumhuriyet ağır darbeler aldı ve gazetecilik faaliyetlerinden dolayı hapiste olan gazetecileri görmek çok üzücü. Özellikle de AB üyelik sürecinde olan bir ülkede bunu görmek daha da vahim. Türkiye’ye her geldiğimizde Cumhuriyet gazetesini ziyaret etmeye çalışıyoruz. Maalesef her geldiğimizde durum daha da kötüye gitmiş oluyor. Avrupa Parlamentosu için bir ülkede basın haklarının nasıl ele alındığı, nasıl muamele gördüğü çok önemli. Çünkü o ülkede demokrasinin durumunu ifade ediyor.”

Kaynak

www.evrensel.net

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top