SIYASET

‘HEPSİNİN HAYALİ FETHULLAHÇILAR GİBİ OLMAK’

Zengin Cemaatçiler soruşturmalardan nasıl kurtuldu?

Zengin Cemaatçiler soruşturmalardan nasıl kurtuldu?

Bunların Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde neler yapabildiklerini gördük”

Barış Terkoğlu:

”Nasıl kanser hücreleri belirli organların üzerinde yuvalanıp kontrolsüz bir şekilde bölünüp o organları kendisi için çalışan bir mekanizma haline dönüştürüyorsa, FETÖ yapılanması da bundan farklı değildi..  

FETÖ, TSK içinde mi örgütleniyor, burada kendi kontrolünde askerler vardı, burada bulunan askerler TSK üniformasını bu örgüt için kullanıyordu. Bunların neler yapabileceğini 15 Temmuz’da gördük..

FETÖ, Polis ve yargı içinde de aynı şekilde, bunların Ergenekon ve Balyoz süreçlerinde neler yapabildiklerini gördük.”

DÜĞMENİN HATALI İLİKLENDİĞİ TARİH

Barış Terkoğlu:

”Sonra birileri bu kanserle mücadele etmeye karar verdi. Keşke bu mücadele cumhuriyet devriminin kazanımlarıyla yapılsaydı. Hangi şekilde yapıldı, daha çok bir siyasi iktidarın ve onun ilişki de olduğu grupların bekasını sağlayacak şekilde yapıldı..

17-25 Aralık düğmenin hatalı iliklendiği tarihtir. 17-25 Aralık’tan önce suç mu işlediniz, o tarihten önce yaptıklarınız soruşturulmayabilir. O tarihten sonra sadece siyasi iktidarın tarif ettikleri suç olmaya başladı.”

-17-25 Aralık’tan önce FETÖ imamı olduğunu söyleyen insanlar bugün yazarlık yapıyor.

-Türk yargısının tepesindeki isim, İsmail Rüştü Cirit. Türkiye’deki herhangi birisinin FETÖ dahil olmak üzere yargılandıktan sonra dosyasının gideceği isim.

İsmail Rüştü Cirit, Gülen’in örgüt dosyası 2008’de Yargıtay’a geldiği zaman o toplantıya katılıp Gülen’in örgüt üyesi olmadığını, suç işlemediğini söyleyen, kararını buna göre oluşturan ve diğer hakimleri de buna ikna etmeye çalışan isim.

‘ERZİNCAN DAVASI’

Erzincan davasında bir cumhuriyet savcısının odası bir Fethullah savcısı tarafından basılarak gözaltına alındı ve tutuklandı.

Barış Terkoğlu:

”Biz aylarca İlhan Cihaner Yargıtay’da mı, ağır ceza da mı yargılanacak diye tartıştık. Yargıtay o dönem Fethullahçıların elinde değildi, Cirit o davaya girdi, tabiri caizse diğer hakimlere kafa tutarak Cihaner’in Fethullahçı hakimler tarafından yargılanmasını savundu ve uzun da bir şerh düştü..

İçinizden birisinin Fethullahçılarla bir telefon görüşmesi olsa başınıza gelecekleri düşünemiyorum. İsmail Rüştü Cirit’in, FETÖ’nün imamlarından Ali Çelik’le 95 görüşmesi var, Yargıtay santralinden yaptığı görüşmeleri saymıyorum bile. Osman Karakuş’la 60 küsür görüşmesi var, o Osman Karakuş hakkında yakalama kararı çıkacağını bir hafta önce öğrenip kayıplara karışıyor.”

Biz şimdi İsmail Rüştü Cirit’i soruşturamıyoruz, nedeni çok basit, çünkü 17-25 Aralık. Çünkü o tarihten sonra iktidarın yanında yer aldı, bu nedenle bütün suç ve günahları bugün sorulamıyor

‘HEPSİNİN HAYALİ FETHULLAHÇILAR GİBİ OLMAK’

Barış Terkoğlu:

“Türkiye’de bazı insanlar soruşturulamıyor. TUSKON toplantısında Tayyip Erdoğan tehdit edildi, yan yana oturan iki insan biri tutuklu, diğeri tutuklanamıyor, çünkü Bilal Erdoğan’ın ortağı.. 

FETÖ ile mücadele ettiğini söyleyenler, bu mücadeleyi başka tarikatlar ve cemaatler eliyle yapmaya başladılar. Bu cemaat ve tarikatların hemen hemen hepsinin hayali Fethullahçılar gibi devletin içinde örgütlenmek..

Bir polis, bir savcı, bir hakim bir kamu görevi değil, bir tarikatın isteğine göre karar veriyor..

Türk yargı sisteminin içine hüsnü şahadet diye bir kavram girdi. ‘Bir savcı bir FETÖ şüphelisini soruştururken, soruşturduğu kişi hayır ben FETÖ’cü değilim şu cemaat veya tarikattanım diyor. İspatla denilince de o cemaatin lideri geliyor ve evet bizdendir deyince kurtuluyor..

Başka cemaatlerden olmak devlet içinde örgütlenmek için gerekçe haline gelmiş durumda neredeyse. Nasıl 30 sene önce sermaye, tarikat ve siyasetçiler kemiriyorsa, bugün çok benzeri bir şey yaşanıyor.”

‘MERAK ETMEZ OLAYDIK…’

Barış Pehlivan:

“Biz bu Fethullahçı çeteye karşı çok büyük bir mücadele verdik, vermeye de devam ediyoruz. 15 Temmuz’un geleceğini aylar öncesinden yazan gazetecileriz, uyaran gazetecileriz..

15 Temmuz oldu, bu çetenin bir bölümü kaçtı bir bölümü tutuklandı ve biz bu çetenin yerine kimler oturdu sorusunun fikri takip için peşine düştük..

Devletin en kritik yerlerine şimdi kimler oturdu, devletin yeni sahipleri kimler, onu merak ettik. Bulduklarımızdan sonra merak etmez olaydık dedik, büyük bir ihanet deyip, bu kadar da olmaz dediğimiz çok fazla şey oldu. Önümüzde belgesi var, teyit etmişiz ama bu kadar kötülüğe inanamıyoruz.”

‘MENZİLCİ POLİSLER, MENZİLCİ HAKİMLER..’

Barış Pehlivan:

”Kitapta Menzilci polislerin fotoğraflarını yayımladık. Polis Akademisi bir açıklama yapmış galiba. Normalde biz biliyoruz, Polis Akademisi bu kitapla ilgili bir açıklama yapsa, ortalığı ayağa kaldırması lazım, açıklamada o fotoğraflar bizim mescitte değil, depoda çekildi diyorlar. Bizle ilgisi yok, Menzilci değil demiyorlar, depoda diyorlar. Ki orası mescit orası ayrı da..

Devlet, AKP, Erdoğan, devletin önemli birimlerinin başkanları, ne derseniz deyin Fethullahçı çeteye panzehir olarak başka cemaat ve tarikatları yerleştirme çabası içinde, biz bu fotoğrafı çok net bir şekilde gördük..

15 Temmuz’a kadar AKP alnı secdeye değenler diyordu, o alnı secdeye değenlerin 15 Temmuz’da neler yaptığını gördük. Şimdi de bu iyi alnı secdeye değenler diye başka tarikat ve cemaatleri devlete yerleştirme çabası var..

Bir Menzilci hakimin hikayesini yazdık bu kitapta. Hasan Akdemir adlı Menzilci hakim, milyonlarca liralık rüşvetle tahliyeye karar veriyor.. 

Bir savcı var, o savcı FETÖ şüphelisi işadamlarını tutuklatıyor. Bir hakim var, Menzilci hakim, bu tutuklanan iş adamlarını serbest bırakıyor ve diyor ki, bunları tutuklatan savcı FETÖ’cüdür. Sonra bir başsavcı var, o Menzilci, rüşvetle adam çıkartan hakime sen rüşvet alıyorsun diye suç üstü yapıyor, o rüşvet alan hakim de, ey başsavcı sen bana böyle diyorsun da sen de yolsuzluk yapan bir FETÖ’cüsün. Sonra bu suç üstü bir tutuklamaya dönüşüyor, bu tutuklama sonucunda rüşvet alan hakim tutuklanıyor, onu tutuklatan hakim de FETÖ’den tutuklanıyor.”

‘ERDOĞAN’A MEKTUP YAZIYOR, POLİS TAHLİYE EDİLİYOR’

Bir Emniyet Müdürü, Ankara istihbaratından önemli bir isim tutuklanıyor, Nurcu bir vakıf, Yazıcılar kolunun temsilcisi, ya siz onu FETÖ’cü diye aldınız ama o FETÖ’cü değil, o bizim Yazıcılar koluna yakın diyor, mektubu kime yazıyor, Erdoğan’a yazıyor. O mektup etkili oldu mu bilmiyoruz, o emniyet müdürü tahliye edildi, ilk duruşmada da beraat etti.

ZENGİN CEMAATÇİLERE DOKUNULMUYOR

Bank Asya için Gülen bir talimat verdi, para yatırın dedi, Erdoğan paranızı çekin dedi. Bunun üzerine para yatıranlar tutuklandı. Biz bunun belgelerine ulaştık. Kimin para yatırdığını, kimin para çektiğini gördük. Binlerce isim var.

Bir şekilde Bank Asya’da parası olan küçük taban ceza yiyorken, Türkiye’nin büyük holding sahipleri, iş adamları milyonlarca lira yatırılmasına rağmen soruşturmaya bile uğratılmıyor. Bu nasıl oluyor, hatta parasını yurt dışına kaçırıyor.

FETÖ’yle mücadele bir sermaye transferi, sermaye akışı haline geldi.

Pehlivan:

”Seçim öncesi adı af olmayan bir af çalışması gündeme gelecek, bu süreçte solculara, Atatürkçülere, milliyetçilere, Fethullahçılara bir parmak bal yedirilecek, yeni bir ‘yetmez ama evet’ sürecine hazırlanılıyor…

http://www.cafemedyam.com/2019/11/25/yargiyi-boyle-tasfiye-ettiler/

İLGİLİ HABER


Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top