SAĞLIK

‘BEN SAĞLIKÇILARI ALKIŞLAMIYORUM’

”İFADE ETMEK İSTEDİĞİNİZ DESTEKSE…”

SAĞLIKÇILARA ALKIŞ!

İlk olarak Avrupa’da başladı. İtalyanlar, Fransızlar, Almanlar tıkılıp kaldıkları evlerinin balkonlarına çıktılar.

Bizde öncülük edeni bilmiyorum. Ama herkes sahiplendi.

Kimisi sarayından, villasından, kimisi gettosundan, gecekondusundan koroya katıldı.

Ne denilmek isteniyordu?

Yıllardır sözünüzü dinlemedik, yakınmalarınıza gözümüzü yumduk, bizi affedin mi?

Malzemesiz, maskesiz, giysisiz, eldivensiz canınızı feda ediyorsunuz, minnettarız mı?

Elimizden bundan başkası gelmiyor, yanınızdayız mı?

Haydi görev başına, işte bir alkışlık canınız kaldı mı

‘SAĞLIKÇININ GÖREVİ BU’

Sağlıkçılık bu: En zor koşullarda bile gereken yapılacak ve buna fedakarlık değil, görev denilecek.

Böyle bakıyoruz biz.

Ama şimdi: 

Sağlık sektörünü şirketleştirenlerin,

Hastaneleri özelleştirenlerin, kamu kaynaklarını özele aktaranların,

Tıp ortamını performansa bağlayıp, acımasız bir rekabete açanların,

Hastayı müşteri yapanların,

İlacı, tıbbi teknolojiyi tekellerin eline bırakanların,

Hemşireleri, sağlık teknisyenlerini, ebeleri, sağlık memurlarını, fizyoterapistleri, acil tıp teknisyenlerini… işsizliğe, üç kuruşa mahkum edenlerin,

Yaşanan sorunların suçlusu olarak sağlık emekçilerini gösterenlerin, sağlıktaki şiddeti önlemek için etkili bir yasa maddesi bile çıkarmayanların,

Özel güzeldir, piyasa kendi yolunu bulur diyenlerin, arz talep dengesinden dem vuranların, 

Tekelleşmenin, şirketleştirmenin, rekabetin, performansın kapitalist düzenin kaçınılmaz sonuçları olduğunu ve bütün bunların halkın sağlığına karşı, bir avuç sağlık patronunun çıkarı için gerçekleştirildiğini görmeyenlerin, bu konularda yıllardır yapılan uyarılara kulak tıkamış olanların 

Alkışlarının nesnel olarak sağlıkçılara mesajı şudur:

Ölmeye gidin.

Alkış şimdi çevreye dayanılmaz kokular saçan kapitalist lağım çukurunun üzerini örtüyor.

Sağlıkçılar görevlerinin ne olduğunun bilincindeler, desteğiniz moral de veriyor. Ama göreceksiniz alkışlar yetmeyecek, işler biraz yoluna girdiğinde patronlar ve onların yöneticileri bütün dünyada yine bildiklerini okumaya devam edecekler.

İfade etmek istediğiniz destekse, minnetse, özürse, kapitalist düzenle hesaplaşın, kamucu, eşitlikçi, halkçı, sosyalist bir düzen kurmak için örgütlenin, mücadele edin, edelim.

MORALİMİZ BOZULUYOR

Koronavirüs tespit edilen hastalara bakan doktor: Alkışlandıktan sonra malzeme bulamamak moralimizi bozuyor

koronavirüs

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde çalışan ve durumu ağırlaşan Koronavirüs’lü hastalara bakan doktor konuştu..

Doktor:

”Önümüzdeki haftadan itibaren ‘süreç kritikleşecek’ uyarısında bulunmak istiyorum..

Biz sayılara takılmıyoruz, biz elimize gelen kritik hasta sayısına bakıyoruz. Hastalar kritikleşiyor..

Alkışlar motivasyonumuzu arttırdı ancak hastaneye gidince malzeme bulamıyoruz. Bin 500 liralık malzemeyi kendim aldım.”

Cumhuriyet’ten Tuğba Özer’e konuşan doktor:

”Hastanede Koronavirüs uygulamasına geçildi ve hasta geldiği zaman birkaç aşamalı süreçten geçiyor..

Yoğun bakımda olan hastaların hepsi 65 yaş üstünde.

20-25 yaş aralığında pozitif çıkan hastalar da var.

Sayılara çok takılmamak gerekiyor. Bu sayıyı biz belki binlerle, belki bir hafta sonra on binlerle ifade edeceğiz. Önemli olan sayının kaç olduğu değil nasıl yönettiğiniz.”

“Malzeme eksik olduğu için 10 doktorun ikisini kullanabiliyoruz”

Doktor:

”Bakanlık tarafından 2 gün önce malzeme temin edildi ancak çalıştığım yoğun bakım ünitesi için hala malzeme konusunda sıkıntı yaşıyoruz..

Bu kıtlıkta yoğun bakım ünitesinde şunu yapıyoruz; diyelim ki elimizde 10 doktor var. Hepsini aynı anda kullanmak yerine 2 doktor kullanabiliyoruz. Malzeme eksikliği olduğu için.”

“Bin 500 liraya malzeme aldım”

Doktor:

”İtalya’da Koronavirüs bulaşan hekimlerin en büyük kısmı yoğun bakım ünitesindekiler ve yoğun bakımda çalışanların ciddi bir şekilde korunması gerekiyor..

Bizler, asistan hekimler olarak  cebimizden para vererek malzeme alıyoruz. Ben bin 500 liraya tek kullanımlık baştan aşağıya malzeme aldım. Almak zorundayım çünkü elimde bir yedek bulunmak zorunda..

Önümüzdeki haftadan itibaren işler yoğunlaşacak..

Bir yanda mesleğin getirdiği savaşçı ruh içindeyiz genel olarak. Ama savaşırken hem devleti hem bakanlığı hem mülki idareyi hem de vatandaşı yanımızda görmek istiyoruz. Alkışlar evet motivasyonumuzu artırıyor fakat orada alkışlandıktan sonra sabah hastaneye gittiğimizde malzeme bulamamak moralimizi bozuyor.” 

“Salgın varken dahi güvenlik soruşturması dayatılıyor”

Doktor:

”Daha önce güvenlik soruşturması nedeniyle mesleğe başlayamadım. Şu an ise salgına karşı mücadele veriyorum..

Bu güvenlik soruşturması denen şeyin aslında toplum sağlığı için ne kadar büyük bir risk teşkil ettiğini görmüş olduk. Şu an binlerce doktor sahaya inemiyor. Bir sürü KHK’lı ve güvenlik soruşturmasından geçemeyen doktor var hala. Bundan iki gün önce yeni tebligatlar yayınlandı. Bazı doktorlara ‘sen güvenlik soruşturmasından geçemedin, çalışamazsın’ dediler. Ortada böyle bir salgın varken o konuda hala inat ediyorlar. 

İLGİLİ HABER

haber.sol İlker Bellek – t24

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

To Top