GENEL

NEDİR BU NAVTEX?

“Stratejik NAVTEX mesajı”, Yunanistan’ı paniğe sürüklemeye devam ediyor…

TÜRKİYE İLE YUNANİSTAN ARASINDA SULAR ISINDI

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de sismik araştırma amaçlı yayınladığı “stratejik NAVTEX mesajı”, Yunanistan’ı paniğe sürüklemeye devam ediyor.

Kısaca, NAVTEX (Navigational Telex-Denizcilere Duyuru) denizcilere, deniz seyir ikazlarını, meteorolojik tahminleri, arama kurtarma ilanlarını, çalışma yapılan sahalar hakkında bilgileri gemilere anında dağıtmak için tasarlanmış uluslararası otomatik bir haberleşme sistemidir.

Gemilerde denizcilerin kullanmakta oldukları önemli bir cihaz olan NAVTEX, seyir halindeyken pek çok verinin alınmasına olanak sağlar.

*Ayrıca NAVTEX ilanı aracılığıyla çevre bilgilendirmesi de sağlanmaktadır.

Ülkelerin Deniz Kuvvetleri, yapacağı eğitim ve tatbikatların bilgisini önceden duyurarak, bu sahalara girilmemesi konusunda denizcilere gerekli uyarılarda bulunmaktadır.

Türkiye, Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları üzerindeki egemenlik haklarını dikkate alarak, 21 Temmuz 2020 tarihinde NAVTEX ilanı gerçekleştirmiştir.

*Malumunuz daha öncede:

Türk Deniz Kuvvetleri, 07 Temmuz tarihinde Libya açıklarında yapacağı tatbikat için de NAVTEX ilan etmiş, tatbikatın gerçekleşeceği alanların adlarını Barbaros, Turgut Reis ve Çaka Bey olarak belirlemişti.

*Bu sefer:

21 Temmuz-02 Ağustos 2020 tarihleri arasında sismik araştırmaya dayalı ilan edilen saha Meis Adası’nın güneyini kapsamaktadır.

NAVTEX mesajı ile sismik araştırmaya Türkiye’nin ilk yerli ve milli sismik araştırma gemisi Oruç Reis ile Sismik Araştırma Destek Hizmeti veren Cengiz Han ve Ataman isimli gemilerin katılacağı bildirilmiştir.

Bugün itibariyle Türk Deniz Kuvvetleri’nden iki fırkateyn araştırma gemilerine eşlik etmeye başlamıştır.

Dikkat edildiğinde, Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı Antalya NAVTEX İstasyonu tarafından yayınlanan NAVTEX mesajına konu deniz sahasının kapsamının tamamen Türkiye’nin kıta sahanlığı içinde olduğu görülecektir. Bu alan tartışmalı alan da değildir.

AKDENİZ’DE NAVTEX SAVAŞLARI

Türkiye’nin, NAVTEX (seyrüsefer bildirimi) yoluyla Oruç Reis gemisinin Akdeniz’de Türk kıta sahanlığının güneybatı bölgesinde sismik araştırmalara başlayacağını duyurmasının ardından Türkiye-Yunanistan-Güney Kıbrıs Rum Kesimi (GKRY) üçgeninde karşılıklı NAVTEX hamleleri geldi.

*Yunanistan ve GKRY, ilan ettiği araştırma sahasının kendi kıta sahanlıklarında olduğunu öne sürerek Türkiye’nin duyurusunun geçersiz olduğunu iddia etti.

*Türkiye ise Yunanistan ve GKRY’nin söz konusu sahayla ilgili NAVTEX duyurusu yapma yetkisinin bulunmadığını belirtti.

Oruç Reis gemisi dün Antalya Limanı’nda beklerken sismik araştırma faaliyetlerinin önümüzdeki günlerde başlaması bekleniyor.

Ülkelerin deniz kuvvetlerinin denizde çalışma yapılan sahalar hakkında denizcilere bilgi verme amacıyla kullandığı haberleşme sistemi olan NAVTEX üzerinden Türkiye ile Yunanistan ve GKRY arasında yeni bir gerilim yaşanıyor.

TÜRKİYE DUYURDU, YUNANİSTAN ‘GEÇERSİZ’ DEDİ

Türk Deniz Kuvvetleri Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi’ne bağlı Antalya NAVTEX İstasyonu, önceki gün Oruç Reis ile Ataman ve Cengiz Han gemilerinin 21 Temmuz-2 Ağustos tarihleri arasında Akdeniz’de sismik araştırma yapacağı koordinatları duyurdu.

Bölgeden geçen gemilerin 6 deniz mili açıktan geçmesi uyarısında bulundu.

Oruç Reis’in araştırma yapacağı koordinatlar, Antalya Körfezi ile Yunanistan’a bağlı Rodos ve Meis adalarının güneyine uzanan Akdeniz’in ortasında Türkiye’nin daha önce ilan ettiği kıta sahanlığı sınırlarının güney ucunda bulunuyor.

*Türkiye’nin bu NAVTEX duyurusunu yayımlamasından sonra ilk olarak Yunanistan’ın Girit’teki Heraklion NAVTEX istasyonu, Türkiye’nin ilan ettiği koordinatların Yunan kıta sahanlığında olduğunu öne sürdü ve NAVTEX duyurusunun geçersiz olduğunu savundu.

*Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) Larnaka NAVTEX istasyonu da yayımladığı duyuruda Oruç Reis’in araştırma yapacağını ilan ettiği bölgelerin Güney Kıbrıs kıta sahanlığını da kapsadığını ve Türkiye’nin NAVTEX duyurusunun yasadışı” olduğunu öne sürdü.

Bu gelişmelerin ardından Türkiye, yeni bir NAVTEX duyurusu yayımlayarak 21 Temmuz’da Oruç Reis’in araştırma yapacağı alanların ilan edildiği duyurunun geçerli olduğunu, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın bu bölgeler için NAVTEX duyurusu yapmaya yetkili olmadığını belirtti.

DIŞİŞLERİ’NDEN YUNANİSTAN’A TEPKİ

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy da konuyla ilgili Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nın tepkisine cevaben yaptığı açıklamada Oruç Reis’in araştırma yapacağı bölgelerin, daha önce BM’ye bildirilen Türk kıta sahanlığı içinde ve 2012’de Türkiye Petrolleri’ne verilen ruhsat sahaları içinde yer aldığını belirtti.

Yunanistan’ın, bu bölgenin kendi kıta sahanlığı içinde olduğu iddiasını Meis Adası’na dayandırdığını kaydeden Aksoy, “Yunanistan’ın bu maksimalist kıta sahanlığı iddiası uluslararası hukuka, içtihata ve mahkeme kararlarına aykırıdır.

Yüzölçümü 10 kilometrekare olan, Anadolu’ya 2 km., Yunan anakarasına ise 580 km. uzaklıkta olan bir adanın 40 bin kilometrekare genişliğinde kıta sahanlığı alanı yaratması rasyonel ve uluslararası hukuka uygun bir tez değildir.

Bu nedenle Yunanistan’ın bu iddialarını reddediyoruz. Türkiye, bugüne kadar çeşitli vesilelerle her düzeyde dile getirdiği üzere Yunanistan’a diyalog çağrılarını yinelemekle birlikte, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru hak ve çıkarlarını müdafaa etmeye devam edecektir” ifadelerini kullandı.

KABUL EDİLEMEZ

Yunanistan’ın yaygara koparmasının temelinde, Yunan ana karasına 313 deniz mili, Türkiye sahillerine 1 deniz mili mesafede, yüzölçümü 10 kilometrekare olan Meis Adası üzerinden 40 bin kilometre kıta sahanlığı alanımızı çalmaya yeltenme arzu ve isteği yatmaktadır.

Bu asla kabul edilemez.

Yunanistan’ın, maksimalist (aşırı) kıta sahanlığı iddiasının uluslararası hukuka, içtihada ve mahkeme kararlarına aykırı olduğu gerçeğini görmezden gelip, bölgede gerginliği artıran ve yıllardır bunu alışkanlık haline getiren yaklaşımı, Meis Adası’nın kıta sahanlığı olamayacağı gerçeğini kabul etmeyen bir aklın hezeyanından öte başka bir şey değildir.

Bu gelişmeler üzerine Yunan basını, Türk Deniz Kuvvetleri’ne bağlı en az 15 savaş gemisinin Aksaz Deniz Üssü’nden ayrılarak bölgeye doğru hareket ettiğini, Yunanistan Silahlı Kuvvetlerinin alarma geçirildiğini iddia etmiş, Alman Hükümeti’nin tam desteğini alan Yunanistan Başbakanı Miçotakis, AB kartını oynayarak, Türkiye’nin tahriklerine karşı tek çarenin “yaptırım” olduğunu ileri sürmüştür.

Güney Kıbrıs ziyaretini yarıda keserek Atina’ya dönen Yunanistan Genelkurmay Başkanı Konstantinos Floros, Türkiye’nin NAVTEX ilanıyla ilgili,“Kara, hava ve denizde gerektiğinde hâkim olmayı hedefliyoruz” açıklamasında bulunmuştur.

Yunanistan, Kıbrıs ve Girit arasındaki bir deniz sahasında sismik araştırmalar için Türkiye’nin, Salı günü yayınladığı tavsiye mesajına yanıt olarak 22 Temmuz 2020 (bugün) bir NAVTEX mesajı yayınlamıştır.

Bölgedeki NAVTEX mesajlarını yayınlama yetkisinin kendinde olduğunu ifade eden Girit’teki Iraklio İstasyonu, yayınladığı bir NAVTEX mesajı ile “yetkisiz bir istasyonun (Türkiye’yi kastederek) Yunan kıta sahanlığıyla örtüşen bir alanda yasadışı faaliyetlere atıfta bulunan bir NAVTEX mesajı yayınladığını söyleyerek, tüm denizcilerin yayınlanan NAVTEX’i dikkate almamaları ricasında bulunmuştur.

Bununla da yetinmeyen Yunanistan, konuyu Avrupa Birliği, NATO ve Birleşmiş Milletler ile ve BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri nezdinde gündeme taşımıştır.

“Türkiye’yi, egemenlik haklarımızı ihlal eden ve bölgedeki barış ve güvenliği zayıflatan yasadışı faaliyetlerini derhal durdurmaya çağırıyoruz. Bölgede istikrara giden tek yol uluslararası yasallığa saygıdır” diyen ancak, Uluslararası Deniz Hukukuna ve iyi komşuluk ilişkilerine halel getiren Yunanistan’ın bu anlamsız tutum ve gerçek dışı beyanları, Türkiye’nin haklılığı karşısında anlamını yitirmektedir.

Doğu Akdeniz deniz yetki alanlarının sınırlandırılması bağlamında Yunanistan, GKRY ve Mısır eksenli egemenlik hakkımızdan doğan Türkiye’nin tezlerini destekleyecek çok kritik bir hamleye imza atan Türk Deniz Kuvvetleri, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak, alaka ve menfaatlerimizin korunması konusunda bu güne kadar gösterdiği kararlığından ve uygulamaya koyduğu “aktif stratejiden” taviz vermeden yoluna devam etmelidir.

Çünkü haklıyız ve güçlüyüz.

Yunanistan’a mavi vatandan verilecek bir karış denizimiz yoktur.

Bu vesileyle, Sincan’daki Müyesser Yıldız’a, Silivri’deki Barış Pehlivan’a, Hülya Kılınç’a ve Murat Ağırel’e sevgilerimle…

Odatv – Bora Serdar / Emekli Deniz Kurmay Albay

Cumhuriyet – Hüseyin Hayatsever

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top