GENEL

VERGİ DAİRESİNE GİTMEDEN ÖNCE BUNLARI ÖĞRENİN!

MÜCBİR NEDENLER…

VERGİ DAİRESİNE GİTMEDEN ÖNCE BU YAZIYI OKUYUN

Koranaviris salgınının vergi mükelleflerine verdiği ve vereceği zararların etkilerini hafifletmeye yönelik vergi yasalarımızda iki tedbir bulunmaktadır.

  • “Mücbir neden” başlığı altında düzenlenen şekli ve maddi vergisel yükümlülükler ile ödeme sürelerinin uzatılması…
  • “Terkin” yani borçların silinmesidir.

Bu iki konuda da kural koymaya Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili kılınmıştır.

MÜCBİR

Maliye Bakanlığı yayımladığı 518 seri no.lu Vergi Usul Kanunu Tebliği ile koronavirüsü mücbir neden olarak kabul etmiştir.

Bunun gereği olarak vergi ödevlerini yerine getiremeyecek olan mükellefleri belirlemiş, bu mükellefler yönünden beyanname verme ve ödeme sürelerini uzatmıştır.

TERKİN

Terkine gelince, VUK’un 115’inci maddesinde düzenlenen hali diğer afetlerden farklı olarak koronavirüsün vergi mükelleflerine verdiği zararı kavramaktan uzaktır. Terkine ilişkin görüşlerim bir başka yazının konusunu teşkil edecektir.

GELİR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ YÖNÜNDEN MÜCBİR NEDEN

Maliye Bakanlığı 518 no.lu Tebliğ’de; ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan mükelleflerin tamamını mücbir neden kapsamına almıştır. Bu mükelleflerin kazançlarını tespit şeklinin önemi yoktur. Özetle, ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunan mükellefler ister basit usulde ister gerçek usulde vergilendirilsin beyan ve ödeme yükümlülüklerini Hazine ve Maliye Bakanlığının mücbir neden nedeniyle belirlediği sürelerde yerine getireceklerdir.

Ücret, kira geliri (GMSİ), faiz geliri (MSİ), değer artışı kazanç elde eden kişilerin de gelir vergisine mükellef olduklarını belirtelim. Bu kazançları elde edenler, sürekli yükümlülük kapsamında gelir vergisi mükellefi kabul edilmekle birlikte tüm yükümlülükleri yılda bir kez gelir vergisi beyannamesi vermektir. Tabii bu açıklamalar; bu gelirlerini, yıllık gelir vergisi beyannamesi ile vermek zorunda olan mükellefler yönünde bir geçerliliği bulunmaktadır. Bu mükelleflerin de 31 Mart 2020 günü sonuna kadar verilmesi gereken 2019 takvim yılına ait yıllık gelir vergisi beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri, 125 no.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri ile 30 Nisan 2020 Perşembe günü sonuna kadar uzatılmıştır. Ticari, zirai ve mesleki kazançlar dışındaki kazançlar nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanların KDV ve muhtasar beyanname ile Ba ve Bs formları vermek gibi bir yükümlülükleri olmayınca yıllık gelir vergisi beyannamesi yönünden gelir vergisi mükelleflerinin mücbir neden karşısında durumlarının eşitlendiğini söyleyebiliriz.

İçişleri Bakanlığınca alınan tedbirler uyarınca; sokağa çıkma yasağı kapsamına alınan 65 yaş üstündeki gelir vergisi mükellefleri ile kronik rahatsızlığı bulunun gelir vergisi mükellefleri de 2019 için verecekleri gelir vergisi beyannameleri yönünden mücbir neden kapsamına alınmış ve bu mükellefler yönünden beyan ve ödeme yükümlülüğü yeniden ve farklı belirlenmiştir.

KURUMLAR VERGİSİ MÜKELLEFLERİ YÖNÜNDEN MÜCBİR NEDEN

Bu hain virüsün gerçek kişilere musallat olduğu ve olacağı bilinciyle devletin ve kamunun finansmanı dikkate alınarak kurumlar vergisi mükelleflerinin tamamı değil de sektör ve faaliyet alanı temelli mücbir neden kapsamı belirlenmiştir. Bu bağlamda 16 sektörün koronavirüs salgınından doğrudan etkilendiği kabul edilmiştir. Bu sektörler ana faaliyet alanı itibarıyla; alışveriş merkezleri dahil perakende, sağlık hizmetleri, mobilya imalatı, demir çelik ve metal sanayii, madencilik ve taş ocakçılığı, bina inşaat hizmetleri, endüstriyel mutfak imalatı, otomotiv imalatı ve ticareti ile otomotiv sanayii için parça ve aksesuar imalatı, araç kiralama, depolama faaliyetleri dahil lojistik ve ulaşım, sinema ve tiyatro gibi sanatsal hizmetler, matbaacılık dahil kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı ürünlerin yayımcılık faaliyetleri, tur operatörleri ve seyahat acenteleri dahil konaklama faaliyetleri, lokanta, kıraathane dahil yiyecek ve içecek hizmetleri, tekstil ve konfeksiyon imalatı ve ticareti ile halkla ilişkiler dahil etkinlik ve organizasyon hizmetleri sektörlerinde faaliyette bulunan mükellefler olarak belirlenmiştir.

Ancak bu başka sektörlerin de mücbir neden kapsamına alınmayacağı anlamına gelmemektedir. Zira 518 sayılı VUK Tebliği’nde, ana faaliyet alanı itibarıyla İçişleri Bakanlığınca geçici süreliğine faaliyetlerine ara verilmesine karar verilen işyerlerinin bulunduğu sektörlerde faaliyette bulunan mükelleflerin de mücbir neden kapsamında olacağı açıklanmıştır. Şu halde, muhataplarınca bu durumun takibi gerekmektedir.

Tabii mücbir neden kapsamına alınan ve alınmayan sektörler yönünden birçok şey söylenebilir; tenkit ya da öneri yapılabilir. Ancak ülkemizdeki firmaların ciro, istihdam ve mahremiyet kapsamındaki vergi beyan ve ödemelerine ilişkin bilgilerinin en geniş şekliyle Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın elinde olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Mücbir neden kapsamı belirlenirken hiç kuşku yoktur ki bu bilgiler sektör ve faaliyet alanı temelli analiz edilmiştir. Ancak kamu maliyesinin zora girdiği bu hassas dönemde hasılat rekorları peşinde olan perakende gıda ticareti alanındaki zincir firmaların da mücbir neden kapsamına alınmaları pek anlaşılır değildir. 

MESLEK MENSUPLARI YÖNÜNDEN MÜCBİR NEDEN

Ülkemizde bazı mükelleflerin istemeleri halinde beyanname ve bildirimlerini bizzat vermeleri olanaklı kılınmakla birlikte hâlihazırda birçok mükellef beyanname ve bildirimlerini 3568 sayılı Kanun uyarınca yetki almış meslek mensubu (YMM ve SMMM) aracılığıyla vermesi mevzuat hükümleriyle zorunlu hale getirilmiştir. Meslek mensupları aracılığıyla gönderilen beyannameler mükellef tarafından verilmiş kabul edilmektedir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı 65 yaş ve üstünde olan veya kronik rahatsızlığı bulunan meslek mensupları ile beyanname/bildirimleri bu meslek mensuplarınca verilenler itibarıyla mücbir sebep ilan etmiştir. Aslında böyle bir tespit ve ilan yasa hükümleri karşısında tartışmalıdır. 213 sayılı VUK’un 15’inci maddesi ile Hazine ve Maliye Bakanlığına mücbir sebep nedeniyle verilen yetkilere bakılırsa 3568 sayılı kanun kapsamında meslek icra eden yeminli mali müşavir ile serbest muhasebeci ve mali müşavirlerin yaş ve kronik rahatsızlıkları nedeniyle koronavirüs karşısındaki hassasiyetlerini beyannamelerini verecekleri mükellefler yönünden de mücbir nedeni kabul edileceğine dair net bir değerlendirme yapmak pek mümkün değildir. Hal böyleyken Bakanlığın bu kararı hem mesleğe hem meslek mensubuna hem de insana verdiği değer açısından oldukça saygın bir anlam ifade etmektedir.

Bu meslek mensupları ile 24/3/2020 tarihi itibarıyla geçerli “Aracılık ve Sorumluluk Sözleşmesi” olan gelir vergisi mükellefleri ile kurumlar vergisi mükellefleri de mücbir neden hükümlerinden faydalanacaklardır. Bu hükümde, yukarıda belirtilen 16 alan dışındaki sektörlerde faaliyet gösteren kurumlar vergisi mükelleflerinden belirlenen kriterlere uyan meslek mensupları ile sözleşmesi olan mükellefler de tabii olarak yararlanacaklardır. Uygulama kapsamına 22/3/2020 tarihi ila sokağa çıkma yasağının sona ereceği tarih arasında verilmesi gereken gelir vergisi, kurumlar vergisi, KDV veya muhtasar gibi beyanname ve bildirimler girmektedir. Bu beyanname ve bildirimlerin verilme süresi sokağa çıkma yasağının sonlandığı günü takip eden 15’inci güne kadar uzatılmıştır.

BEYANNAME VERİLME VE ÖDEME SÜRESİ YÖNÜNDEN MÜCBİR NEDEN

Mücbir neden kapsamına sürekli yükümlülük kapsamındaki gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin alındığı gözlemlenmektedir. Özel tüketim vergisi, harçlar, motorlu taşıtlar vergisi, damga vergisi, emlak vergisi ile veraset ve intikal vergisi için verilecek beyanname ve bu kapsamda yapılacak ödemeler yönünden mücbir neden hali ilan edilmemiştir. Kuşkusuz bu doğrudan kamunun finansmanı ile bağlantılıdır.

Aşağıdaki tabloda mücbir neden kapsamında beyan, bildirim ve ödeme süresi uzatılan yükümlülükler gösterilmiştir. Bu tabloda beyanname verme süreleri ile ödeme süreleri arasındaki mesafe uzunluğu dikkate değerdir. Yasa metinlerinde bir ay olan bu mesafe 2020/Mart dönemi KDV beyannamesi için üç ay, 2020/Nisan KDV beyannamesi için dört ay, 2020/Mayıs dönemi KDV beyannamesi için ise beş ay olarak belirlenmiştir. Burada sözü edilen 2020/Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin KDV beyannamelerinin verilme süresinin son günü ise her üç beyanname yönünden de 27 Temmuz 2020 olarak belirlenmiştir.

Bu tablo Maliye ve Gümrük Bakanlığının koronavirüsün etkilerinin bir bakıma Mayıs ayı sonunda en geç Haziran ayı içerisinde biteceğine inandığını göstermektedir. Zira başka türlü bu beyannameleri hazırlamak 27 Temmuz’a yetiştirmek pek mümkün değildir. Beyanname verme süreleri ile ödeme süreleri arasındaki uzun aralık ise koronavirüsün özünde hain ekonomik bir virüs olduğuna dair gizli gerçekliği ortaya koymaktadır.

Odatv – Yusuf İleri

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top