GÜNDEM

‘İSTİSMARCILARA CEZA İNDİRİMİ OLURSA, SOKAĞA ÇIKARIZ!’

”KARS’TA EVİLİK YAŞI 10’A DÜŞMÜŞ!”

‘İSTİSMARCILAR KORONAVİRÜSTEN TEHLİKELİ’

Adalet Bakanlığı raporuna göre Türkiye’deki 355 hapishanede 280 bini aşkın mahkum bulunuyor 

Cezaevlerinin kapasitesinin azaltılması tartışmaları yeni değil.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle hapishanelerdeki yoğunluğun sağlık açısından giderek riskli hale gelmesiyle tartışmalar alevlendi.

CEZAEVİ SÜRELERİ KISALIYOR

3. yargı paketine konu olması beklenen ve basına sızan infaz kanunu düzenlemelerine ilişkin taslak metin tepkilere neden oldu.

Zira terör, kasten öldürme ve özel hayatın gizliliği gibi suçların hariç tutulduğu çalışmaya göre, hükümlülerin cezaevinde geçirdiği süre kısalıyor. 

Cinsel istismar ve uyuşturucu suçları da indirim kapsamına alınarak, bu suçlardan hüküm giyenlerin de cezaevi sürelerinin kısalmasının yolu açılıyor.

Yine belli suçlar hariç tutulmak üzere, belirli bir tarihten önce işlenen suçlar bakımından denetimli serbestlik süresi 1 yıldan 3 yıla çıkarılıyor.

Metinde koşullu salıverilme oranının 2/3’ten (yüzde 67) 1/2’ye indirilmesi (yüzde 50), böylelikle koşullu salıverilme oranının kural olarak 1/2 (yüzde 50) şeklinde uygulanması öngörülüyor.

TASLAK SALI GÜNÜ GÖRÜŞÜLECEK

Çalışmada çocuklara cinsel istismarın, cinsel saldırının ve kadına yönelik şiddetin önünü açabilecek, kadınlar ile çocukların bu faillerle bir araya getirilmesine zemin hazırlayabilecek maddenin yer alma ihtimali dahi toplumda huzursuzluğa yol açıyor.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kurucusu Gülsüm Kav ile TCK 103 Kadın Platformu’ndan Avukat Selin Nakıpoğlu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle oluşan ortamdan faydalanılmaya çalışıldığını savunarak, taslak metninin ivedilikle değiştirilmesi çağrısı yaptı.

Söz konusu tasarıda cinsel istismar, tecavüz ve şiddet faillerinin cezalarında indirime gidilebilmesine karşı çıkılırken, çocukların ve kadınların hayatlarının riske atıldığı belirtildi.

Salı günü çalışmanın bu haliyle onaylanmaması gerektiğini vurgulayan Güllü, Kav ve Nakıpoğlu, cinsel istismar ve uyuşturucu satıcıları suçlarına yönelik indirim ihtimalinin dahi dile getirilmesine tepki gösterdi.

Taslağın zamanlamasına da değinen isimler, kamuoyunun koronavirüs salgınıyla meşgul olduğu dönemin özellikle seçildiğini savundu. 

“Her iki grup da toplumun altına koyulan dinamit gibi”

canan güllü.jpg
Canan Güllü / Fotoğraf: Kadın Dernekleri Federasyonu 

Cinsel istismar ve uyuşturucu satıcıları konusunun taslağın içinde bulunmasına tepki gösteren Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü:

”Her iki grup da toplumun altına konulan dinamit gibidir. Koronavirüsten daha tehlikeliler..

Basına iki taslak yansıdı. Bunlardan biri toplumun değerlerine hizmet ederken, diğeri ortam gerginken, bundan faydalanıp, pazarlık yapılmasına yönelik bir metin.”

‘BU SİYASİ AHLAKSIZLIKTIR’

Canan Güllü:

”Toplumun genel anlamda bir af paketine sıcak bakabileceğini ancak cinsel istismar ve uyuşturucu konusundaki tavrın değişmeyeceğini ve tepkilerin büyüyeceğini söyleyebilirim..

Bizi üzen bu siyasi ahlaksızlık. Hapishanedeki hayatları konuşmak gerekirken taslağa cçouklara cinsel istismar uygulayanların ve uyuşturucu satıcılarının eklenmesi bu siyasi ahlaksızlıktır..

Cumhurbaşkanlığı makamı, çocuklara tecavüz etmiş istismarcıların affedilme makamı ve onay mercii değildir..

Sayın Cumhurbaşkanı, sizden talebimiz Türkiye’de çocukların geleceğinin bir virüsten daha tehlikeli şekilde etkileneceğine inandığımız bu taslaktan, cinsel istismarcılar ve uyuşturucu satıcılarına yönelik maddeyi çıkarmanız..

Cumhuriyetin kurucusunun da oturduğu Cumhurbaşkanlığı makamı, çocuklara tecavüz etmiş istimarcıların affedilme makamı ve onay mercii değildir. Bunun farkındalığı ile Sayın Cumhurbaşkanı’ndan, Cumhurbaşkanlığı sıfatından talebimiz, af paketindeki o taslaktan, bu hassas konunun çıkarılması.”

‘KORONA MORONA DİNLEMEZ SOKAĞA ÇIKARIZ’

Canan Güllü:

”Koronavirüs tehdidi yaşanan şu günlerde adeta kıyamet senaryolarının gerçeği yaşanıyor..

Tam da bu zor dönemde böyle bir taslak görüyoruz. Parlamentonun içinden gelen bir taslak bu. Kendi içlerindeki kargaşadan nemalanmaya, faydalanmaya çalışıyorlar. Bu yapılan koronavirüsten daha tehlikeli. O çocukların hayatı bizlerden daha değerli. Böyle bir şey olursa korona morona dinlemez, sokağa çıkarız.”

Canan Güllü:

”Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu iki noktaya da dikkat çekti…

Birincisi devlet, kişilere karşı işlenmiş suçu affedemez. Böyle bir af getirilemez. BM uluslararası sözleşmelerine uymaz..

İkincisi de sahayı, sokağı teşvik etmemelisiniz ama böyle yaparsanız erken yaşta evlilikleri, ensestleri teşvik edersiniz. Bu kişiler, ‘nasılsa ceza almayacağım’ diye düşünüp, öyle hareket ederler..

Ben sahadan geliyorum, il il köy köy her yeri dolaştım. Sahanın iç dinamiklerini çok iyi biliyorum. Kars’tan Kadın Erkek Fırsat Eşitliği (KEFEK) raporu geldi, Kars’ta evlilik 10 yaşına düşmüş. Düşünebiliyor musunuz? ”

‘ZAMAN BİRLİKTE OLMA ZAMANI’

Canan Güllü:

”İçinden geçilen bu dönem birlikte olma zamanı. Siyaseten birilerini aklama ya da ayrımcılık yaparak koruma zamanı değil, birlikte olma, el ele verme zamanı. Yan yana gelerek hepimizin deneyimlerini, tecrübelerini bu ülkeye olan borcumuz nedeniyle ortaya koyma, birlikte yol yürüme zamanı.”

“Taslak onaylanırsa, bunda payı olanlar tarihe insanlık suçu işleyenler olarak geçecektir”

Gülsüm Kav. Tükenmez Haber..jpg
Gülsüm Kav / Fotoğraf: Tükenmez Haber

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kurucusu Gülsüm Kav:

”Çocuk tacizcilerinin cezalarında indirime gidilmesine yönelik konunun koronavirüs sürecinde gündeme getirilmesini, ‘durumdan faydalanma’ olarak değerlendiriyorum..

Böyle günlerde insanın savunulması, hak kaybına uğrayacakların savunulması birinci insanlık vazivesiyken, bunların konuşulabilmesini dahi, karar alma metodu olarak etik dışı bulmak ile beraber ‘kabul edilemez’ olduğunu söylüyorum..

Bu düzenlemeye ilişkin taslak onaylanırsa, bunda payı olanlar tarihe insanlık suçu işleyenler olarak geçecektir, kimse kendisini tarihe böyle (insanlık suçu işleyen olarak) yazdırmasın..

Koronavirüs nedeniyle eve kapanılan şu döneminde kadınlara yönelik şiddet olayları arttı..

Bize evden çıkamadıklarını, şiddet gördüklerini belirten kız çocukları ve kadınlar varken, biz onlara yardım etmeye çalışırken şimdi de bu taslak gündeme getirilerek, cinsel şiddete cezasızlık getirilmek istendi. Bu cinsel suçları işleyenlerin erken tahliye edilmesinin telaffuzunu bile her zaman sakıncalı bulmuşken, içinde bulunduğumuz süreçte söylemini dahi kabul etmiyoruz.”

“Cinsel suçlara cezasızlık, indirim, af gibi durumlar, tüm şiddet türlerinin önünü açar”

Gülsüm Kav:

“Cinsel suçlara cezasızlık, indirim, af gibi durumlar, tüm şiddet türlerinin önünü açar. Söz konusu çalışmanın onaylanması halinde cinsel şiddetin yanı sıra tüm şiddet türlerinin artacağı uyarısı yapıyorum ve ceza indiriminin suça teşviği artıracağını savunuyorum..

Şiddet türlerindeki cezasızlık, indirim, af, tüm suçların normalleştiriri, şiddeti tetikler. Bu durum, cinsel suçlara karşı olumlu atılırken, Çocuk İzlem Merkezleri kurulurken, bütün bunları yok sayıp, tüm emekleri boşa düşürme eylemidir. Sadece cinsel suçları değil, tüm şiddetleri artırma tehlikesi var. Toplumda çok vahim sonuçları olur..

Cinsel suçlara cezasızlık, indirim, af gibi durumlar, tüm şiddet türlerinin önünü açar. Dolayısıyla akla bile getirilmemelidir.”

‘KORONAVİRÜS GÜNLERİNDE DE YALNIZ DEĞİLSİNİZ’

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kurucusu Gülsüm Kav:

”Kadınlara söylüyorum, hiçbir zaman yalnız değilsiniz. Koronavirüs günlerinde de yalnız değilsiniz. Kadın Destek (KADES) uygulamasını telefonunuza indirip, şiddet başvuru hatlarını arayın. Biz her zaman yanınızdayız.”

“Cumhurbaşkanı’nın cinsel dokunulmazlığa karşı suçların paket dışı olacağına yönelik beyanı vardı, şimdi ne değişti?”

Avukat Selin Nakıpoğlu. Independent Türkçe. jpg
Selin Nakıpoğlu / Fotoğraf: Independent Türkçe

TCK 103 Kadın Platformu’ndan Avukat Selin Nakıpoğlu:

”Geçmiş aflar özel maddelere ilişkin çıkarıldı genel değildi. Bu zamanlarda bile cinsel dokunulmazlığa yönelik af gelmedi..

Daha önce karşılaşmadığımız şekilde bir taslakla karşılaşıyoruz..

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlara dair toplu özel af talebi, ülke tarihine bakıldığında daha önce rastlanmış bir durum değildir. O sebeple tasarıya eklenmesini beklemiyorduk. Ancak son tasarı, tüm cinsel suçları kapsıyor. Cinsel saldırı gibi tüm cinsel dokunumazlığa karşı suçları da!..

Koronavirüs salgınından faydalanarak, toplumsal tepki verilecek durumun zorluğundan faydalanılmaya çalışılıyor..

İnsanlar virüse karşı hayatta kalma mücadelesi verirken, infaz kanunu ve çeşitli ceza kanunlarında değişikliğe ilişkin tasarı kamuoyunda yeterinde gündem olamıyor..

İktidar biliyor ki, kadınlar ne olursa olsun sokağa çıkar. Daha sadece 7 gün önce Cumhurbaşkanı açıklamasında cinsel dokunulmazlığa karşı suçların paket dışı olacağına yönelik beyan verdi, şimdi ne değişti de önümüze böyle bir taslak çıktı?.”

“Kendisini istismar eden adamla karşı karşıya gelmeden önce kalp krizi geçirip ölen kız çocuğunu nasıl unutuyorsunuz?”

Avukat Selin Nakıpoğlu:

”Yerli yersiz, iyi hal indirimleriyle azalmış cezalara bir de koşullu salıverilme noktasında kolaylık sağlanması eşittir cezasızlık demek!

Bu taslak neden bu dönemde gündeme alındı?..

Siz cinsel istismara uğrammış bir çocuğun gözlerinin içine bakmanın ne kadar zor olduğunu biliyor musunuz? Kendisini istismar eden adamla karşı karşıya gelmeden önce kalp krizi geçirip ölen kız çocuğunu nasıl unutuyorsunuz? Demoklesin kılıcı gibi sürekli başımızın üstünde cinsel dokunulmazlığa karşı suçların meşrulaştırılması girişimi sallanıyor! Salı günü taslağın onaylanmayacağına inanıyorum.”

İLGİLİ HABER

independentturkish – Lale Elmacıoğlu

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top