SIYASET

AKP ATEŞLE OYNUYOR! BEDELİNİ ÖDEYECEKLER

”Devlet adamlığı dönemi kapandı. Adam devletindeyiz.”

ALİ ERBAŞ’A ÖFKE DİNMİYOR

“BU HAKARETE SESSİZ KALANLARA TESSÜF EDERİM”

“BUNUN SİYASİ VE HUKUKİ SONUÇLARI OLUR”

Anayasanın değiştirilemez maddesinde devletin niteliği çok açık:

Laik devlet.

Çok yakın geçmişte Anayasa Mahkemesi tarafından “laikliğe karşı fiillerin odağı” olduğu hükmü verilen AKP’nin Genel Başkanı, dün “devletin başı” sıfatıyla birçok uygarlığı simgelediği için müze yapılmış bir tarihi yapıyı camiye çevirtip orada bir anlamda imamlık yapıyor.

Çok yakın geçmişte milletvekili seçildiği Refah Partisi’nin “laikliğe karşı fiillerin odağı” olduğu gerekçesiyle kapatılmasına neden olan yöneticileri arasında yer alan Şevki Yılmaz, dün Akit gazetesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucularını doğrudan hedef alan şu yazıyı kaleme alıyor:

“İslam medeniyetimizle birlikte mabetlerimizi müzeye çeviren firavun ve şeddadilerin Allah’ın gücü karşısında nasıl yenildiklerine bugün yeniden şahit oluyoruz elhamdülillah!

Bugün, medeniyetimizin ve mabedimizin göğsüne değen namahrem eli kırdık ve Ayasofyamızı aslına döndürdük! İslam medeniyetimize kavuşacağımız kapıları açtık! Elhamdülillah!”

Yine dün…

Çok yakın geçmişte AKP ile iktidar olma mücadelesine girdiği için koalisyon ortaklığından ayrılan casusluk tarikatının darbe girişimi sırasında kendi makamında tam teslim olmuş Genelkurmay Başkanı olarak tarihe geçen Hulusi Akar’ın Milli Savunma Bakanlığı emrindeki Anıtkabir’den sorumlu albay, uydurulmuş bir bahaneyle bağımsızlığımızın dünyaya kabul ettirildiği Lozan Antlaşması’nın kutlanması ve Atatürk ile İsmet İnönü’nün anılmasına izin vermiyor!

Türkiye Cumhuriyeti’ni simgeleyen yapılar, kurumlar, kahramanlar, değerler, metinler her gün birer birer yok sayılıyor.

Bilmem ayrımında mıyız?

Türkiye’de olup bitenler teokratik bir devlet yapılanmasına doğru hızlı bir ivme kazandı.

AKP, Saray ve yandaşlarının, önümüzdeki ilk seçimleri yitireceğini anlayınca; devletin temelini ateşe vermeye karar verdikleri anlaşılıyor.

Ulusal birliği sağlayan temel kurucu toplumsal uzlaşmalarla birlikte anayasayı yok saymak da anlamına gelecek çok tehlikeli bir oyundur bu…

ADAM DEVLETİ

Devlet adamlığı dönemi kapandı. Adam devletindeyiz:

Karar, benim. Yasa, benim. Hukuk, benim.

Avukat da, savcı da, yargıç da, benim.

Dışişleri, İçişleri, Adalet, İmar, Orman, Tarım, Çevre; ne kadar bakanlık varsa, benim.

Vali, benim. Kaymakam, benim. Genel müdür, benim. Milletvekili, benim. Meclis de, benim.

Parti, benim. Parti başkanlığı, benim. Başkanlık, benim.

Danıştay, benim. Din, diyanet, benim. Ayasofya, benim. Ülkenin imamı da, ümmetin halifesi de, benim.

Saray, benim. Emniyet, benim. Ordu, benim.

Merkez Bankası, benim. Maliye, benim. Hazine, benim. Damat da, benim.

Futbol kulübü, benim. Şampiyon, benim.

Banka, benim; mal benim; mülk benim. Mülkün temeli de, benim.

Devlet, benim.

Ben, devletim…

ATATÜRK’E KÜRSÜDEN LANET OKUYAN ALİ ERBAŞ’A ÖFKE DİNMİYOR

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın , Ayasofya hutbesindeki ifadelerine tepkiler gelmeye devam ediyor.

CHP ve İYİ Parti’li siyasetçiler sosyal medya hesaplarından Erbaş’ı sert bir dille eleştirdiler.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel:

“Atatürk’ün kurduğu Diyanet İşleri Başkanlığı’nın koltuğunda oturup, Atatürk’e lanet edemezsin!!! Kurucu liderlere hakareti alışkanlık haline getirenler, hakaret edenleri de koruyorlar. Ali Erbaş and olsun ki, o koltukta oturup Atatürk’e lanet okumanın bedelini ödeyeceksin.”

“BUNUN SİYASİ VE HUKUKİ SONUÇLARI OLUR”

İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan:

“Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş bugün Atatürk’e lanet okuyarak, birilerine selam çakmış olabilir. Bundan büyük haz da almış olabilir. Ama unutulmamalı ki; gün gelir bunun siyasi ve hukuki sonuçları olur”

“BU HAKARETE SESSİZ KALANLARA TESSÜF EDERİM”

İYİ Parti İzmir Milletvekili Aytun Çıray:

“Atatürk’e lânet okuyan FETÖ’cü Adil Öksüz’ün jüri hocasını unutana lânet olsun. İstifa istifa! Müslümanım milliyetçiyim deyip de, ezan sesini kıstırmayan bayrağımızı indirtmeyen Atatürk’e yapılan bu hakarete sessiz kalanlara da teessüf ederim.”


Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın Ayasofya’daki ilk cuma hutbesinde “Vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar” demişti.   

İŞTE ERBAŞ’IN TEPKİ ÇEKEN SÖZLERİ 

Cumhuriyet – Işık Kansu

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top